Esas No
E. 2023/998
Karar No
K. 2023/6745
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2023/998 K. 2023/6745 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/998, K. 2023/6745, T. 26.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/998
Karar No
2023/6745
Karar Tarihi
26.12.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2023/998 E.  ,  2023/6745 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kullanıcı şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.... ili ... ilçesi ... ... Mahallesi çalışma alanında 3303 ... ... Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 ... Kanun) Ek-1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 41 ada 129 parsel ... 579,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, ''3303 ... Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, 14.11.1999 tarihinden önce olmak üzere taşınmazın ...'ın kullanımında ve ...'ın ölü olduğu" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2.Davacı ... vekili, Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... ... Mahallesi 41 ada 129 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin kendisi adına yapılması gerekirken tespitin müteveffa ... adına yapıldığını, davalı tarafın taşınmaz üzerinde herhangi bir kullanımının bulunmadığını, muris ...'ın, oğlu olan ... ...'a, 41 ada 129 ve dava dışı 41 ada 130 parsel ... taşınmazları satma hususunda yetki vermiş olduğunu ve ... ...'ında bu yetki ile taşınmazı ...'e sattığını, bir kaç gün sonra da ...'in bu taşınmazı davacıya satarak teslim ettiğini, davacının taşınmaz üzerinde iki katlı betonerme binasının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmaz üzerinde davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiş; ... Kadastro Mahkemesi'nin 08.01.2020 tarih ve 2019/97 Esas, 2020/2 Karar ... kararıyla, davanın askı ilan süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilerek eldeki esas sırasına kaydedilmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davacının satın alma iddilarını kabul etmediklerini, murisin sağlığında böyle bir satış yaptığından hiç bir mirasçının haberinin olmadığını, belgelerin ... ... tarafından imzalandığının da şüpheli olduğunu, ayrıca ibraz edilen belgenin dava konusu yerin satışı ile ilgili olduğunun anlaşılamadığını, dava konusu yerin 2011 yılında satıldığı iddia edilmiş ise de, o tarihte murisin ölü olduğunu ve ... ...'ın yeri tek başına satamayacağını, davacının satın aldığını iddia ettiği taşınmaz üzerinde kullanımının bulunmadığını, davacının mülkiyeti kazanabilmesi için gerekli 20 yıllık sürenin geçmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davanın 3303 ... Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı gerçek kişilerin murislerinin kullanımında olarak tespiti yapılarak Hazine adına arsa niteliği ile tespit edilen taşınmazda, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile davacılar lehine kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin olduğu, yapılan keşif, mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu yerin öncesinde adına tespit yapılan muris ...'ın annesi ...'ye ait iken taşınmazların paylaştırılması sonucu bu yerin kök murise verildiği ve bu kullanım şeklinin tanık beyanlarına göre 1958-1960 yıllarından beri devam ettiği, daha sonra bu yerin ... tarafından oğlu ...'a gönderilen vekaletname ile öncesinde ... isimli şahsa satıldığı, hatta bu yerin öncesinde bir bütün olduğu ve ...'in de bu yerin davacının kullanımında olan yeri davacıya satıp kullanımını devrettiği ve davacı tarafından bu yer üzerine 2011 yılında ev yapıldığı ve bu şekilde kullanımın devam ettiği, gerek satış işleminin yapıldığı tarihte ve daha sonrasında davalı murisi ... ve mirasçılarının bu yer üzerinde kullanımlarının bulunmadığı, gerek satış sonrasında kullanımlarını devrettikten sonra her hangi bir hak iddiasında bulunmadıkları, bu şekilde davalıların muris ...'ın kullanımının 14.11.1999 tarihinden önce olduğu, daha sonra bu kullanım hakkının önce ...'e satılarak devredildiği, onu da taşınmazın dava konusu olan kısmına ilişkin kullanım hakkını davacıya devretmiş olması nedeni ile davacının kullanımın da 14.11.1999 tarihinden önce olduğunun kabulünün gerekeceği, her ne kadar davalılar tarafından dava konusu yerin murisleri tarafından satılmadığı ve delil olarak sunulan belgelerin hukuki geçerliliği bulunmadığı ileri sürülmüşse de dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile dosyaya sunulan belgelerin birbirini teyit eder nitelikte bulunduğu, bu yerin satılarak kullanımının devredildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı bu nedenle davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 41 ada 129 parsel ... taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki, ' 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere taşınmaz ... oğlu (TC No: ...) ...'ın kullanımındır ve ... ölüdür ' şeklindeki şerhlerin iptaline ve taşınmazın beyanlar hanesine, ' 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere taşınmaz ... oğlu (TC No: ...) kullanımındır ' şeklinde tescil ile tapu kaydının bu şekilde düzeltilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı ...

ve arkadaşları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... ve arkadaşları vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarladıktan sonra, mahalli bilirkişi olarak dinlenilen kişilerin aynı zamanda davacı tanığı olduğunu, bu nedenle keşfin yenilenmesine ilişkin taleplerinin reddine ilişkin kararın yerinde olmadığını, satışın ve ibraz edilen belgelerin iddialarla örtüşmediği, tanıkların duyuma dayalı olarak beyanda bulunduklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " davanın, 3303 ... Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı gerçek kişinin kullanımında olarak tespiti yapılarak Hazine adına bahçe niteliği ile tespit edilen taşınmazda, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile davacılar lehine kullanıcı şerhi verilmesine yönelik dava olduğu, çekişmeli taşınmazın, evveliyatında davalıların ortak murisi ...'a ait iken sağlığında yaptığı paylaştırma neticesinde, taşınmazın davalıların murisi ...'a verildiği, muris İsmet'in de sağlığında verdiği vekaletle oğlu ... ...'ın taşınmazı ...'ya sattığı ve kullanımını da davacıya devrettiği, taşınmazın halen de davacının kullanımında olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davalı ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ...

ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ...

ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3303 ... Kanun uyarınca kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz üzerinde davacı taraf lehine kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3303 ... Kanun'un Ek 1 inci maddesi,

3.Değerlendirme

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, taşınmaz hakkında tescil hükmü kurulurken davacının ad ve soyadının yazılmamış olması isabetsiz ve hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi cihetine gidilmiştir.

VI. KARAR

Davalı ... ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

Davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendine, "... oğlu" ibaresinden sonra gelmek üzere "..." kelimelerinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden ... ve arkadaşlarına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog