11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/172 Esas, 2015/711 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 230 uncu maddenin birinci fıkrası,62 ve 51 inci maddeleri uyarınca uyarınca 10 ay hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve esasa uygun olmadığı, ceza miktarının fazla olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde sanık ...'ın temyiz dışı sanık ...'la resmi evli olduğu diğer temyiz dışı sanık ...'dan olan birlikteliğinden 08.09.2013 tarihinde doğan ... isimli çocuğu nüfusta resmi nikahlı eşi Senem Hanım ile ortak çocukları olarak kaydettirdiği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık atılı suçu ikrar etmiştir. 3. 18.12.2013 tarihli aile hekimi ihbar tutanağı dosya arasındadır. 4. Çocuğun, temyiz dışı sanık ... üstüne kaydedildiğine dair nüfus kayıt örneği dosya arasındadır. 5. Mahkeme sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkûmiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan açılan dava üzerine yapılan yargılama sonunda bu suçtan hüküm kurulurken kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi gerekirken 230 uncu maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6564 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen "denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine" dair hükmün, suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı ve sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaat nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında, "daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olduğundan" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/172 Esas, 2015/711 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap