Esas No
E. 2022/5179
Karar No
K. 2023/4330
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2022/5179 E.  ,  2023/4330 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1351 E., 2022/1324 K.
DAVA TARİHİ: 02.02.2018
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/112 E., 2022/349 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında 11.11.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmeler imzalandığını, bu sözleşmeye göre 2 no.lu dükkan (1 adet) ve 4,6,8,9,10 no.lu dairelerin (5 adet) davacıya verildiğini, süreç içerisinde davacının işe devam edebilme koşullarının ortadan kalktığı ve inşaatın tamamlanamadığını, %100 tamamlanmış olduğu durumda davacıya düşecek olan 6 bağımsız bölümün mevcut inşaat seviyesi dikkate alındığında 5 tanesinin devri gerekmekte iken 4 bağımsız bölüm devri yapıldığını ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı olan 4 ve 10 no.lu bağımsız bölümlerden 1 tanesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, aksi durumda imalat ve kar kaybı için şimdilik 150.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yüklenicinin yaptığı iş karşılığı almaya hak kazandığı daire sayısının 2 olduğunu, davalılar tarafından bundan daha fazla daire devredildiğini, davacının arsa sahiplerinden herhangi bir alacağının bulunmadığını hatta ödemesi gereken kira bedellerini dahi ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ortak alanlardaki eksiklikler ve imalat kusurları birlikte değerlendirildiğinde inşaatın tamamlanma oranının %84 olduğu ve bu orana göre müteahhit davacının kendisine düşen dört adet daireden üçünü talep etmeye hakkı olduğu ve üç dairenin devrinin müteahhidin gösterdiği kişilere yapıldığı, tarafların feshin ileriye etkili sonuçlar doğurmasını kabul edip müteahhide düşecek dört daireden üçünü müteahhidin gösterdiği kişilere devir ederek bu yönde irade gösterdikleri ve işin tasfiyesini yaptıkları, inşaatı tamamladığı oranda bağımsız bölümleri edinmiş olan davacının herhangi bir zarar talep etmesinin de mümkün olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; hükme dayanak bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, inşaat %100 tamamlandığında 5 bağımsız bölüm hak ediliyorsa %84 tamamlanma oranında 4.2 bağımısz bölümün davacı adına tescili gerekeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yükleniciden 4 no.lu bağımsız bölümü devralan üçüncü kişini açtığı tapu iptali ve tescil davasında, inşaat seviyesi nedeniyle hak ettiği tüm bağımsız bölümlerin yükleniciye devrine dayalı olarak verilen ret kararının Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği, yüklenicinin arsa sahiplerinden herhangi bir alacağı kalmadığından sözleşme nedeniyle alacak ve tazminat da talep edemeyeceği belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan davada verilen kararın davacıyı bağlamayacağı ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise imalat bedeli ile kar kaybının tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri, 25.02.1984 tarihli ve 3/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı,

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacı yükleniciden 4 no'lu bağımsız bölümü satın alan üçüncü kişinin, işbu davanın taraflarını davalı olarak gösterdiği tapu iptali ve tescil davasında, talebin reddine dair kurulmuş olan hükmün gerekçesinde, yüklenicinin inşaatın tamamlanma oranı itibariyle hak etmiş olduğu bağımsız bölümlerin tamamının gösterdiği üçüncü kişilere devredildiğinin tespit edilmiş ve bu gerekçenin işbu davada davacı yüklenici tarafından temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.