11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aksaray 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli ve 2013/256 Esas, 2014/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 2 yıl 1 ay hapis ve iki kez 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Aksaray 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli ve 2013/256 Esas, 2014/138 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.02.2017 tarihli ve 2017/26090 Esas, 2017/25979 Karar sayılı kararı ile "sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu", nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Aksaray 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2018/23 Esas, 2019/625 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası,62 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak iki kez 2 yıl 1 ay hapis ve iki kez 6.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii, hükümleri katılan ...'in katılan sıfatı alması ve davaya dahil olmasının usulsüz olduğunu, katılan ... yönünden ise eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verildiğini beyan ederek temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Müşteki ..., sanık ile kızını işe sokabilmek amacıyla temas kurduğunu, sanığın hava meydanlarında kızını işe sokabileceğini söylemesi üzerine görüştüklerini, anılan nedenle sanığa 25.000,00 TL parayı nakden kızının işe giriş için gerekli belgeleri ile birlikte verdiğini, işe giriş sürecinde kızının evlenmesi sonrası çalışmaktan vazgeçmesi üzerine parasının iadesini istediğini, sanığın parayı iade edemeyeceğini söylemesi üzerine diğer katılan ...'in kızının işe giriş işlemlerinin yapıldığını, sanığın ikinci kez para istemesi üzerine katılan ...'in sanığın bildirdiği hesap numarasına 16.11.2011 tarihinde 25.000,00 TL para daha gönderdiğini, kendisinin bu parayı...'e ödediğini, yaklaşık üç ay sonra...'in kızına gelen para kesilince sanığın kendisini oyalamaya başladığını, sonrasında ulaşamadığında da dolandırıldığını anladığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın davranışları nedeni ile katılanları yanıltarak iradelerini sakatladığı, böylelikle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2.Müşteki ..., diğer müşteki ...'in 2011 yılı Ekim ayı içerisinde kendisini telefonla aradığını, il dışında olduğunu, vereceği hesap numarasına para yatırmasını söylediğini, acil olduğunu söylediğini, telefonda konuştuğu ... isimli şahsın hesabına 25.000 TL para havale ettiğini, daha sonra parasını ...'dan aldığını, zararı olmadığını beyan etmiştir. 3.16.11.2011 tarihinde ... tarafından hesabına para gönderilen tanık ... beyanında sanık ile birlikte bankaya girdiklerini, kimden ve nereden geldiğini bilmediği parayı çekip...'a verdiğini beyan etmiştir. 4.Sanık ... müşteki ...'ı tanımadığını, müşteki ...'a kızını işe yerleştirme teklifinde bulunmadığını, kendisinden para da almadığını, müşteki ... ...n kendisine bir arkadaşının kızını işe sokacağını, bunun karşılığında arkadaşından 25.000,00 TL para alacağını fakat banka hesabı ile arkadaşının havale etmek istediğini, kendisinin banka hesabına parayı göndermesinin mümkün olup olmadığını sorduğunu, kendi hesabına tanımadığım birinin para göndermesini kabul etmediğini, ... isimli arkadaşını aradığını, Kemal'ın hesabına gelen parayı Kemal'in bankadan alıp yanında arkadaşları Kamber Dağ ve Hüseyin Apaydın varken verdiğini, kendisinin de yine arkadaşları varken götürüp müşteki ...'a tamamını verdiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 5. Aksaray Yapı Kredi Bankasından alınan yazıda, müşteki...'in kızı olan ismi geçen Seda'nın hesabına 21.10.2011 - 15.11.2011 - 16.11.2011 tarihlerinde ve 14.12.2011- 14.02.2011 tarihinde kartsız işlem olarak toplamda 5.000,00 TL'nin, 528...... TC kimlik no bilgisi ile Seda İslam'ın kimlik numarası kullanılarak kartsız işlem ile yatırıldığı anlaşılmıştır. 6. Mahkeme, katılan iddiaları ve bunu doğrulayan tanık beyanları karşısında sanığın savunmasını suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğunu değerlendirerek olayda sanığın davranışları nedeni ile katılanları yanıltarak iradelerini sakatladığını kabul ederek sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu (iki kez) işlediği yönünde mahkumiyet hükmü kurmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2018/23 Esas, 2019/625 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın