6. Hukuk Dairesi
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesine karar verilen limited şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra, mahkemece verilen mehil gereğince açılmış olan şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasıdır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ► Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ... tarih ve ... sayılı genel kurul kararı ile tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak .. atandığı, ... tarihine tescil edilen bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin .... sayılı nüshasında ilan edildiği, birinci, ikinci ve üçüncü ilanların ardından tasfiye süresi tamamlanan şirketin... tarihli ve ...sayılı genel kurul kararı ile terkin edilmesine karar verildiği, .... tarihine tescil edilen bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin .... tarihli ve .... sayılı nüshasında yayımlandığı, ► Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğünde .... sicil numarası ile kayıtlı dava dışı .... Ltd. Şti'nin.... tarihli .... sayılı genel kurul kararı ile tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memuru olarak ...ın atandığı, ... tarihine tescil edilen bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarihli ve .... sayılı nüshasında ilan edildiği, birinci, ikinci ve üçüncü ilanların ardından tasfiye süresi tamamlanan şirketin .... tarihli ve ... sayılı genel kurul kararı ile terkin edilmesine karar verildiği, ... tarihine tescil edilen bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarihli ve ... sayılı nüshasında yayımlandığı, ► Davacı tarafından açılan Van ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyasında davalı olarak yer alan .... Ltd. Şti'nin ve ... Ltd. Şti'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenilmesi üzere, davacı vekilince eldeki dava ile adı geçen şirketlerin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği, anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın m. 643(1) hükmündeki atıfla limited şirketler hakkında da uygulanacak olan aynı Kanunun ''Şirket unvanının sicilden silinmesi'' başlıklı 545. maddesine göre, tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. Bu istem üzerine silinme tescil ve ilan edilir. Yine 6102 sayılı TTK'nın ''Ek tasfiye'' başlıklı m. 547 hükmüne göre ise, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme, bu istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Buna göre ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbirdir (Pulaşlı Hasan; Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara 2011, s. 1814). Şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş şirkete ait mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesi mümkündür. Ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğinden yukarıda belirtilenler yanında somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerlidir (Erdoğan, Rumeysa: Anonim Şirketlerde Ek Tasfiye, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Sayı 43, 2020, s. 115-144, s. 115, 122). 6100 sayılı HMK'nın m. 114(1)-d hükmünde açıkça düzenlendiği üzere, dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Dava şartları davanın başlangıcından sonuna kadar bulunması gereken şartlarıdır. Eş deyişle dava açan ve davalı konumunda bulunan her gerçek ya da tüzel kişi bu davanın devamı ve hüküm kesinleşinceye kadar bu ehliyetini korumuş olmalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 588. maddesine göre limited şirketlerin tüzel kişilik kazanmaları ticaret siciline tescil edilmiş olmaları şartına bağlıdır. Dosya içeriğine göre, Van .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyasında rücuen tazminat davasının açıldığı, dava devam ederken adı geçen şirketlerin tasfiye nedeniyle sicilden terkin edildiği ve şirketin dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle, ilgili şirketin ihya edilerek yeniden sicile kaydının ve bu şekilde usulünce taraf teşkilinin sağlanması bir zorunluluktur. Somut olayda davacının, şirketlerin ihyasını istemesinde hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenilen şirketlerin tasfiyesinin tamamlanmadığı görülmektedir. Zira ihyası istenen şirketlerin taraf olduğu davanın bulunduğu, davacı tarafça bu sebeple mahkemece verilen süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. O hâlde mahkemece, dava dışı şirketlerin dava tarihi itibarıyla dava ehliyetinin bulunmaması sebebiyle ihya edilerek yeniden sicile kaydına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, birleşen dosyada davalı Bayram Aslan vekili ve davalı Fesih Aslan vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 545 ve 547. maddeleri uyarınca şirketin genel kurulu tarafından alınan tasfiye kararı sonrasındaki tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra terkin edildiği hallerde, tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılıp yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, birleşen dosyada davalı ...vekili ve davalı ... vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, birleşen dosyada davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca birleşen dosyada davalılar Bayram Aslan vekili ve Fesih Aslan vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın