8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/5548 E. , 2023/6447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen davanın reddine dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı ...'nın bir kısım mirasçıları ve dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1975 yılında yapılan kadastro çalışmasında 170 parsel ... taşınmaz ..., 115 ve 191 parsel ... taşınmazlar ..., 116 parsel ... taşınmaz ... oğlu ..., 123, 135 ve 137 parsel ... taşınmazlar ... ..., 136 parsel ... taşınmaz ..., 169 parsel ... taşınmaz ..., 184 ve 186 parsel ... taşınmazlar ... oğlu ..., 187 parsel ... taşınmaz ... ..., 189 parsel ... taşınmaz ... tarafından tapu kaydı, harici taksim ve haricen satın alma nedenlerine dayanarak kullanıldığı belirtilerek tespit tarihinden evvel Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ..., ...'nın tapuda hissedar olarak gözüktüğü ancak diğer paydaşlarla yapılan taksime göre ...'ya tamamı düşen tapulu taşınmazları noter kanalıyla mirasçılarından 1929 yılında satın alıp o tarihten beri kullandığını, zaman içinde noterde satış yapan mirasçıların vefat ettiğini onlardan geri kalan mirasçıların ise taşınmazın tapuda devrini vermediklerini belirterek hukuki kıymetini yitiren Nisan 326 tarih 113 ve 115 sıra nolu ile Mart 326 tarih 268 sıra nolu taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep ederek Asliye Hukuk Mahkemesinde 16.07.1962 tarihinde dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen ilk kararda tapunun hukuki kıymetini yitirmediği ve diğer sebeplere dayanarak davacının tescil talep etmek hakkı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir. Daire'nin 1964/1397 esas ve 1964/2096 karar ... ilamıyla tapu kaydında ... oğlu ... dışındaki maliklere de husumet yöneltilmesi gerektiğine işaret edilerek taraf teşkilinden ve davacı tarafın harici taksim iddiası üzerinde gereği gibi durulup araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek eksik araştırma ve incelemeden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamada davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; somut olayda ... ilçesi ... Köyünde dava konusu 107, 115, 116, 123, 135, 136, 137, 169, 184, 186, 187, 189, 191 nolu parseller ile dava dışı 90 ila 195 nolu parsellerin davacı ...'in hak talep ettiği Mart 1326 tarih sıra no: 268, Nisan 326 tarih sıra no: 113 ve 115'teki tapu kayıtları kapsamında kaldığı, bu tapu kayıtlarında malik olanların tarihi tam olarak hatırlanmayan bir dönemde yerleri taksim ettikleri, taksim doğrultusunda yerlerin maliklerce paylaşıldığı ve kullanıldığı, bu tapu kaydında malik olarak gözüken ... oğlu ...'ın, ... Sulh Hukuk Hakimliğinin 1961/119 Esas, 1962/51 Karar ... ilamına göre 1 Mart 1339 tarihinde yani 1923 yılında vefat ettiği, ... oğlu ...'ın mirasçılarından ...in 1929 yılında aksi ispat edilemeyen noterde düzenlenen satış sözleşmesine göre tüm hisselerine davacı ...'e sattıkları, satış parasını aldıkları, zilyetliği de devrettikleri, davacının satış tarihinden dava tarihine kadar, yani 1964 yılına kadar dava konusu yerlere malik sıfatıyla zilyet olduğu (1953 yılında ... mirasçılarından ... ihtarname göndermişse de, ihtarnamenin düzenlendiği tarihi kadar 24 yıl zilyet olduğu) bu süre zarfında davalılar tarafından murisleri ... oğlu ...'ın hissesine ilişkin tapuda herhangi bir intikal olmadığı, davacı ... yukarıdaki maddeler uyarınca dava konusu parsellerin davasız ve aralıksız 20 yıl malik sıfatıyla kullandığından mülkiyet hakkını kazandığı, tapuların hukuki kıymetini yitirdiği, ancak mülkiyet hakkını kazandıktan sonra 1953 yılında dava konusu yerleri ...ile ...'a sattığı ve zilyetliği devrettiği, her ne kadar ...'ın yerleri iade ettiği beyan edilmişse de, ...yerleri iade etmeden önce 107 nolu parseli ... oğlu ...'a, 115, 191 nolu parselleri ... oğlu ...'a, 123, 135, 136, 137 nolu parselleri ... oğlu ... ... ve ...'a, 184 ve 186 nolu parselleri ... oğlu ...'a sattığı ve zilyetliği devrettiği, 1954, 1955 yıllarından sonra bu yerleri bu kişilerin kullandığı, zilyetliğin bu kişilerde olduğu, davacı ...'in dava konusu yerlerde herhangi bir zilyetliği kalmadığı davacı ...'in davalıların zilyetliğine ilişkin tevilli ikrarı, keşiflerde tanıkların ve mahalli bilirkişilerin birbirine benzer beyanlarıyla sabit olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile; 107 parselin ... oğlu ..., 115 parselin ... oğlu ..., 116 parselin ... oğlu ..., 123,135 ve 137 parsellerin ... oğlu ... ..., 136 parselin ... oğlu ..., 169 parselin ... oğlu ..., 184 ve 186 parsellerin ... oğlu ..., 187 parselin ... oğlu ... ..., 189 parselin ... oğlu ..., 191 parselin ... oğlu ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde ...'nın bir kısım mirasçıları ile dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup ...'nın bir kısım miraçsıları ile dahili davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 238,45 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi