10. Ceza Dairesi 2021/2481 E. , 2024/141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere 17.05.2015 tarihinde uyuşturucu madde bulundurarak uymadığının bildirilmesi üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ile ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.06.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 28.07.2015 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/610 Esas, 2015/610 Karar sayılı kararı ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle dosyanın, Mahkemenin 2015/579 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 31.05.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 28.07.2015 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/609 Esas, 2015/611 Karar sayılı kararı ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle dosyanın, Mahkemenin 2015/579 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 29.06.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 28.07.2015 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/608 Esas, 2015/612 Karar sayılı kararı ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle dosyanın, Mahkemenin 2015/579 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
5.İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli ve 2015/579 Esas, 2015/832 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; cezayı uygun görmediğine ilişkindir. III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2015 tarihli ve 2015/579 Esas, 2015/832 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.