11. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1. Sanık müdafinin temyizinin incelenmesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan düşme hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafinin temyizi; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Katılan vekilinin temyizi; sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Müdafinin Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede; 1.5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası "Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez." şeklinde düzenlenmiştir. 2. Derhal beraat kararı verilebilecek haller dışında, vaki zamanaşımı nedeniyle düşme hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyizinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Katılan Vekilinin Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede; 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanığa atılı eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair Mahkemenin uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sanığın yargılama konusu dolandırıcılık eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Sanığın üzerine atılı “Dolandırıcılık” suçunun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir. 4. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.05.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Sanık Müdafinin Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekilinin Temyizine Yönelik Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın