Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/8603
Karar No
K. 2023/1642
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/8603 E.  ,  2023/1642 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2019/8603
Karar No: 2023/1642
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı / …
VEKİLİ: Av. …

2.… Valiliği / …

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idareler tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU :

Davacı tarafından; 25/07/2015 tarihinde İstanbul ili, Beyoğlu ilçesinde bulunan … Spor Kompleksi önünde terör örgütü mensubunca düzenlenen silahlı saldırıda ağır yaralandığından bahisle uğradığını iddia ettiği zararlarına karşılık 15.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ :

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; maddi tazminat isteminin kabulüne, 15.000,00 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 75.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine, hükmedilen maddi ve manevi tazminata Zarar Tespit Komisyonuna başvuru tarihi olan 21/10/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından; dava konusu terör olayı sebebiyle uğranılan zararların, 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gerektiği, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı, 5233 sayılı Kanun kapsamında manevi tazminatın karşılanamayacağı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İstanbul Valiliği tarafından; hükmedilen tazminat miktarlarının yüksek olduğu, idarenin eyleminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun kapsamında manevi tazminatın karşılanamayacağı, manevi tazminata faiz yürütülmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :

Davacı tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Temyiz istemine konu kararın, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına karşı davalı idarelerce yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kısmen kabule ilişkin kısmına karşı davalı idarelerce yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz istemine konu kararın, hükmedilen maddi ve manevi tazminata Zarar Tespit Komisyonuna başvuru tarihi olan 21/10/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

İdare Mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminatın, Zarar Tespit Komisyonuna başvuru tarihi olan 21/10/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmişse de; davanın, davacının, uyuşmazlığa konu olay sebebiyle uğradığı zararların genel hükümler kapsamında karşılanması istemine yönelik olduğu ve Mahkemece genel hükümlere göre karar verildiği dikkate alındığında, faiz başlangıcı olarak davacı tarafından, 5233 sayılı Kanun kapsamında zararlarının karşılanması için Zarar Tespit Komisyonuna yapılan başvuru tarihinin esas alınması mümkün görülmemektedir. Bu nedenle, davalı idarelerin ilk kez temerrüde düştüğü tarih olan dava açma tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan " Hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara Zarar Tespit Komisyonuna başvuru tarihi olan 21/10/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine," ibaresinin "Hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara dava tarihi olan 02/05/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerektiğinden, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "... başvuruların reddine..." ibaresinin, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca; "... başvuruların reddine, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan " Hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara Zarar Tespit Komisyonuna başvuru tarihi olan 21/10/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine," ibaresinin, "Hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara dava tarihi olan 02/05/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine şeklinde düzeltilmesine ... " şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin esas yönünden REDDİNE, yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE,

2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/03/2023 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, faiz başlangıç tarihi yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) - KARŞI OY :

Davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin Zarar Tespit Komisyonuna başvuru tarihi olarak belirlenmesi hukuka aykırıdır. Ancak bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, hukuka aykırılık teşkil ettiğinden; Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog