8. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında birden fazla kişi ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2019 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 23.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanığın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ilişkindir. B.Sanık müdafinin temyiz isteği suç kastının olmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dava konusu olay; tanık M.Ş'nin sanığı ihbarı sonucu polislerin işlem yapmak üzere eve geldikleri, mağdure Yağmur'un işe gitmek için dışarı çıkmak istediği, sanık ...'ın mutfaktan ele geçirilemeyen ekmek bıçağını,temyiz dışı sanık Alihan'ın da meyve bıçağını alarak "gidemezsin kapıya yaklaşma, yaklaşırsan da iyiyim de, Doğukan gibi birisi yok burada de, gidemezsin, çıkamazsın bu evden, biz çıkarsak çıkarsın, tek başına çıkamazsın bu evden" şeklinde sözler söyleyerek mağdurenin evden ayrılmasına engel oldukları iddiasına ilişkin olup, Mahkemece sanık ... hakkında suçun sübuta erdiği gerekçesi ile 6 yıl 8 ay hapis cezası verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Temyizin bir dava olduğu, sanığın süresinde temyiz davasını açtığı, aynı sanığın müdafinin sunduğu temyiz dilekçesinin de sanığın açtığı temyiz davasında ek gerekçeli savunma mahiyetinde olduğu, kabul edilerek tebliğnamedeki sanık müdafinin temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; 1.Mağdurun aşamalardaki beyanları, sanık ve temyiz dışı sanık Alihan'ın ikrarı, tanık ifadeleri ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkumiyetine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş ve sanık müdafinin suç kastının olmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3.Sanık hakkında, adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilamın, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının oluşması durumunda, “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak, yasal değişiklik sonrası, bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa, uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra, sonucuna göre, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 2020/91 Esas sayılı 23.12.2021 tarihli kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın