8. Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mağdurlara yönelik cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır. 2. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli kararı ile, sanık hakkında atılı suçtan iki kez beraat kararı verilmiştir. 3. İlgili kararın katılan Bakanlık vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.01.2019 tarihli kararıyla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin beraat kararlarının kaldırılmasına, sanığın mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik soruşturma yapıldığına, mahkemenin gerekçesiz hüküm kurduğuna, cinsel istismar dosyasının tefrik edilmesinin hukuka aykırı olup dosyaların birlikte değerlendirilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği; sanığa üst sınırdan ceza verilip indirim yapılmaması gerekirken alt sınırdan ceza verilerek takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 3. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanığa verilen cezada indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, aynı sitede farklı bloklarda oturan mağdur çocukları oyun oynama bahanesiyle evine götürdüğü, burada mağdurlara yönelik ayrı ayrı cinsel istismar eyleminde bulunduğu, mağdurların yaşları itibarıyla eve gitme konusunda geçerli rızalarından söz edilemeyeceği cihetiyle atılı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın bu suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının kaldırılmasına, sanığın her bir mağdura yönelik cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dosyanın incelenmesinde; mağdur çocukların aşamalarda alınan beyanlarında sanığın kendilerini oyun oynama bahanesiyle evine götürdükten sonra burada birtakım cinsel davranışlarda bulunduğunu söyledikleri, anlatımlarda geçen cinsel ayrıntıların mağdurların yaş grubunca bilinmesinin hayatın olağan akışında mümkün bulunmadığı dolayısıyla uydurulmuş olduklarına ilişkin sanık ve müdafiisinin beyanlarına itibar edilemeyeceği, mağdurların beyanlarına itibar edilebileceğine ve uğradıkları cinsel istismar eylemi nedeniyle ruh sağlıklarının bozulduğuna ilişkin Pamukkale Üniversitesi ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesince verilen raporların bulunduğu, mağdurların yaşları itibarıyla sanığın evine gitme konusunda geçerli rızalarından söz edilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın oyun oynama bahanesiyle mağdurları cinsel amaçla evine götürmek şeklindeki eyleminin cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/2684 Esas sayılı kararının, katılan Bakanlık vekili ve katılan ... vekili ile sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine takdîren gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın