Esas No
E. 2023/1955
Karar No
K. 2023/4342
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/1955 E.  ,  2023/4342 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/191 E., 2022/798 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/269 E., 2019/437 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; davalı adına tapuda kayıtlı bulunan ... ili ... ilçesi ... Köyü / Mahallesi 129 ada 358 parsel ... taşınmazda 3402 ... Kadastro Kanunu' nun (3402 ... Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonrası taşınmazın yüzölçümü ile senetsiz defterinin karşılaştırılması neticesinde taşınmazın 100/40 normunu aştığının tespit edildiğini ileri sürerek, miktar fazlası yönünden davalı adına olan tapu kaydının kaydın iptali ile davacı Hazine adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili olan davalının taşınmazı zilyetlik yolu ile edinmediğini, tapu kaydına güvenerek satın aldığını, tapulamadan bu yana 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, kadastroca belirlenen sınırların sabit olduğunu, planimetre çevriminden dolayı taşınmazın alanı artmış ise bundan dolayı Hazinenin bir hak iddia etmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ili ... ilçesi ... (Köyü) Mahallesi 129 ada 358 parseldeki taşınmazdaki tapu fazlasının davalı taraftan tapu kaydından iptali ile Hazine adına tescilinin talep edildiği, davalı tarafın dava konusu taşınmazı davalı tarafın zilyetlikle edinmediği, tapudaki tapu kayıtlarına güvenerek satın aldığının görüldüğü, dava konusu taşınmazın uygulama kadastrosu öncesi eski miktarının 99.966,00 m2, uygulama kadastrosu ile yeni yüzölçümünün ise 107.890,59 m2 olup arada yüzölçüm farkının sınırlandırma ve teknik hesaplama hatasından kaynaklandığının ... Kadastro Müdürlüğünün 09.04.2019 tarihli ve 879681 ... yazısında bildirildiği, davalının dava konusu taşınmazın eski malikten tapuda güven ilkesi gereğince satın aldığı ve ilk tespit maliki olmadığı, davalı ilk tespit malikinden satın aldığı bu taşınmazında satışın meydana gelmesinde herhangi bir kusur yüklenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinde verilen kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü ve 17 nci maddelerine göre taşınmazın miktar fazlalığının tapusunun iptali ve Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, sonradan ortaya çıkan metrekare fazlası için davalının iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, 100 dönümü aşan kazanımların resmi kayıtlarla ispat edilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu, mahallinde yapılan keşif, uygulama, teknik bilirkişilerin raporları ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde bir kimsenin aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümüne kadar taşınmaz malı iktisap edebileceği, 3402 ... Kanun'un 22/a maddesinde ise tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla yapılacak kadastro çalışması düzenlendiği, somut olayda davacı Hazinece uygulama kadastrosu sonucunda taşınmazın yüzölçümünün artması nedeniyle 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesindeki kısıtlamaya dayalı olarak miktar fazlasına yönelik mülkiyet iddiasına dayanarak dava açılmış olup uygulama kadastro çalışmasının hatalı yapıldığı iddiasında bulunulmadığı, mahkemece taşınmaz başında yapılan keşif sonrası dosyaya ibraz edilen fen bilirkişi ve jeodezi bilirkişisi tarafından hazırlanan ortak raporda uygulama kadastrosu ile kadastral pafta çakıştırıldığında sınırlandırmanın Yönetmeliğin 15 inci maddesine uygun yapıldığının, gerek kadastral paftası gerekse de zemin durumu göz önünde bulundurulduğunda 3402 ... Kanun' un 22/a maddesi uygulamasında alan ve sınırlarının doğru tespit edildiğinin, tesis kadastro ile 3402 ... Kanun' un 22/a maddesi uygulaması sonucu hesaplanan alanlar arasındaki farkın eski teknoloji, teknik hesaplama ve sınırlandırma hatasından kaynaklandığının bildirildiği, İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu gibi davalı ...'in dava konusu taşınmazı kadastro tespitinden sonra satın aldığı, taşınmazı tesis kadastro çalışması sonucunda edinmediği, bu haliyle 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesindeki kısıtlamaya tabi olmadığı gibi davacı tarafın iddiasının kadastro öncesi nedene dayanmış olması halinde ise dava konusu 129 ada 358 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağının 14.09.1993 tarihinde kesinleştiği, bu tarih ile dava tarihi olan 2018 yılı arasında 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu anlaşıldığından Mahkemenin "ret" kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ve davacı Hazine vekilinin belirttiği istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle;

verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 ... Kanun’un 14 üncü maddesi hükmünün tespit sonrası nedene dayanılarak açılan davalarda uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

6100... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun’un 12/3, 14, 22/a ve 33 üncü maddeleri, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 712 nci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Davacı Hazine vekili, 3402 ... Kanunu'na göre 14.09.1993 tarihinde yapılan tesis kadastrosunda yüzölçümü 99.966,00 metrekare olarak belirlenen dava konusu 129 ada 358 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün teknik hata sonucu 99.966,00 metrekare olarak yazıldığını, fenni hataların düzeltilmesi amacıyla aynı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında çekişme konusu taşınmazın gerçek yüzölçümünün 107.890,59 metrekare olduğunun tespit edildiğini, bu durumda 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen zilyetlikle kazanıma ilişkin kurala aykırı aykırılık olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. İlk olarak davacı Hazinenin talebi, uygulama kadastrosu sonucu ortaya çıkan yüzölçümü durumuna ilişkin olduğundan tespit sonrası nedene dayanmaktadır. Dolayısıyla 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Diğer yandan dava konusu taşınmaz, davalı adına 18.09.2013 tarihinde tescil edilmiş olup bu tarihten davanın açıldığı 2018 yılına kadar 10 yıllık zilyetlik süresi de geçmediğinden 4721 ... Kanun'un 712 nci maddesinde düzenlenen "Geçerli bir hukukî sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez." hükmü de somut olayda uygulanamaz.

Buna karşılık, 3402 ... Kanun'un 33 üncü maddesi hükmü uyarınca, 3402 ... Kanun'un uygulandığı yerler dışında da uygulanması gereken genel madde niteliğindeki 14 üncü madde, tespit sonrası nedene dayanılarak açılan davalarda da göz önünde bulundurulmalıdır. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde 3402 ... Kanun' un 22/a maddesi uygulamasının doğru olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle somut olayda kamu düzeniyle ilgili olan amir hüküm niteliğindeki 3402 ... Kanun' un 14 üncü maddesinde düzenlenen norm (40/100 dönüm) sınırının aşılıp aşılmadığının ve yine bu maddede anılan belgelerden birine dayanılıp dayanılmadığının araştırılması gerekmektedir.

2.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kadastro tutanakları, varsa revizyon kayıtlarıyla birlikte onaylı suretlerinin getirtilmesi, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesindeki koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve bundan sonra oluşacak sonuç dairesinde talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog