8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/9328 E. , 2023/4402 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Kara vekili, bir kısım dahili davalılar,
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili, asli müdahil Hazine vekili, dahili davalı ... vekili ve bir kısım dahili davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı ... 28.06.1988 havale tarihli dava dilekçesinde; Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi Kasım 1296 tarih ve 277 sıra numarası ile tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın doğu kısmında 2000 m2 yüz ölçümündeki kısmına davalı ... tarafından müdahalede bulunulduğunu ileri sürerek, söz konusu müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiş, dava açıldıktan sonra dava konusu alanda kadastro çalışmaları yapılması nedeniyle dava dosyası 15.05.1990 tarihinde Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve yargılama sırasında davacı ve davalının vefat etmesi nedeniyle mirasçıları usulüne uygun şekilde davaya dahil edilmiştir.
2.Ayrıca yargılama sırasında dava konusu 1324 parsel ... taşınmaz, parsel numarasının yenilenmesi sonucu 472 ada 2 parsel numarasını almış, ancak müteveffa davalı tarafından müdahale edildiği iddia edilen açıklık alanın 472 ada 2 parsel ... taşınmaz içinde olmadığı, 472 ada 31 parsel (parsel numarası yenilenmeden önce 1331 numaralı parsel) ... taşınmaz içerisinde olduğu belirtilmiştir.
3.Dahili davalı ... 28.04.2015 havale tarihli beyan dilekçesinde; nizalı alanın içinde bulunduğu 472 ada 31 parsel ... taşınmaza davalıdır şerhi düşülerek davaya dahil edilmesine ve taşınmazın babaannesi ... ve mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
4.
Davacılar vekili 25.05.2015 havale tarihli beyan dilekçesinde; 472 ada 31 parsel numaralı taşınmaz malikleri yönünden hak talepleri bulunmadığını, müvekkilleri olan davacıların zaten hissedar olduklarını, bu taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, 472 ada 2 parsel ... taşınmaz yönünden ise davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ettiğini ifade etmiştir.
5.Asli müdahil Hazine vekili 08.05.2017 havale tarihli müdahale dilekçesinde; 1324 parsel ... taşınmazın tapu kapsamında kalmayıp ve zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
6.Asli müdahil Hazine vekili 21.02.2018 havale tarihli dilekçesinde; 472 ada 31 parsel ... taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Müteveffa davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin annesi ...'nın dedesi ... oğlu Salih'e ait olduğunu, 12 Temmuz 1296 tarih ve 52, 53, 54, 55, 56 ve 57 sıra numaralı yoklama kayıtlarının dava konusu yere ait olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Diğer davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2001 tarih ve 1990/22 Esas, 2001/83 Karar ... kararıyla; davanın kabulüne, keşifte müdahalenin olduğu parsel olarak belirlenen 1324 parsel numaralı taşınmazın ölü Alemdar ... oğlu ... adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.12.2001 tarih ve 1990/22 Esas, 2001/83 Karar ... kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (7). Hukuk Dairesince "yoklama kayıtlarının onaylı olup olmadığının araştırılmadığı, komşu taşınmazların tespit tutanaklarının getirtilip yöntemine uygun şekilde keşifte uygulanarak tapu kayıt uygulamasının denetlenmediği, taşınmazın tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı takdirde uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiğinin ve 1316 ile 1319 parsel ... taşınmazların dava konusu olmadığı takdirde kadastrolarının tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesi gerektiğinin gözetilmediği ve ayrıca ölü kişi adına tespit ve tescil hükmü kurulmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 472 ada 2 parsel ... taşınmazın Atalar ailesine ait olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar 472 ada 2 parsel ... taşınmaz üzerinde ziraat raporu uyarınca uzun yıllardır tarım yapılmamış olsa da malikin taşınmazını kullanmama tasarrufunda bulunmasından dolayı zilyetlik koşullarının gerçekleşmeyeceğinden bahisle taşınmazın Hazine adına teciline karar verilmesinin doğru olamayacağı, dolayısıyla 472 ada 2 parsel ... taşınmazın tutanağın edinme hanesinde belirtilen davacıların dedesi Alemdar ... oğlu ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesinin daha doğru olacağı, kaldı ki 472 ada 2 parsel ... taşınmazın orman bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği gibi en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları uyarınca geçmişte üzerinin açık olmasından bahisle ne geçmiş ne de güncel durumunun orman olmadığından devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, asıl dava konusu yer olan 472 ada 31 ... taşınmaz yönünden ise taşınmazın içinde bulunan açıklık alanın kime ait olduğunun mahalli bilirkişilerce bilinememesi, davalı tarafından sunulan 1296 tarih ve 52, 53, 54, 55 ve 56 tarihli yoklama kayıtlarının hudutlarının mahalli bilirkişiler tarafından bilinmemesi sebebiyle kayıtların nereye ait olduğunun tespit edilemediği, her ne kadar 12.01.2018 havale tarihli fen raporunda 05.04.1944 tarih ve 247 sıra numaralı tapu kaydının bir bütün halinde 472 ada 29, 30, 31 ve 475 ada 1, 3, 4, 5 ve 7 numaralı parselleri (eski 1331, 1320,1322, 1323, 1326 ve 1328 numaralı parselleri) mevki, hudut ve miktar bakımından kapsadığı belirtilse de orman bilirkişi heyeti raporunda en eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarına göre dava edilen açıklık alan da dahil olmak üzere 472 ada 31 parsel ... taşınmazın üzerinin geçmişte ibreli yapraklı boylu ağaçlar ile kaplı olması ve taşınmazın üzerinde 40 - 60 yaşlarında münferit orman ağaçlarının bulunması sebebiyle orman sayılan yerlerden olduğu sonucuna ulaşıldığının belirtilmesi karşısında orman heyeti raporuna itibar edildiği, geçmişi orman olan bir taşınmazın tapu veya zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından 472 ada 31 parsel ... taşınmazın da orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerektiği ve müdahalenin men'i konusuz kaldığı gerekçesiyle; Davacının talebinin kısmen kabul kısmen reddine, müdahalenin men’i talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; Asli müdahilinin talebinin kısmen kabul kısmen reddine, Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 472 ada 2 parsel numaralı taşınmazın tamamı 201600 pay kabul edilerek tespit maliki ... oğlu ...'nın mirasçılarının hisseleri oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline; Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 472 ada 31 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile "Orman" vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili, asli müdahil Hazine vekili, dahili davalı ... vekili ve bir kısım dahili davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1.Dahili davalı ... temyiz dilekçesinde; asli müdahil ... Mal Müdürlüğünün 472 ada 31 parselle ilgili taleplerini kısmen kabul ettiklerini, taleplerinin açıklık alanla ilgili olduğunu, açıklık alanın orman vasfında olmadığını, açıklık alanın kök muris ...'ya ait olan 472 ada 23 parselin içinde olduğunu, 06.04.2018 tarihinde yapılan keşif sonrası dosya arasına sunulan orman bilirkişilerinin raporunda 472 ada 31 ... taşınmazın 1937 yılında yürürlüğe giren 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) kapsamında devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunun belirtildiğini, bu tespitin taşınmazın tamamı ile ilgili olduğunu, oysaki taleplerinin sadece açıklık alanla ilgili olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 24.05.2018 tarihli fen bilirkişisinin raporunda 472 ada 31 nolu parselin içinde yer alan (A) harfli kısmın ...’a ait olduğu belirtilmesine rağmen tamamının orman vasfı ile tescilinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3.Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 472 ada 31 parsel için tespit olunan kabul nedenlerinin 472 ada 2 nolu parsel için de geçerli olması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
4.Bir kısım dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 472 ada 31 parselin kadastro öncesinde tapulu taşınmaz olup davalılara kök murislerinden intikal ettiğini, eski parsel numarasının 1421 olduğunu ve taşınmazın bir kısmının DSİ tarafından kamulaştırıldığını, bedellerinin davalılara ve diğer maliklere ödendiğini, orman olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu' nun 14, 17 ve 20 nci maddeleri,
3.Değerlendirme
1.Dava konusu 472 ada 31 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin, asli müdahil Hazine vekilinin, dahili davalı ... vekilinin ve bir kısım dahili davalıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Davaya konu edilen 472 ada 2 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Dosya kapsamına göre, 472 ada 2 parsel ... taşınmazın aktarılan davanın konusu olmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince, bu parsele ilişkin kadastro tutanağının olağan yolla kesinleştirmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, davaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Dava konusu 472 ada 31 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1.) nolu bentte yazılı nedenlerle reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden ONANMASINA,
Dava konusu 472 ada 2 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.