Esas No
E. 2023/1291
Karar No
K. 2023/5916
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2023/1291 E.  ,  2023/5916 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2017/374 E., 2017/401 K.

...

...

...

HÜKÜM/KARAR: İstinaf başvurusunun kabulüne/davanın kabulüne

Belediye Başkanlığı vekili

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2013/18 E., 2017/14 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltimesine ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.... ili ... Mahallesi çalışma alanında 2613 ... Kadastro ve Tapu Tahrir Kanunu (2613 ... Kanun) uyarınca 1979 yılında yapılan kadastro sırasında, 13 ada 15 parsel ... 202,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, ifraz ve satın alma nedeniyle ... oğlu ... adına; 13 ada 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 parsel ... ve sırasıyla 13.00, 13.00, 14.00, 15.00, 73.00, 13.00, 13.00, 13.00 ve 14.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ve ifraz nedeniyle ... adına ve 14 ada 1 parsel ... 3.974,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, tescil ilamı ve tapu kaydı nedeniyle ... Valiliği adına tespit edilmiştir.

2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 12.08.1939 tarihli ve 7 sıra numaralı tapu kaydının 1.073,00 metrekare olarak Belediye Başkanlığı'nın zilliyet ve tasarrufunda iken bu yeri ikiye ifraz ederek 539,00 metrekarelik kısmını 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydı ile kendisine sattığını, kalan 534,00 metrekarelik kısmını ise 06.12.1950 tarihli ve 4 nolu tapu kaydı ile kendi uhdesinde bıraktığını, kendi tapusunun ise ...: ... oğlu ... vereseleri ve ... Belediye uhdesinde kalan müfrez hane ve ...: Belediye Kahvesi iken şimdi ... ...'a satılan yer ve Cenuben: Yol ile çevrili olduğunu ve tapu kaydını 539,00 metrekare olarak Belediyeden satın aldığını, ancak belediyenin taşınmazının bir kısmına tecavüz ettiğini, batıdan ve güneyden yolu kapatarak taşınmazının bir kısmına davalı Sakarya İlkokulunu izafeten ... Valiliği'nin tecavüz ettiğini, Sakarya İlkokulu'na ait ammenin menfaattlarına ait yolu kapatarak Kasım 1961 tarih ve 3 nolu tapu ile hakkı karardan senetsizden tapu oluşturduğunu, tahminen taşınmazının 300,00 metrekarelik kısmına tecavüz ettiğini, bu yönden yolun okulun giriş kapısından başlayarak Belediye'nin binasının yolun kapsadığı yere yapıldığını ve yolun tamamen hem okul ve hem de Belediye tarafından kapatıldığını, okul ve Belediye'nin yolu kapatarak kendi tapulu yeri içerisinden yolu verdiğini, Belediye'nin ise batıdan kendi arazisine tecavüz ederek kendi tapulu yerine dükkan yaptırdığını, Belediye'nin tecavüzünün 2 metre eninde ve tahminen 30,00 metrekare civarında olduğunu, ... Tapu Sicil Muhafızlığı'nın 1969 yılında yanması ile tapulu yerine ait ifraz krokisininde yandığını, Sakarya İlkokulunun sonradan tapu kaydı oluşturduğunu, Sakarya İlkokulunun yolu kapadığını, yolun okulun giriş kapısından devam ettiğini, kroki olmadığından metrekareye uyulması gerektiğini, Sakarya İlkokulunun batısında bulunan Belediye'ye ait parkın ise okula ait olduğunu ve bu yönden okulun kendi yerini park olarak Belediye'ye terk ettiğini ve kendi yerinede tecavüz ettiğini, bu nedenlerle ... Valiliği adına tapunun iptali ile tecavüz edilen 300,00 metrekarelik kısmına hem Belediye'nin hem de Valiliğin müdahalesinin menine yönelik ... ile Hazine'ye karşı ada ve parsel numarası belirtmeksizin tapuya dayalı elatmanın önlenmesine ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan dava, taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle 17.01.1989 tarihli ve 1981/79 Esas, 1989/10 Karar ... görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilmiş, bilahare keşifler sırasında, davacı ... dayandığı tapu kaydının 13 ada 15 parsele revizyon gördüğünü ancak tapu kaydı miktarından eksik kalan kısımların davalı parsellerde kaldığını belirterek eksik kalan 337,00 metrekarelik kısmın davalı parsellerden ifraz edilmek suretiyle kendi parseline eklenmesini talep etmiştir.

3.Yargılama sırasında davacının 07.07.1990 tarihinde vefat etmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesince, davacının mirasçılarının davacı sıfatıyla davaya katılımı sağlanarak davaya devam edilmiştir. II. CEVAP

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Sakarya İlkokulunun bulunduğu taşınmazın, 5.065,00 metrekare yüzölçümlü ve Hazine adına olan Kasım 1961 tarihli ve 3 numaralı tapu kaydı kapsamında olduğunu, bu taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.06.1928 tarihli ve 334 Esas ve 112 Karar ... kesinleşmiş kararıyla 30 seneden fazla bir süredir Özel İdare Dairesi'nin tahtı tasarrufunda bulunduğundan ... Valiliği adına tescil edildiğini, 1961 yılında tescil edilse dahi davacı adına hakkın doğmayacağını, tescil tarihinden önce 30 seneyi aşkın bir süredir Özel İdarenin zilyetliğinde olduğunun kesinleşmiş ilamla tescil edildiğini, davacının dayandığı tapu kaydının, bu sahaya ait olmadığını ve davalı ...'nin kendi taşınmazının inşaat çalışması yaparken taşınmaza müdahale ettiğini ve okulun duvarlarını yıktığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davada husumetlerinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

3.Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içerisine getirilen ve taraflarca dayanılan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1971/3 D. İş, 1972/173 Esas, 1984/93 Esas, 1971/398 Esas, 1972/416 Esas, 1969/295 Esas ve 1981/81 Esas ... dosyaları ve ... İcra Memurluğu'nun 1971/48 Esas ... dosyasının davayı çözmede herhangi bir etkisi bulunabilecek delil ihtiva etmediği, içerilerinde bulunan krokilerin de dosyadaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayıcı herhangi bir özelliğinin veya niteliğinin bulunmadığı, mahallinde 24.09.1984, 19.11.1993, 22.05.2003, 08.06.2005 ve 27.03.2017 tarihlerinde 5 ayrı kez keşif yapıldığı ve bu keşiflerde mahalli bilirkişi ve tanık olarak dinlenilen kişilerin beyanlarının genelde birbirini tamamlamakta ve desteklemekte olduğu gibi diğer delillerin de bu delillerle uyum arz ettiği, aktarılan davanın kapsamının belirlenmesi yönünden, 24.09.1984 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşfin sonunda fen bilirkişisinin sunduğu 02.10.1984 tarihli rapor ve krokisinin davanın kapsamının belirlenmesi yönünden en doğrusu, en isabetli rapor ve kroki olduğu, 27.03.2017 tarihli keşif ve bu keşif sonunda verilen fen bilirkişisi rapor ve krokisinin de bunu doğruladığı, bu nedenle; İlk Derece Mahkemesince, fen bilirkişisinin 02.10.1984 tarihli ...rapor ve krokisi ve bununla uyumlu Fen bilirkişisinin 27.03.2017 ... tarihli keşif sonunda sunduğu rapor ve kroki esas alınarak genel mahkemeden devreden davanın kapsamının; 13 ada 15 parselin tamamı, 13 ada 16, 17, 18 ve 19 parsellerin krokilerde belirtilen kısımlarının, 13 ada 15 parsel ile 14 ada 1 parsel arasında kalan ve krokilerde yol olarak belirtilen kısım ve 14 ada 1 parsel içerisinde kalan ve krokilerde belirtilen alan olduğu, bu taşınmazlar dışındaki 13 ada 20, 21, 22, 23 ve 24 parsel numaralı taşınmazların aktarılan davanın kapsamında kalmadığı, bu nedenle 13 ada 20, 21, 22, 23 ve 24 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının asıllarının karar kesinleştiğinde Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerektiği, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamının belirlenmesi yönünden; davacı ve davalı ... Belediyesi'nin tapu kayıtlarının aynı kök tapudan ifrazen gelen iki kayıt olduğu ve krokilerinin 1969 yılında ... Hükümet Konağının yanması sebebiyle bulunamadığı, bu kayıtların krokileri bir şekilde temin edilse dahi 1936 veya 1950 yılının ... şartlarında düzenlenen bu krokilerin uygulanabilirliğinin olmayacağı, uyuşmazlık konusu olan kısımların, 1950 yılından davanın açıldığı 1980 li yılların başına kadar olan dönemde yol, meydan, panayır yeri gibi kullanılması ve bu taşınmazları bir birinden ayıran sabit ve belirli çit, duvar, tump gibi sınırlarının olmadığı bu nedenle tapu kayıtlarının kapsamının belirlenmesini güçleştirdiği, jeodezi ve fotoğrametri mühendisi fen bilirkişisinden 1950 yılına ilişkin hava fotoğrafları incelenerek ihtilaflı alanı ve o dönemdeki sınırları belirleme imkanının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmak istenmiş ise de bunun tespitinin mümkün olmadığının belirtildiği, davacının dayandığı tapu kaydının kapsamının, mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarına göre; fen bilirkişisinin 02.10.1984 tarihli rapor ve krokisi ve bunu doğrulayan 27.03.2017 tarihli keşif ve bu keşif sonunda verilen fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde belirtildiği şekilde olduğu, davalı ... Belediyesi'nin dayandığı tapu kaydının ise davacının tapu kaydının kapsadığı alanın kuzeybatısındaki alanı, davalı Hazine'nin dayandığı tapu kaydının ise 14 ada 1 parselin tamamını kapsadığı, kayıt uygulaması yönünden bu kabulün aksini düşünmeyi veya kabul etmeyi gerektirecek herhangi bir delil veya emarenin dahi bilinmemesinden dolayı bu kabulün zorunlu olduğunu, davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kalan; 13 ada 15 parsel olarak tespit gören ev ve avlusu ile ... Belediyesi adına tespit gören 13 ada 16, 17, 18 ve 19 parsel numaralı taşınmazların fen bilirkişisinin 02.10.1984 tarihli rapor ve krokisinde yeşil ile taralı 27,00 metrekarelik alana tekabül eden 27.03.2017 tarihli keşif sonunda verilen fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (A1), (A2), (A3), (A4) ile gösterilen ve ölçme ve hesap yapma tekniği farkı sebebiyle çok küçük bir fark ile yaklaşık aynı alana tekabül eden kısımları, davacının evinin saçak ve damlalık alanı ve doğal çevre boşluğu olarak kullandığı ve bu kısımların hayatın olağan akışı ve yörenin genel hayat ve yerleşim tarzı da nazara alındığında tapu kayıt maliki davacının zilyetliği altında bulunduğu, bu kısımların tapu kaydı kapsamında kalması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte ise de (A1), (A2), (A3), (A4) ile gösterilen alanların üzerinde (B1), (B2), (B3) ve (B4) ile gösterilen ve hatta 13 ada 3, 4, 20 parsellerin de üzerinde yer alan dükkan ve bürolardan oluşan ... Belediyesi tarafından yaptırılmış iki katlı kavgir bir binanın mevcut olduğu anlaşıldığından, ifraz ile tescil kararı verilemeyeceğinden her bir parselin yüzölçümüne göre oranlanmak suretiyle 13 ada 19 nolu parselin tamamı 1500 pay kabul olunarak 692 payının ... mirasçıları adına geri kalanın 808 payının ... Belediyesi adına, 13 ada 18 nolu parselin tamamı 1400 pay kabul olunarak 644 payının ... mirasçıları adına geri kalanın 766 payının ... Belediyesi adına, 13 ada 17 nolu parselin tamamı 1300 pay kabul olunarak 611 payının ... mirasçıları adına geri kalanın 789 payının ... Belediyesi adına, 13 ada 16 nolu parselin tamamı 1300 pay kabul olunarak 618 payının ... mirasçıları adına geri kalanın 782 payının ... Belediyesi adına tesciline karar verilmesi ve dava konusu 13 ada 16, 17, 18, 19 parsel numaralı taşınmazların üzerlerindeki binanın ... Belediyesine ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerektiği, davacının tapu kaydı kapsamında olan ve fen bilirkişi raporundan (A5) ve (A6) ile gösterilen kısımlar yönünden; 1950 yılından davanın açıldığı tarihe kadar ve o tarihten son keşfin yapıldığı 27.03.2017 tarihine kadar, yol, panayır alanı, tören alanı olarak kullanıldığı mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarıyla sabit olan fen bilirkişisi ...'ün rapor ve krokisinde (A5) ile işaretleyerek gösterdiği 44,82 metrekarelik alan ile 1950 yılından davanın açıldığı tarihe kadar ve o tarihten sonraki uzun yıllar boyunca yol, panayır alanı, tören alanı, Sakarya İlköğretim okulunun teneffüs alanı olarak kullanıldığı mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarıyla sabit olan fen bilirkişisi ...'ün rapor ve krokisinde (A6) ile işaretleyerek gösterdiği 266,96 metrekarelik kısımlar üzerinde davacı ... ve mirasçılarının amaca uygun bir zilyetliklerinin bulunmadığı, bu yerlerin yol, tören, panayır, teneffüs alanı olarak kamunun ortak kullanımına terk edildiği, bu şekilde 20 yılı aşkın süre terk edilen yerlere ilişkin davacıya ait eski tapu kaydının 766 ... Kanun'un 35, 36 ve 38. maddeleri çerçevesinde hukuki değerini yitirdiği sonuç ve kanaatine varıldığından bu yerlerle ilgili davacının davasının reddi gerektiği, satın alındığı 1950 yılından dava tarihine kadar geçen 30 yıl boyunca ve o tarihten bu yana geçen 35 yılı aşkın süre boyunca yol olarak kullanıla geldiği için kadastro paftasında yol olarak bırakılan fen bilirkişisi ...'ün rapor ve krokisinde (A5) ile işaretleyerek gösterdiği 44,82 metrekarelik alanın terk tahsis ve kullanım amacına uygun olarak paftasındaki gibi yol olarak bırakılmasına karar verilmesi gerektiği, 14 ada 1 parsel ... taşınmaz yönünden ise taşınmazın, davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kalan kısmının aynı zamanda davalı Hazine adına olan tapu kaydı kapsamında da kaldığı ve böylece çifte tapunun varlığı mevcut ise de bu alanla ilgili davacının dayandığı tapu kaydının 1940'lı yıllardan itibaren malik tarafından kullanılmamak ve Sakarya İlkokulunun teneffüs alanı, tören alanı olarak kullanılması sebebiyle hukuki değerini yitirdiği ve 1961 yılında ... Valiliği adına tapulanan alan içinde kalması ve bu şekilde kullanılmaya devam etmesi sebebiyle ... Valiliğinin tapuya dayalı zilyetliğinin 1961'den davanın açıldığı tarihe kadar nizasız ve fasılasız devam ettiği ve böylece o tarihte meri mevzuat olan 743 ... Türk Medeni Kanunu'nun (743 ... Kanun) 638 inci maddesindeki "Muhik bir sebep yok iken tapu sicilinde uhdesine malik sıfatı ile mukayyet bulunan bir gayrimenkulü fasılasız ve nizasız on sene müddetle ve hüsnü niyetle yedinde bulunduran kimsenin o gayrimenkulün üzerindeki hakkına itiraz olunamaz." hükmü gereğince davalı ... Valiliğinin dayanağı tapu kaydının geçerli ve mülkiyeti kazandırıcı nitelikte olduğu, satın alındığı 1950 yılından sonra geçen 30 yıl boyunca Sakarya İlkokulunun teneffüs ve tören alanı olarak kullanılan fen bilirkişisi ...'ün rapor ve krokisinde (A6) ile işaretleyerek gösterdiği 266,96 metrekarelik alan ile 14 ada 1 parsel olarak kadastro tespitine konu yapılan alanın diğer kısımlarının yani tamamının ... Valiliği adına oluşturulan tapu kaydı kapsamında, oluşum tarihinden, dava ve kadastro tespit tarihine kadar Sakarya İlkokulu ve bahçesindeki tören ve teneffüs alanı olarak kullanıldığı ve tasarruf edildiğinden davacı ...'nun bu yerle ilgili olarak açtığı davanın da tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği için reddi gerektiği, kadastro sırasında 1961 tarih ve 3 nolu tapu kaydına dayalı olarak tapu kayıt maliki tarafından 10 yıldan çok fazla süreden ve fiili kullanım olarak ise 1940lı yıllardan beri 30 yıldan çok fazla süreden bu yana dava tarihine ve kadastro tespit tarihine kadar Sakarya İlkokulu ve tören-teneffüs alanı olarak kullanılagelen ve 14 ada 1 parsel olarak tespit edilen taşınmazın tamamının kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu 13 ada 15 parselin davacı tapu maliki ... mirasçıları olarak hüküm yerinde gösterilen miras payları oranında ... ve müşterekleri adına, dava konusu 14 da 1 parsel numaralı taşınmazın ... Valiliği adına, dava konusu 13 ada 15 parsel ile 14 ada 1 parsel arasında kalan yolun paftasındaki gibi yol olarak bırakılmasına, dava konusu 13 ada 19 nolu parselin tamamı 1500 pay kabul olunarak 692 payının hüküm yerinde gösterilen paylarla ... mirasçıları adına, geri kalanın 808 payının ... Belediyesi adına, 13 ada 18 nolu parselin tamamı 1400 pay kabul olunarak 644 payının hüküm yerinde gösterilen paylarla ... mirasçıları adına geri kalanın 766 payının ... Belediyesi adına, 13 ada 17 nolu parselin tamamı 1300 pay kabul olunarak 611 payının hüküm yerinde gösterilen paylarla ... mirasçıları adına geri kalanın 789 payının ... Belediyesi adına, 13 ada 16 nolu parselin tamamı 1300 pay kabul olunarak 618 payının hüküm yerinde gösterilen paylarla ... mirasçıları adına, geri kalanın 782 payının ... Belediyesi adına, dava konusu olmadığı yapılan keşifler ve alınan fen bilirkişileri raporlarıyla açıkça anlaşılan 13 ada 20, 21, 22, 23 ve 24 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının karar kesinleştiğinde yapılan tespit ve komisyon kararı çerçevesinde olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri

1.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ile aşamalardaki iddialarını tekrarlayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının satın aldığı kısmın 202,00 metrekareye düşürüldüğünü, kararla 13 ada 16, 17, 18 ve 19 nolu parsellerle davacılara verdiği alanın toplam 25,65 metrekare olduğunu, ancak kadastro çalışmalarıyla davacılara bırakılan alanın 202,00 metrekare olup iş bu kararla davacıların alanının 227,65 metrekare olduğunu ancak paralarıyla satın aldıkları yerin 311,35 metrekaresinin Belediye İdaresine verildiğini, 14 ada 1 parsel ... taşımaz yönünden Hazinenin talebi olmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından karar verildiğini, (A5) ile gösterilen bölümün kadastro tespitinden sonra yol olarak kullanılmaya başlandığını, öncesinde davacıların evinin önü olan yer olduğunu, davacıların tapu kaydının 13 ada 16, 17, 18, 19 dükkanlar ile 20 nolu bölümün davalı ... İdaresinin satışını yaptığı 539,00 metrekarelik alanı kapsadığını ve bu taşınmazların tamamının davacılara verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, 13 ada 16, 17, 18, 19 parsel ... taşınmazlar yönünden davacının davasını ispat edemediğini, bu taşınmazların belediyenin tasarrufunda bulunduğunu, davacı ve tanıkların, kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri yeri göstermediklerini, bu dört taşınmazın "Belediye Pasajı" olarak bilinen yerdeki 4 adet dükkana ilişkin olduğunu, taşınmazların tamamının belediye adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, 14 ada 1 parsel numaralı taşınmaz yönünden, ... Valiliği adına tescili hukuken mümkün olmadığı gibi bu taşınmazın nakit ve hizmet karşılığı ... Belediyesi'ne devredildiğini, bu nedenle bu taşınmazın ... Belediyesi adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak 13 ada 14, 15, 16, 17, 18, 19 ve 14 ada 1 parsel ... taşınmazların belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacıların davalarını ispatlayamadıklarını, dava konusu edilen taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken ve herkes tarafından kullanılan yol, meydan ve okul bahçesi niteliğinde olduğunu, davacılar tarafından davalı belediyeye ait olan taşınmazlar yönünden açılan davada Hazine yönünden husumet bulunmadığını, davacılar adına tescile karar verilen taşınmazların tamamının Hazine adına tescil edilmesi gereken taşınmazlar olduğunu, ayrıca dava konusu 14 ada 1 parsel numaralı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken tüzel kişiliği bulunmayan ... Valiliği adına tesciline karar verilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 13 ada 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 14 ada 1 parsel ... taşınmazların kadastro tutanaklarında taşınmazların davalı olduğu belirtildiği için tutanakların ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği, dava konusu 14 ada 1 parsel numaralı taşınmazın 28.10.1987 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydıyla nakit ve hizmet karşılığı ... Belediyesi Tüzelkişiliğine devredildiği, tarafların dayandıkları ve dava konusu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının incelenmesinde; dava konusu 13 ada 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 24 parsel ... taşınmazların bulunduğu ve Ağustos 1939 tarih ve 5 sıra nolu tapu kaydı ile ... oğlu ... mirasçıları adına kayıtlı olan 1.073,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tamamının Ağustos 1939 tarihli ve 7 sıra nolu tapu ile ... Belediyesine satışının yapıldığı, daha sonra 1950 yılında belediyece taşınmazın 539,00 ve 534,00 metrekare olarak ikiye ifraz edildiği, ifraz edilen 539,00 metrekare büyüklüğündeki kısmın 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydı ile davacıların murisi ...'ya satıldığı, bakiye 534,00 metrekarelik kısmın ise 06.12.1950 tarihli ve 4 sıra nolu tapu ile Belediye uhdesinde bırakıldığı, bu tapulardan; Ağustos 1939 tarihli ve 7 sıra nolu tapu kaydının sınırlarının, D:... oğlu ... veresesi, B:Yol, K:Belediye Kahvesi, G:Yol, dava konusu 13 ada 15 parsele uygulanan 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydının sınırlarının, D:... oğlu ... vereseleri dükkanı, B:İfrazen Belediye uhdesinde kalan müfrez hane, K:Belediye Kahvesi, G:Yol, dava konusu 13 ada 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 24 parsellere uygulanan 06.12.1950 tarihli ve 4 sıra nolu tapu kaydının sınırlarının, D:... oğlu ...'ya satılan, evvelce arsa iken halen Hane, B:Yol, K:Belediye Kahvesi, G:Yol, dava konusu 14 ada 1 parsele uygulanan Ekim 1961 tarih ve 3 sıra nolu tapu kaydının sınırlarının ise D:İstasyon ve Taşbaşı Mahallesine giden yol, B:Kısmen Hükümet caddesi, kısmen Jandarma binası, K:Kısmen Jandarma binası, kısmen K.K. Binası, G: ... evi, PTT arsası, Hazine arsası olduğu, davacı tarafın dayandığı 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydının sınırlarının sabit olduğu, tapu sicil muhafızlığının 1969 yılında yanması sonucu ifraz krokisinin de yandığı, dolasıyla mahalline uygulanacak bir ifraz krokisinin bulunmadığı, bu nedenle mahalline uygulanan bu tapunun miktarına itibar edilmesi gerektiği, dava konusu 13 ada 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 24 parsel numaralı taşınmazların bulunduğu 1.073,00 metrekarelik alana ait Ağustos 1939 tarihli ve 7 numaralı tapunun ifrazı sırasında, tapunun "Belediye Kahvesi" olarak okunan kuzey sınırının ifraz işlemi sırasında değiştirilmeyerek ifrazdan sonra oluşan 06.12.1950 tarihli 3 ve 4 sıra numaralı tapuların da kuzey hududu olarak yazıldığı, dolayısıyla davacı tarafın dayandığı 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydının kuzey sınırı her ne kadar "Belediye Kahvesi" olarak okusa da, zeminde dava edilen yerlerin kuzey sınırının tam olarak "Belediye Kahvesi"ne denk gelmediği, bu durumun ifraz sırasında 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra nolu tapunun kuzey sınırının değiştirilmeyerek aynı şekilde "Belediye Kahvesi" olarak yazılmasından kaynakladığı, dava konusu edilen 13 ada 16, 17, 18 ve 19 numaralı taşınmazlar yönünden kurulan hükümde, taşınmazların üst yapı ile birlikte paylı hale getirilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı, zira taşınmazlar üzerinde ... Belediyesi tarafından yapılan dükkan ve yapıların mevcut olduğu, bu nedenle bu taşınmazların davacılara verilecek bölümlerinin ifrazı ile taşınmazlar üzerinde bulunan yapı ve binaların ... Belediyesi'ne ait olduğu hususunun beyanlar hanesine şerhine şeklinde karar verilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazlardan 14 ada 1 parsele uygulanan Ekim 1961 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydının doğu sınırının "İstasyon ve ... mahallesine giden yol" olarak okunduğu, o tarihte istasyon ve... Mahallesine giden yolun fen bilirkişisinin 04.04.2017 tarihli raporuna ekli Ek-2 nolu haritada (A5) rumuzuyla gösterdiği yol olmadığı, bu hususun dinlenen mahallli bilirkişiler ve tanıklar tarafından da teyit edildiği, tapu kaydının oluşturulduğu 1961 yılında fen bilirkişisinin 04.04.2017 tarihli raporuna ekli (Ek-2) nolu haritada (A5) rumuzuyla gösterdiği yolun henüz mevcut olmadığı, o halde mevcut olmayan yolun sınır olarak okunmasının mümkün bulunmadığı, Ekim 1961 tarihli ve 3 sıra nolu tapunun doğu sınırında okunan yolun, fen bilirkişisinin 04.04.2017 tarihli raporuna ekli Ek-2 nolu haritada 14 ada 1 sınırları içinde gösterilen ve "Eski yol" olarak kesik çizgilerle gösterilen yol olduğu, bu nedenle fen bilirkişisinin 04.04.2017 tarihli raporuna ekli Ek-2 nolu haritada (A6) rumuzuyla gösterdiği 266,96 metrekarelik alanın davacı tarafın dayandığı tapu sınırları içinde kaldığı, dolayısıyla 13 ada 15 parsele uygulanan 1950 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydı ile 14 ada 1 parsele uygulanan 1961 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydının çakışmadığı ve bu yöndeki ilk derece mahkemesi kabulünün yerinde olmadığı, raporda (A5) rumuzuyla gösterilen 44,82 metrekarelik yolun da davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu alan yönünden herhangi bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı anlaşıldığından, fen bilirkişisinin 04.04.2017 tarihli raporuna ekli Ek-2 nolu haritada (A6) rumuzuyla gösterdiği 266,96 metrekarelik alanın 14 ada 1 parselden ifrazı ile bu alanla birlikte (A5) rumuzuyla gösterdiği 44,82 metrekarelik alanın davacı tarafa ait 13 ada 15 parsel numaralı taşınmaza eklenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği halde, bu bölümler hakkında red kararı verilmesinin doğru olmadığı, dava konusu 14 ada 1 parsel numaralı taşınmazın bakiye 3.707,04 metrekarelik kısmının ise 28.10.1987 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydıyla yapılan satışı dikkate alınarak 3402 ... Kanun'un 40. maddesi gereğince ... Belediyesi adına tespit ve tesciline karar verilmesi gerekirken ... Valiliği adına tescile karar verilmesinin de doğru olmadığı, ancak dava konusu olmadığı anlaşılan 13 ada 20, 21, 22, 23 ve 24 parsel numaralı taşınmazlar yönünden kurulan hükmün ise doğru olduğu gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine, dava konusu ... ili ... ilçesi Yeni Mahallede bulunan 13 ada 16 parselden fen bilirkişisinin 04.04.2017 havale tarihli raporunda gösterdiği 6,18 metrekarelik, 13 ada 17 parselden, aynı tarihli raporda gösterdiği 6,11 metrekarelik, 13 ada 18 parselden, aynı tarihli raporda gösterdiği 6,44 metrekarelik, 13 ada 19 parselden, aynı tarihli raporda gösterdiği 6,92 metrekarelik bölümler ile aynı tarihli raporda (Ek-2) numaralı haritada (A6) rumuzuyla gösterdiği 266,96 metrekarelik alanın 14 ada 1 parselden ifraz edilerek, fen bilirkişisinin raporunda (A5) rumuzuyla gösterdiği 44,82 metrekarelik alan ile birlikte dava konusu 13 ada 15 parsel numaralı taşınmaza eklenmek suretiyle; 13 ada 15 parselin 538,90 metrekare yüzölçümüyle, "Arsalı Kargir Ev" vasfıyla, hüküm yerinde gösterilen pay oranlarıyla ... ve müşterekleri adına tespit ve tesciline, 13 ada 16, 17, 18, 19 parsel numaralı taşınmazların bakiye kısımlarının ... adına tespit ve tesciline, 13 ada 16, 17, 18, 19 parsel numaralı taşınmazlar üzerinde bulunan bina ve yapıların ... Belediyesine ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesine, dava konusu 14 da 1 parsel numaralı taşınmazın ifrazdan sonra bakiye 3.707,04 metrekarelik kısmının ... adına tespit ve tesciline, fen bilirkişisinin 04.04.2017 havale tarihli raporu ve eklerinin kararın eki sayılmasına, temyize konu edilmeyen 13 ada 20, 21, 22, 23 ve 24 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının karar kesinleştiğinde yapılan tespit ve komisyon kararı çerçevesinde olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ...

vekili, davalı Hazine vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle hem İlk Derece hem de Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, (A5) ile gösterilen kısmın 60 - 70 yıldır yol olarak kullanıldığını ve davacılar adına tesciline karar verilemeyeceğini, 14 ada 1 parsel ... taşınmazın (A6) ile gösterilen kısmının yıllardır belediyeye ait olduğunu, bu taşınmazın kaymakamlık tarafından kendilerine devredildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında taşınmazın tamamının belediyeye ait bedeli karşılığında satın alınan tapu kaydı kapsamında olduğu belirtilmesine rağmen (A6) ile gösterilen kısmın davacılar adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığını, 13 ada 16, 17, 18, 19 parsel ... taşınmazlar yönünden davacının davasını ispat edemediğini, bu taşınmazların belediyenin tasarrufunda bulunduğunu, davacı ve tanıkların, kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri yeri göstermediğini, bu dört taşınmazın "Belediye Pasajı" olarak bilinen yerdeki 4 adet dükkan olduğunu, taşınmazların tamamının belediye adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle 13 ada 14, 15, 16, 17, 18, 19 ve 14 ada 1 parsel ... taşınmazların belediye adına tesciline ve (A5) harfiyle gösterilen kısmın Belediye adına tesciline olmadığı takdirde (A5) ile gösterilen kısmın paftasındaki gibi yol olarak bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle hem İlk Derece hem de Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazların tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, bu bağlamda 14 ada 1 parsel ... taşınmazında Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

3.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle davalılarn temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, ancak hüküm kurulurken ... mirasçılarının paylarının hesabında sehven hata yapıldığını, ...'un mirası 8 pay kabul edilerek 2/8 payın eşi ...'e, 3/8 payın çocukları ... ve ...verilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki bu hatanın düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın niteliğinin aktarılan dava olarak kabul edilip edilemeyeceği, aktarılan dava olması halinde malik haneleri davalı olduğu belirtilmek suretiyle boş bırakılan 13 ada 11, 12, 13, 14 parsellerinde dava konusu olup olmadığı ve çekişmeli taşınmazların tarafların dayandığı tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı ve kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmaz bölümü hakkında Kadastro Mahkemesi tarafından karar verilip verilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20, 30/2 ve 40 ıncı maddeleri,

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesince, hükme esas alınan 04.04.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda (A5) ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında, yukarı yazılı şekilde karar verilmiş ise de, (A5) ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında kadastro çalışmaları sırasında kadastro tutanağı düzenlenmediği ve taşınmaz bölümünün tescil harici olan ve paftasında yol olarak gösterilen kısımda kaldığı anlaşılmaktadır.

3402... Kadastro Kanunu' nun 26/son maddesinde "Kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar." hükmüne yer verilmiş olup, buna göre hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılacak davalarda Kadastro Mahkemesinin değil genel mahkemelerin görevli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemelerce re'sen dikkate alınması gerekir.

Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, hükme esas alınan 04.04.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda (A5) ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu taşınmaz bölümü yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince, 13 ada 15 ila 19 ve 14 ada 1 parsel ... taşınmazlar yönünden yukarıda (IV.C) nolu bentte yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki, davacı ..., kadastro tespitinden sonra ancak askı ilanından önce, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, ada ve parsel numarası belirtmeden, kadastro çalışması sırasında 13 ada 15 parselin tespitine esas alınan 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra numaralı müfrez tapu kaydına dayanarak, taşınmazına ... ile Hazine tarafından müdahale edildiğini belirterek, davalıların elatmalarının önlenmesi istemiyle dava açmış ve savunma olarak davalı ... aynı tarihli ve aynı kökten gelen 4 sıra numaralı müfrez tapu kaydına, davalı Hazine ise tescil ilamıyla oluşan Kasım 1961 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır.

Davacı ile davalı ...'nın dayandıkları tapu kayıtlarının kök tapu kaydı, idari yoldan oluşan 1.073,00 metrekare yüzölçümlü Ağustos 1939 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydı ... oğlu ... mirasçıları adına olup, bu tapu kaydı da tedavül görerek 08.08.1939 tarihli ve 7 sıra numaralı kayıt olarak ... Belediyesi'ne satış yoluyla intikal etmiş ve Belediye tarafından bu tapu kaydı ifraz edilerek, tapu kaydının 539,00 metrekare yüzölçümlü kısmı 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydıyla satış yoluyla davacıya intikali etmiş, kalan 534,00 metrekarelik kısım ise 06.12.1950 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydı olarak ... uhdesinde bırakılarak 13 ada 16 ila 27 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerine esas alınmıştır.

Davalı Hazine'nin dayandığı 5.065,00 metrekare yüzölçümlü Ekim 1961 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydının ise, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.06.1928 tarih ve 1928/334 Esas, 1928/112 Karar ... tescil ilamı ile oluştuğu ve 14 ada 1 parselin kadastro tespitine esas alındığı ve yargılama sırasında tedavül görmek suretiyle 28.10.1987 tarihli ve 2 sıra numaralı kayıt olarak ... adına tapu kaydı oluştuğu anlaşılmaktadır. Aşamalarda yapılan yazışmalar neticesinde, hem davacı ve davalı ...'nin dayandığı tapu kayıtlarının ifraz haritasının, hem de davalı Hazine'nin dayandığı tescil davasına ilişkin dava dosyasının ve krokisinin bulunamadığı belirlenmiştir.

Davacı, dava tarihinden önce 05.12.1980 tarihinde, kadastro komisyonuna, dava dışı ... ile 13 ada 11 ila 24 ve 14 ada 1 parsellerin kadastro tespitlerinin doğru bir şekilde yapılmadığı iddiasıyla itiraz etmiş, davacı itirazında, 13 ada 15 parseldeki yüzölçümü eksikliğinin 13 ada 16 ila 24 ve 14 da 1 parsel ... taşınmazlardan tamamlanmasını istemiş, komisyon ise 15.04.1981 tarihli kararıyla, 13 ada 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 parsellerin tamamının Aralık 1950 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydı ile 534,00 metrekare olarak ... Belediyesi adına kayıtlı olduğu, 1973 yılında haricen ifraz edilerek parsellerin oluştuğu, tapu miktarının 534,00 metrekare olmasına rağmen tapu miktarından 355,00 metrekare eksik olduğu, ...'nun tapusunun 539,00 metrekare olduğu ancak 337,00 metrekaresinin eksik olduğu, 14 ada 1 parsel ... taşınmazın tapu miktarının 5.065,00 metrekare olduğu ancak 1.091,00 metrekarenin eksik olduğu ve taşınmazların tamamının eskiden beri hali hazır ve fiili zemin durumuna göre kullanıldığı gerekçesiyle, 13 ada 11 ila 24 ve 14 ada 1 parsellerin tespitlerine yapılan tüm itirazların reddine karar vermiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesince, görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine devredilmesinden sonra Kadastro Mahkemesince, davanın genel mahkemeden aktarılan dava olduğu ve davacının dava konusu ettiği taşınmazların 13 ada 15 ila 24 ve 14 ada 1 parsel ... taşınmazlar olduğu kabul edilmek suretiyle, aşamalarda değişik tarihlerde keşif yapılarak, hem davanın kapsamında kalan taşınmazlar hem de tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsadığı taşınmazların tespitine çalışılmış, ancak bu tapu kayıtlarının kapsadığı taşınmazlara ilişkin dava dosyaları ile tarafların aşamalarda eldeki dosyayla irtibatının bulunduğunu belirtikleri dosyalar ve dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazların kadastro tutanaklarının örnekleri eldeki dosya içerisine getirtilmiştir. Tarafların aşamalardaki eldeki dosyayla irtibatlı bulunduğuna ilişkin iddia ve savunmalarına istinaden getirtilen dava dosyalarına göre;

a)Dava konusu 13 ada 15 parsel ... taşınmaza komşu 13 ada 13 ve 14 parsel ... taşınmazların kadastro tutanaklarında, taşınmazların ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/398 Esas ... dosyasında dava konu olması nedeniyle malikhanelerinin açık bırakıldığının belirtildiği, kadastro tutanağında belirtilen davanın 04.05.1971 tarihinde davacı Hazine tarafından, ... (eldeki dosyadaki davacı), ... ile ...,... aleyhine, Ekim 1953 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak, hem tapu kaydının mesahasının tashihi hem de davalıların el atmasının önlenmesi istemiyle açılmış olduğu, bu davada, davalı ...' nun, taşınmazın bir kısmının 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, diğer davalı şahısların ise, dükkanların bulunduğu kısma ilişkin olarak 50 yılı aşkın bir süredir kullanımlarında olduğu yönündü savunmalarda bulundukları, yargılama neticesinde 26.02.1980 tarih ve 1971/398 Esas, 1980/104 Karar ... kararla, 20.06.1979 tarihli fen bilirkişi raporunda tarafların kullandığı ve tapu kayıtları kapsamında kalan yerlerin gösterildiği belirtilerek, davalıların müdahalelerin men'ine ve davacı Hazine'nin dayandığı tapu kaydının mesahasının tashihine karar verildiği, bu kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 02.12.1980 tarih ve 1980/13642 Esas, 1980/14865 Karar ... kararıyla onanmasına karar verildiği ve aynı Dairenin 08.07.1981 tarih ve 1981/7339 Esas, 1981/9187 Karar ... kararıyla da davalı şahısların karar düzeltme istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

b)... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/295 Esas ... dava dosyasına göre (öncesi ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/256 Esas ... dava dosyası), 1966 yılında davacılar ... ...,... tarafından, ... ile ... ve ... aleyhine, zilyetliğe dayanılarak, davalıların müdahalelerinin men'ine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı, bu davada davacıların zilyet olduğu kısımlar tespit edilerek fen bilirkişisince krokiye bağlandığı ve yargılama neticesinde 18.06.1970 tarih ve 1969/295 Esas, 1970/235 Karar ... kararla, fen bilirkişi raporunda davacılara ait olduğu belirtilen taşınmazlara davalıların müdahalesinin men'ine karar verildiği ve bu kararın, taraflara tebliğine rağmen temyiz edilmediğinden bahisle 03.05.1970 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

c)... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/416 Esas ... dava dosyasına göre (öncesi ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/141 Esas, 1971/643 Karar ... dava dosyası), 18.03.1970 tarihinde davacı ... (eldeki dosyadaki davacı) tarafından, ... ile ... ve ... hakkında, 06.12.1950 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak, davalıların elatmasının önlenmesi istemiyle açılmış davada, davacının dayandığı tapu kaydının keşif sırasında zeminde uygulandığı ve yargılama neticesinde 18.12.1973 tarih ve 1972/416 Esas, 1973/433 Karar ... kararla, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ilişkin olmadığı gibi, aynı zamanda aynı mahkemenin 1970/235 Karar ... dava dosyasında görülen taraflar arasındaki davanın konusu ile eldeki davanın konusunun aynı yer olduğu ve bu kararın eldeki dosya için kesin delil oluşturduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği ve davacı ...'nun temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 31.12.1974 tarih ve 1974/10874 Esas, 1974/10133 Karar ... kararıyla hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

d)Dava konusu 13 ada 15 parsel ... taşınmaza komşu 13 ada 11 ve 12 parsel ... taşınmazların kadastro tutanaklarında, taşınmazların ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/173 Esas ... dava dosyasında dava konusu olduklarından bahisle malikhanelerinin açık bırakıldığının belirtildiği, kadastro tutanağında belirtilen davanın, 05.07.1972 tarihinde, davacı ... tarafından, ... (eldeki dosyadaki davacı), Hazine ile ..., ... ve ... aleyhine, davaya konu edilen taşınmazın Kasım 1971 tarihli ve 8 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla açılmış olduğu, davada, tapu kayıt uygulaması da yapıldığı ve fen bilirkişi raporunda kayıt kapsamı olarak Sakarya İlkokulunu'nun duvarı ile eski yolun bulunduğu kısmın gösterilmiş olduğu, yargılama neticesinde 29.12.1983 tarih ve 1972/173 Esas, 1983/286 Karar ... kararla davanın takip edilmediği belirtilerek işlemden kaldırılmasına kararı verildiği ve ayrıca dosya içerisindeki belgelere göre, 13 ada 11 parsel ... taşınmazın, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.09.1990 tarih ve 1990/130 Esas, 1990/187 Karar ... kararıyla hükmen kamulaştırılarak ... Belediyesi adına tesciline karar verildiği ancak kadastro tutanağının halen kesinleşmemiş olduğu anlaşılmıştır.

e)... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1984/93 Esas ... dava dosyasına göre; 25.04.1984 tarihinde davacı ... tarafından, ... (eldeki dosyada davacı), Hazine ile ... ve ... aleyhine, Kasım 1971 tarihli ve 8 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak, hem davalı Hazinenin savunmasında belirttiği Ekim 1953 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydının iptali hem de davalıların elatmasının önlenmesi istemiyle açılmış olan davada, davalı Hazinenin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/398 Esas ... dava dosyasında verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğunu savunduğu ve yargılama neticesinde, 21.11.1989 tarih ve 1984/93 Esas, 1989/354 Karar ... kararla, 13 ada 12, 13 ve 14 parsel ... taşınmazların aynı mahkemenin 1971/398 Esas, 1980/104 Karar ... Yargıtayca onanarak kesinleşen dava dosyasında da dava konusu oldukları ve bu dosyada verilen kararın kesin hüküm ve delil oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Yukarıdaki (a) ila (e) paragraflarında (bentlerinde) belirtilen dava dosyalarına göre, 13 ada 11, 12, 13 ve 14 parsellere ilişkin dava dosyalarında, eldeki davanın davacısı ile davalıları Hazine ve ... Belediyesi'nin de taraf oldukları, yapılan keşiflerde davacı ...'nun da dayandığı Aralık 1950 tarihli ve 3 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığı, ancak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/398 ve 1971/173 Esas ... dava dosyalarının Kadastro Mahkemesine aktarılarak taşınmazların malik hanelerinin doldurulmadığı anlaşılmaktadır.

Ne var ki davacı, dava açarken dava konusu ettiği taşınmazların ada ve parsel numaralarını bildirmemiş ise de, Kadastro Mahkemesince farklı tarihlerde beş keşif yapılarak davacının dayandığı tapu kaydının kapsadığı alanın tespit edilmesine çalışılmış ve hem İlk Derece Mahkemesince hem de Bölge Adliye Mahkemesince, 27.03.2017 tarihinde yapılan son keşif sonrası 24.09.1984 tarihinde davacının da katılımıyla yapılan keşif sonucunda düzenlenen 02.10.1984 tarihli fen bilirkişi raporuna atıf yapılarak düzenlenen 04.04.2017 havale tarihli fen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle karar verilmiştir.

Söz konusu 02.10.1984 tarihli fen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu ettiği taşınmazların 13 ada 16 ila 19, 14 ada 1 ve 13 ada 15 ile 14 ada 1 parsel ... taşınmazın ortasında kalan ve paftasında yol olarak gösterilen tescil harici kısım olduğu belirtilmiştir.

Bu itibarla; davacı tarafın, anılan raporun hükme esas alınmasına yönelik istinaf ve temyiz sebebinin bulunmadığının anlaşılmış olması karşısında, davacının davasına konu ettiği taşınmazların bu parseller olduğunun kabul edilmesi zorunlu ise de, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda (a) ila (e) bentlerinde belirtilen dava dosyalarındaki fen bilirkişi raporlarında belirtilen dava konusu taşınmazların eldeki dava ile irtibatının bulunup bulunmadığı hususlarında her hangi bir araştırma yapılmamış; bu davalar ile eldeki dava arasında irtibat bulunması halinde, birlikte görülmek suretiyle davanın aktarılan dava olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği ve bu bentlerde belirtilen dava dosyalarında dava konusu edilen taşınmazların eldeki davanın konusu olan taşınmazlarla aynı olmaması halinde dahi bu davalarda verilen kararların kuvvetli delil oluşturup oluşturmayacağı üzerinde durulmadığı gibi, eldeki dosyada davacı ... dışında gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılmış bir dava veya açılmış davaya müdahale bulunmadığı da göz ardı edilerek, ...' nın 14 ada 1 parsel ... taşınmaz hakkında davası bulunmamasına rağmen 3402 ... Kanun'un 40 ıncı maddesi dikkate alınarak karar verilmesi cihetine gidilmiştir.

2.Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, eldeki davanın aktarılan dava niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi yönünden, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1971/398 ve 1972/173 Esas ... dava dosyalarında dava konusu edilen taşınmazlara ilişkin kroki ile eldeki davanın konusu olan taşınmazlara ilişkin tesis kadastro paftası ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılarak, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin anılan dava dosyalarında dava konusu edilen taşınmazların eldeki davanın konusu olup olmadıkları tespit edilmelidir.

a)Bu çakıştırma neticesinde; eldeki davan konusu olan taşınmazların, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin sözü edilen dosyalarında dava konusu edilen yerlerden olmadığının anlaşılması halinde, eldeki davada re'sen araştırma ilkesinin uygulanamayacağı, taraflarca getirilme ilkesi doğrultusunda 13 ada 15 parsel ... taşınmaz hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gözetilerek, bu taşınmaz hakkındaki kadastro tutanağının olağan usullere göre kesinleştirilmesi için kadastro tutanak aslının Kadastro Müdürlüğüne iade edilmesinden sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan ve taşınmazların bulunduğu mahallede yaşayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tutanak bilirkişileri ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak bu keşifte, dava konusu taşınmazların tek tek gezilmesi suretiyle, davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ile taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtları, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20 nci maddesinde belirtilen ve yukarıdaki açıklanan ilkeler doğrultusunda mahalline uygulanarak sınırları itibariyle dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları belirlenmeli; davacının dayandığı tapu kaydının 3402 ... Kanun'un 20/A maddesi uyarınca kapsamı tayin edilirken, davacının, davalı ... ile Hazine arasında görülen ve yukarıda belirtilen Asliye Hukuk Mahkemesine ilişkin dava dosyalarındaki tapu kayıt uygulamaları ile keşiflerden yararlanılmalı; bu şekilde davacının dayandığı tapu kaydının 13 ada 15 parsel ... taşınmaz ile hangi taşınmaz / taşınmazları kapsadığı belirlenmeli; kayıt uygulaması yapılırken Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava dosyalarının kuvvetli delil mahiyetinde olup olamayacağı değerlendirilmeli; bu bağlamda anılan dava dosyalarındaki fen bilirkişi raporlarına ekli olan krokiler ile taşınmazların tesis kadastro paftasının ölçeği eşitlenmek suretiyle çakıştırılarak, davacının dayandığı tapu kaydının kapsamının belirlenmesine çalışılmalı; bu krokileri uygulanabilirliğinin bulunmaması ve şeklen dahi yararlanılmasının mümkün olmaması halinde, kayıtlardaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı; ifraz yoluyla oluşan (müfrez) tapu kayıtlarının kapsamının, kök tapu kaydının içinde aranmasının zorunlu olduğu düşünülmeli; davacının dayandığı tapu kaydının kök kaydı uygulanarak, kök tapu kaydı ve sonrasında tüm ifraz tapu kayıtlarının kapsamları okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli; kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazın tasarrufu hususundaki beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

b)Çakıştırma neticesinde, eldeki davanın konusu olan parsellerin, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan dosyalarında da dava konusu edilen yerlerden olduklarının anlaşılması halinde, 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince kadastro hakiminin, iddia ve savunma çerçevesinde hüküm kurarken, davanın tarafları ile bağlı kalmaksızın hak sahibi olduklarını saptadığı takdirde dava dışı üçüncü şahıslar lehine de tescil hükmü vermekle yükümlü olduğu, bu bağlamda re'sen araştırmak suretiyle gerçek hukuki durumu tespit etmek zorunda olduğu gözetilerek; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, ilgili taşınmazların tutanak asılları getirtilmek suretiyle,

Kadastro Mahkemesine aktarılması gereken Asliye Hukuk Mahkemesi dosyaları tespit edilmeli ve bu dosyalardaki tarafların eldeki davaya yöntemince katılımları sağlanarak iddia ve savunmalarını sunmaları için kendilerine imkan verilmeli, bildirmeleri halinde delilleri toplanmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde keşif yapılmak suretiyle yukarıda (2.a) bendinde belirtilen hususlar dahilinde, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında araştırma yapılıp, Asliye Hukuk Mahkemelerince verilen kararların taraflar arasında kuvvetli delil / usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı da değerlendirilerek, gerçek hukuki durumun ve hak sahiplerinin tespit edilmesi suretiyle çekişmeli taşınmazların malik hanelerinin doldurulması yönünde bir karar verilmelidir.

3.Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yazılı şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın, davanın, aktarılan dava niteliğinde olup olmadığı belirlenmeden, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, kadastro hakimi, infazı mümkün ve doğru sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurmakla yükümlü olduğu halde, Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazlar hakkında paylı olarak hüküm kurulmasına rağmen hüküm fıkrasında pay / payda eşitliği sağlanmaksızın, 3402 ... Kanun'un 1 inci maddesine aykırı olarak doğru sicil oluşturmaya elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.