8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/5641 E. , 2023/6183 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
...
...
...
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı ... tarafından istenilmekle, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.05.2023 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacılar ... ve müşterekleri vekili Av. ..., karşı taraftan Hazine vekili Av. ... ' in katılımlarıyla duruşmaya başlanarak kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklikler tamamlanmış olmakla; dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında, Van ili ... Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 119 ada 129 parsel ... 63.767,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak, askeri bina ve arsası niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacılar ..., ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; tapu kaydına dayalı olarak, ... parsel ... taşınmazın davacılar adına tescilini istemiştir. II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın tapu kaydına dayalı olarak Hazine adına tespit gördüğünü, askeri birliklerin zilyet ve kullanımında bulunduğunu, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının yüzölçümünün çok az olup dava konusu taşınmaza ait olmasının mümkün olmadığını, davacılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının da oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2011 tarihli ve 2007/10938 Esas, 2011/514 Karar ... kararı ile; davanın kabulüne, dava konusu 119 ada 129 parsel ... taşınmazın ... mirasçıları tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 22.04.2011 tarihli ve 2007/10938 Esas, 2011/514 Karar ... kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.03.2015 tarih ve 2017/490 Esas, 2015/1614 Karar ... kararıyla; " İlk Derece Mahkemesince, davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar vermeye yeterli bulunmadığı, 119 ada 129 parsel ... taşınmazın 24.04.1987 tarih 42 ... tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edildiği, davacı tarafın Ekim 1960 tarih 30 sıra numaralı kayıttan gelen 01.12.1966 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açtığı, mahkemece kayıt uygulaması yapılmadığı gibi zilyetliğe ilişkin yerel bilirkişi ve tanıkların sözlerinin de soyut ve gerekçesiz sözlerin tekrarından ibaret olduğu açıklanarak, her iki tarafın dayanağı olan tapu kayıtları Tapu Arşiv Dairesi Başkanlığından da sorulmak sureti ile tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte dosyaya getirtilmesi, söz konusu tapu kayıtlarının kadastro çalışmaları sırasında revizyon görüp görmediğinin sorulması, daha sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif yapılması, 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun) 20 nci maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtlarının yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanması, böylece tapu kayıtlarının kapsamının kesin olarak belirlenmesi, her iki tapu kaydının da dava konusu taşınmazları kapsaması halinde kayıtlardan hangisine üstünlük tanınacağı üzerinde durulması, aynı şekilde yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, ziraatçı bilirkişiden çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini bildirir, zilyetlikle edinilebilcek tarım arazisi niteliğindeki yerlerden olup olmadığını açıklar, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, gerektiğinde çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, ilk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava açısından, davanın kısmen kabulü ile 119 ada 129 parsel ... taşınmazın fen bilirkişi raporunda 119 ada 129/A olarak gösterilen 2756,16 m2 yüzölçümündeki kısmının tespitinin iptali ile ham toprak vasfıyla ... Oğlu ... mirasçılarına kanuni payları oranında adlarına, 119 ada 129/B olarak belirlenen kısmının tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar ...
ve arkadaşları vekili ile davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 119 ada 129 parsel ... taşınmazın tamamının tapu kaydı ve zilyetlik yoluyla davacılara geçtiğini, tarım arazisi vasfında iken askeriye tarafından çıkartıldıklarını, buna rağmen ilk derece mahkemesince kısmen kabul kararı verildiğini, taşınmazın sınırlarının sabit ve belirlenebilir nitelikte olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın öncesinde tapu kaydına dayalı olarak elinde bulunduran kişilerden 1970 yılında davacının murisleri ... tarafından satın alındığını, 1972 yılında askeriye tarafından işgal edilmesi nedeniyle davacının murisleri tarafından içinde bulunan ev, ahır ve arazinin tamamı zorunlu olarak terk edilmek zorunda kalındığını, o tarihler itibariyle hiç bir vatandaşın askeriye ile ters düşemeyeceğini, kamulaştırma yapılmadan araziye el konulduğunu, tapu kaydının sınırlarının değişemeyecek nitelikteki sabit sınırlar ihtiva ettiğini, fen bilirkişi raporunda dahi sabit sınırlı olduğunun belirtildiğini, ek raporda ise bu görüşün değiştirildiğini, sınırların sabit nitelikte olmadığı varsayılsa dahi kalan kısım yönüyle el koymaya kadar zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğini, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 119 ada 129 parsel ... taşınmazın tamamı üzerinde davacılar lehine mülkiyet koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 13, 14, 20 inci maddeleri
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler ve dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8,400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazine'ye verilmesine,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...