Esas No
E. 2021/1
Karar No
K. 2024/98
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1

KARAR NO: 2024/98

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23.09.2020

NUMARASI: 2018/379 E. - 2020/444 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereğince, davalıya ödenmek üzere düzenlediği 31.07.2017 tarihli 61.376,70 TL tutarlı, 29.08.2017 tarihli 5.806,08 TL tutarlı, 29.08.207 tarihli 15.132,90 TL tutarlı, 29.08.2017 tarihli 7.098,62 TL tutarlı fatura tutarlarının ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dosyada gönderilen ödeme emrinin tebliği üzerine davalının takibe itiraz etmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan tanım gereği müvekkilinin “... A.Ş.” nin satış anlaşması ile yemek hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini. ...’in Müşterisi olan kurum ve işletmelere yemek üreten, üretilen yemeği belirtilecek adrese teslim eden, servis ve sunumunu yapan bunun için personel istihdam eden ve iş bu sözleşmeyi Üye Kuruluş adı altında imzalayan firma olduğunu, müvekkilin sözleşmede yer alan ve tanımına uyan şekilde davalı firmanın müşterilerine yemek üretimi yaptığını ve bu amaç doğrultusunda personel çalıştırmış olduğunu, müvekkilinin sözleşmede yer alan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği halde davalı firmanın fatura bedellerini ödemediğini, davalının müvekkilin çalıştırdığı tüm personelin ücret ve sigorta primi gibi özlük haklarını ve vergi borçlarını müvekkile yüklemiş olduğunu, davalının işbu davanın açıldığı güne kadar müvekkili adına hiçbir işçiye, SGK’ya yada vergi dairesine hiçbir ödeme yapmadığını, sözleşmede yer alan borcu yoktur yazısını alamadığını, borcu yoktur yazısını alamadığı için istihkakını alamadığını, davalının tek yaptığı müvekkilin hak ettiği bedeli haksız bir şekilde elinde tutmak olduğunu, davalının sadece Ağustos 2017 fatura bedelini bloke edebilecekken, Temmuz 2017 hak edişini de bloke etmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu” iddia ederek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 61.376,70 TL tutarındaki asıl alacak ile işlemiş faiz ile % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkili şirketle davacı arasında 25.02.2016 tarihli ... Üye Kuruluş Sözleşmesi ile Ek Protokol imzalanmış olduğunu, taraflarca imzalanan ... Üye Kuruluş Sözleşmesinde çalıştırılan personelin tüm sigorta ve diğer yasal yükümlülüklerinin davacı tarafın sorumluluğunda olduğunu, bu sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde davacı üye kuruluşun hak edişinin bloke altında tutulacağının açıkça kararlaştırılmış olduğunu, ... Üye Kuruluş Sözleşmesinin 1.7.Maddesine; ... Üye Kuruluş, personel işe giriş bildirgelerini, SGK aylık bildirgelerini, dört aylık dönem bordrolarını, hizmet verilen lokasyonda SGK işyeri açılışı yapılmış ise SGK dan ilişiksizdir belgesini, personellerin devamlı işyerinde sigortalı görünmesi halinde SGK borcu yoktur belgesini, KDV ve muhtasar beyannamelerini, tahakkuklarını ve ödeme dekontlarını kanunen ibraz için belirlenen sürelerin hitamından itibaren en geç 15 gün içinde ...’e ibraz ile mükelleftir. Üye Kuruluş, ibraz etmesi gereken evrakları ... talep ettiği halde ibraz etmezse aylık hak edişinin tamamının ... tarafından bloke edileceğini şimdiden kabul ve beyan eder." şeklinde hükmün bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 1.7 maddesine göre davacıya ait SGK aylık bildirgelerinin ve sair evrakın kanunen belirtilen süre içinde müvekkili şirkete ibrazının zorunlu kılınmış olduğunu, aksi takdirde aylık hak edişinin bloke edileceğinin kararlaştırılmış olduğunu, davacı tarafın ilgili belgeleri müvekkili şirkete ibraz etmekten kaçındığını, bugüne kadar SGK dan ilişiğinin kalmadığına dair belgenin ibraz edilmediğini, davacının belirtilen belgeleri müvekkil şirkete ibraz etmemesi üzerine, davacıya Beşiktaş ... Noterliğinin 19.09.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin gönderilmiş olduğunu, gönderilen ihtara rağmen davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine davacının hak ediş alacağına bloke konulmuş olduğunu, müvekkili nezdinde vadesini bekleyen ve iş bitişi sebebiyle yapılacak son hak edişleri kastedilmekte olduğunu, davacının anılan belgeleri her ay düzenli bir şekilde müvekkil şirkete ibraz etmesini, bu belgeler ibraz edilmediğinde müvekkilin aylık bazda davacının hak edişlerini bloke etme hakkının olduğunu, davacının müvekkile verdiği hizmet ile ilgili açtığı işyerine ilişkin SGK prim borcunun blokeli hak edişinden çok daha fazla olduğunu, ... Üye Kuruluş Sözleşmesi uyarınca, Üye Kuruluş tarafından istihdam edilen ya da ettirilen servis hizmeti için görevlendirilecek olan personelin özlük ve işçilik hakları, kıdem ve sair tazminatları, yıllık ve hafta sonu tatilleri, ücretleri, her türlü eködemeleri, SGK primleri ve sosyal sigortalar mevzuatından ve iş mevzuatından kaynaklanan her türlü sair hak ve alacaklarının Üye Kuruluş tarafından ödenmesi gerektiğini, davacının kendi yasal yükümlülüğü niteliğindeki bu bedelleri ödememesi halinde müvekkil şirket nezdinde risk oluşacağını, davacının hak ediş alacağını talep edebilmesi için sözleşmedeki taliki şartı gerçekleştirmesinin zorunlu olduğunu, davacının takip tarihi itibariyle hak ediş bedelinin 82.164,46 TL olduğunu, davacının Temmuz ve Ağustos hak ediş alacaklarına hak kazandığı düşünülse dahi, takip talebinde belirtilen alacak aslının doğru olmadığını, davacı tarafın davaya esas olan icra ödeme emrinde 4 adet faturadan ötürü 89.414,30 TL asıl alacağının olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasında İmzalanan sözleşme gereğince, üye kuruluşun hak ediş alacağının fatura bedeli üzerinden kesilecek komisyon bedeli düşülerek belirlenmiş olduğunu, davacının müvekkil şirkete gönderdiği fatura bedellerinin tamamını talep etmesi taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, müvekkil şirkete gönderilen fatura üzerinden müvekkil şirketin hizmet bedeli niteliğindeki komisyon bedeli mahsup edildikten sonra üye kuruluşun hak ediş alacağının ödenmekte olduğunu, müvekkilin teslim aldığı faturalardan ötürü sözleşmeye göre tahakkuk eden komisyon alacakları mahsup edildikten sonra, davacının bu faturalardan ötürü hak ettiği alacağının 82.164,46 TL olduğu, bu alacağın Temmuz ve Ağustos ayları dahil olmak üzere toplam bakiye alacak olduğunu, sözleşmedeki şartın gerçekleşmediğinden bu alacağın davacı tarafa ödenmemiş olduğunu, Temmuz ayı hak edişinin hesaplanması halinde Temmuz ayında kesilen 61.376,70 TL bedelli faturadan müvekkili şirkete ait %7 oranındaki hizmet bedeli + KDV nin ve cari hesap ekstresinde görünen pos cihazlarına ait yedek parça tazmin bedellerinin (403,00-TL bekleyen kesinti) bu alacaktan mahsup edilmesinin gerektiğini, takip tarihine kadar faiz yürütülmesinin yasaya aykırı olduğunu savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosya kapsamında alınan kök bilirkişi heyet raporuna göre, davalı defterlerine göre davacının 2018 yılına devir olan 89.095,67 TL'lik alacağının olduğu, davacının takibe konu ettiği 31.07.2017 tarih 61.367,71 TL’lik faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde takibe konu edilen Temmuz 2017 hak edişi sonrasında da davacı tarafça tanzim edilen Ağustos hak edişlerine ilişkin 28.037,60 TL'lik faturanın da davalı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmenin feshi ile birlikte davacının sözleşmenin 1.7 maddesinde geçen belgeleri davalıya sunmaması nedeniyle bloke edilecek tutara ilişkin olduğu, sözleşmede ki "üye kuruluş, ibraz etmesi gereken evrakları ... talep ettiği halde ibraz etmezse aylık hakkedişinin tamamının ... tarafından bloke edilebileceğini şimdiden kabul ve beyan eder." hükmünün aylık hak edişlerin ibaresinin tüm davacı alacağını kapsadığına kanaat getirilmesi halinde davacının takip talebinde ki fatura bedelini talep edemeyeceği, bu hükümdeki aylık hak edişlerin ibaresinin son kesilen aylık hak edişleri kapsadığına kanaat getirilmesi halinde davacının takip talebindeki Temmuz hak edişi ile ilgili tanzim edilen 61.367,71 TL'lik fatura ile ilgili davalı yasal defter kayıtlarına göre davalı taraftan 61.058,07 TL’si asıl alacaklı olabileceği tespit edilmiştir.

Mahkememizin 4 nolu celse ara kararı gereğince tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defter ve kayıtları ve dosya incelenerek taraflar arasındaki üyelik sözleşmesi madde 1.19'daki iskonto hükmü, madde 1.7 hükmü ve ek protokol madde 3 hükmü raporda tartışılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı varsa miktarının nelerden ibaret ve ne kadar olduğu konusunda rapor alınmak üzere dosya mali müşavir ve iş ve SGK uzmanına tevdi edilmiş olup taraflar arasındaki sözleşmeye göre taraflar arsındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olmadığı, davalı ... AŞ’nin davacı ...’nın SGK prim borcundan dolayı ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde sorumluluğunun olmadığı dikkate alınarak ve davacının 2017 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ait dönemlerde SGK’ya prim borcunun olduğuna ilişkin bir belge olmadığından davalı defterine göre davacının 2018 yılına devir olan 89.095,67 TL alacağının olduğu, %7 iskontonun mahsubunda sonra bulunan tutarın 82.858,97 TL olduğu, takibe konu edilen 31.07.2017 tarih ve 61.367,71 TL tutarındaki alacağın davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalı defterinde takibe konu edilen Temmuz 2017 hak edişi arasında da davacı tarafça tanzim edilen Ağustos hak edişlerine ilişkin 28.037,60 TL’lik faturanın olduğu, “aylık hak edişlerin” hükmünün son kesilen hak edişleri kapsadığı yönünde mahkememizce kanaate varıldığından davacının takip talebindeki Temmuz hak edişi ile ilgili tanzim edilen 61.367,71 TL fatura ile ilgili davalı yasal defter kayıtlarına göre davalı taraftan 61.058,07 TL alacaklı olduğu, bu tutardan %7 iskontonun düşmesinden sonra bulunan tutarın 56.784,00 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile takibin 56.784 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan bu bedele takip tarihinden itibaren yıllık % 9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesap edilen % 20 oranındaki 11.356,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 56.784 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan bu bedele takip tarihinden itibaren yıllık % 9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, % 20 oranındaki 11.356,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflarca imzalanan sözleşmede çalıştırılan personelin tüm sigorta ve diğer yasal yükümlülüklerinin davacı tarafın sorumluluğunda olduğu, bu sorumluluğun yerine getirilmemesi halinde davacı üye kuruluşun hakedişinin bloke altında tutulacağının açıkça kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan bu şart gerçekleşmeden davacıya ait alacağın ödenmesinin mümkün olup olmadığının uyuşmazlığın ana konusu olduğunu, davacının hakediş bedelinin ödenebilmesi için sözleşmede kararlaştırılan şartın gerçekleşmediğini, müvekkili şirket ile davalı arasında 25.02.2016 tarihli ... Üye Kuruluş Sözleşmesi ile ek protokol imzalandığını, çalıştırılan personelin tüm sigorta ve diğer yasal yükümlülüklerinin davacı tarafın sorumluluğunda olduğu, bu sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde davacı üye kuruluşun hakedişinin bloke altında tutulacağını açıkça kararlaştırıldığını, ek protokolün 3.maddesinde, üye kuruluşun sair belgeler ile birlikte SGK'dan alınacak borcu yoktur ve ilişiksiz belgesine müvekkili şirkete ibraz edildikten sonra hakediş tutarının ödeneceğini kabul ettiğini, aksi takdirde aylık hakedişin bloke edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının sözleşme ve ek protokol hükümleri gereğince belgeleri müvekkili şirkete ibraz etmekten kaçındığı gibi bugüne kadar SGK'dan ilişiğin kalmadığına dair belgede ibraz etmediğini, davacıya 19.09.2017 tarihli ihtarname gönderildiğini, bloke edileceğinin bildirildiğini, bilirkişi raporundaki tespitlerin davanın haksız olduğunu ortaya koyduğunu, davacının SGK prim borcuna ilişkin müzekkere cevabı beklenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, 04.11.2019 tarihli müzekkere ile davacının prim borcunun sorulduğunu ancak müzekkere cevabı beklenmeden ek rapor alınarak karar oluşturulduğunu, davacı tarafın sözleşmedeki şartları yerine getirmediğinden müvekkili nezdinde bloke edilen hakedişlerini talep edemeyeceğini, komisyon oranının eksik ve hatalı tahakkuk ettirildiğini, inkar tazminatına ilişkin hükmün yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, sözleşmeden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibene karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı, davacı tarafça davalı şirket adına faturaların düzenlenmiş olduğu, konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davacının sözleşme ve ek protokol kapsamında edimlerini tam olarak yerine getirip getirmediği, davalı şirket tarafından hakediş bedelinden kesinti yapılmasının isabetli olup olmadığı, kabul edilen miktar yönünden icra inkar tazminatına karar verilmesi ile mahkemece eksik inceleme sonucunda karar verilip verilmediği ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığını ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 04.07.2016 tarihinde ... üye Kuruluş Sözleşmesi ve ek protokol imzalandığı, davacı şirketin sözleşmede üye kuruluş olarak yer aldığı, sözleşmenin kapsamının, üye kuruluşun yükümlülüklerini yerine getirmesine yetecek donanım, insan kaynakları ve her türlü olanağa sahip olduğunu beyan ettiği, üye kuruluşun yükümlülüklerinin 1.maddede, 22 bent olarak yer verildiği, 1-1.maddede, üye kuruluşun sözleşmenin eki hizmet bilgi formunda yer alan yükümlülüklerinin yerine getirmeyi taahhüt ettiği, 2 nolu bentte, üye kuruluşun sözleşmede belirtilen şartlara uygun olarak yemek üretmeyi üretilen yemeği davacının belirleyeceği adrese teslim etmeyi taahhüt ettiği, 3 nolu bentte üye kuruluşun o aya ilişkin faturaları her ayın son iş gününden itibaren 3 gün içinde davacının muhasebe müdürlüğüne teslim edeceği, 1-7.bentte, davacının haber vermeksizin üye kuruluşu yerinde veya satış sözleşmesi ile hizmet vermeyi taahhüt ettiği, kurum ortamında denetleme hakkına sahip olduğu, üye kuruluş tarafından istihdam edilen ya da ettirilen servis hizmeti için görevlendirilecek olan personelin özlük ve işçilik hakları, kıdem ve sair tazminatları, yıllık ve hafta sonu tatilleri, ücretleri, SGK primleri ve sosyal sigortalar mevzuatından ve iş mevzuatından kaynaklanan her türlü sair hak ve alacakların üye kuruluşa ait olduğu, üye kuruluşun çalıştırdığı personel bakımından SGK'ya karşı doğrudan sorumlu olduğu, üye kuruluşun personel işe giriş bildirgelerini SGK aylık bildirgelerini, 4 aylık dönem bordrolarını, hizmet verilen lokasyonda SGK iş yeri açılışı yapılmış ise SGK'dan ilişiksiz belgesini, personellerin devamlı iş yerinde sigortalı görünmesi halinde SGK borcu yoktur belgesini, KDV ve muhtasar beyannamelerini, tahakkuklarını ve ödeme dekontlarını kanunen belirlenen surelerin hitamından itibaren en geç 15 gün içinde davacıya ibraz ile mükellef olduğu, üye kuruluşun ibraz etmesi gereken evrakları davacı talep ettiği halde ibraz etmemesi halinde aylık hakedişinin tamamının davacı tarafından bloke edileceğinin kabul ve beyan edildiği, davalı yükümlülüklerinin ise sözleşmenin 2 nolu maddesinde 10 bent halinde düzenlendiği, 2-3.bentte, davacının üye kuruluşa sözleşmenin ekindeki hizmet bilgi formunda belirtilen vadede ödeme yapacağı vb. hususlara yer verdiği, sözleşmenin 5.maddesinde bir yıl süreyle sözleşmenin geçerli olduğunun belirtildiği, 04.07.2016 tarihli ek protokolün ise sözleşmeye ek olarak düzenlendiği, ek protokolün 3. maddesinde, üye kuruluşun müşteriye ait iş yerinde istihdam ettiği personellerin ücretlerini ödediğine dair bordro, banka dekontu, makbuz ve sair belgeler ile SGK'dan alınacak borcu yoktur ilişiksiz belgesini davacıya ibraz etmeden son hakediş tutarının ödenmeyeceğini kabul ve beyan ettiğininin belirtildiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete Beşiktaş ... Noterliğinde düzenlenen 19.09.2017 tarihli ihtarname ile imzalanan sözleşme kapsamında yükümlülüklerin yerine getirilmesinin talep edildiği, sözleşmenin 1-7.bent kapsamında, ibraz için belirlenen sürelerin hitamından itibaren ilgili belgelerin en geç 15 gün içinde davacıya ibrazla mükellef olunduğu, üye kuruluşun ibraz etmesi gereken evrakları davalı talep ettiği halde ibraz etmemesi durumunda aylık hakedişinin tamamının davalı tarafından bloke edileceğinin kabul ve beyan edildiğinin belirtildiği, ek protokolün 3. maddesinde de düzenlemenin yer aldığı ifade edilerek taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar olan sözleşme ve aynı kanuni yükümlülüklerden olan hizmet verilen lokasyonlarda açılan SGK geçici iş yeri dosyalarında bulunan sigorta prim borçlarının ödenmesi ve bu iş yeri dosyaları için ilişiksiz belgesinin alınarak ibraz edilmesi aksi takdirde hakedişin sözleşme hükümleri gereğince blokeli tutulacağının ihbar ve ihtar edildiği, ihtarnamenin ekinde, davacının hizmet vermiş olduğu projelerin listesinin eklendiği ve sözleşmenin 15.08.2017 tarihi itibariyle sona ereceğinin belirtilere, davacı tarafça hizmet verilen projeler olarak ..., ..., ..., ..., ... olarak belirtildiği, ihtarnamenin 28.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 05.19.2017 tarihinde fatura ve işlemiş faizler olmak üzere toplam 90.773,49 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe konu edilen faturaların 61.376,70 TL 5.806,08 TL, 15.132,90 TL ve 7.098,62 TL tutarlı olduğu, fatura tarihlerinin ise 29.05.2017, 29.08.2017 vb tarihleri içerdiği, davalı şirket tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 30.01.2018 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği, davalı şirket tarafından takibe karşı itiraz edildiği, itirazında, takip alacaklısının 82.164,46 TL hakediş alacağının mevcut olduğu, ancak bu alacağın ödenebilmesi için taraflar arasındaki sözleşme ve eki protokol hükümlerinde kararlaştırılan SGK'dan borcun yoktur ya da ilişiği kalmamıştır şeklinde belgenin alınarak ibraz edilmesi şartının gerçekleştirilmediğini, ihtarname ile bu hususun bildirildiğini, bu nedenle takip alacağının tamamına itiraz ettiklerinin belirtildiği, davacı tarafça İİK 67.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açılmış olduğu, davacının dava dilekçesinde, davalı tarafın tüm hakedişleri bloke etmesinin mümkün olmadığını, hüküm doğrultusunda sadece Ağustos 2017 fatura bedelini bloke edebilecekken Temmuz 2017 hakedişini de bloke etmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın 61.376,70 TL tutarındaki asıl alacak ve bu tutara isabet eden işlemiş faiz ile %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı defterlerine göre davacının 2018 yılına devir olan 89.095,67 TL" lik alacağının olduğu, davacının takibe konu ettiği 31.07.2017 tarih 61.367,71 TL' lik faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde takibe konu edilen temmuz 2017 hakkedişi sonrasında da davacı tarafça tanzim edilen Ağustos hakkedişlerine ilişkin 28.037,60 TL lik faturanın da davalı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında ki çekişmenin sözleşmenin feshi ile birlikte davacının 1.7 maddesinde geçen vesaikleri hazır etmemesi ve davalıya sunmaması sonrasında bloke edilecek tutara ilişkin olduğu, sözleşmede ki; “üye kuruluş, ibraz etmesi gereken evrakları ... talep ettiği halde ibraz etmezse aylık hakkedişinin tamamının ... tarafından bloke edilebileceğini şimididen kabul ve beyan eder.“ İfadesinin yorumunda uyuşmazlık olduğu, söz konusu maddenin hukuki değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, iş bu maddenin mahkeme tarafından yorumlanmasında aylık hakkedişlerin ibaresinin tüm davacı alacağını kapsadığına kanaat getirilmesi halinde davacının takip talebinde ki fatura bedelini talep edemeyeceği, iş bu maddenin mahkeme tarafından yorumlanmasında aylık hakkedişlerin ibaresinin son kesilen aylık hakkedişleri kapsadığına kanaat getirilmesi halinde davacının takip talebinde ki temmuz hakkedişi ile ilgili tanzim edilen 61.367,71 TL lik fatura ile ilgili davalı yasal defter kayıtlarına göre davalı taraftan 61.058,07 TL' si asıl alacaklı olabileceği, dosya kapsamında davacının davalı aleyhine yaptığı takip ile ilgili icra dosyasının aslı veya fotokopisinin olmadığı, bu itibarla davacının mahkeme tarafından yukarıda ki değerlendirme esas alınmak sureti ile 61.058,07 TL' lik davacı asıl alacağına hükmedilmesi halinde; takip öncesi davalının temrrüdüne ilişkin herhangi bir vesaik bulunmadığının nazara alınması durumunda davacının 61.058,07 TL' lik asıl alacağına icra takibinde ki faiz talebine göre takip tarihi sonrasında işlemiş faiz hesaplanabileceği, taraflarca talep edilen %20 oranında İcra İnkar tazminatının mahkemenin takdirinde bulunduğu belirtilmiştir. Davalı vekili, rapora beyan dilekçesinde, davacının dava konusu yaptığı faturaların müvekkili defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini ancak davacının bakiye hakediş alacağının hesaplanması için taraflar arasındaki üye kuruluş sözleşmesinin 1.19 madde hükmü uyarınca toplam fatura tutarından %7+KDV oranında iskonto yapılması gerektiğini, öncelikle rapora bu yönden itiraz ettiklerini ek rapor alınmasını talep ettiklerini, sözleşme gereğince davacının ibrazla mükellef olduğu belgeyi ibraz etmediğini, delil listesinin 5.maddesinde belirtildiği üzere davacının bağlı olduğu, SGK Müdürlüğüne müzekkere yazılarak SGK prim borcunun bulunup bulunmadığı, borcu varsa borç miktarının sorulmasını ve yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkeme tarafından, Ankara Yenimahalle Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne 04.11.2019 tarihinde müzekkere yazılarak davacının iş yerinin prim borcunun bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa hangi dönemlere ilişkin prim borcu olduğunun bildirilmesi talep edilmiştir. 26.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının SGK”'ya prim borcu olup olmadığına bakıldığında; davalı tarafın kök bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının SGK'ya prim borcunun olup olmadığının sorulmasının istediğinin görüldüğü, ancak buna ilişkin dosya içeriğinde belgelerin incelenmesinde bir kayda rastlanmadığı, davacının SGK'ya borcunun olup olmadığına ilişkin bir beyanının olmadığı, bu yönde herhangi bir belge sunmadığının görüldüğü, davalı İşveren'in SGK nezdinde alt işverenin prim borcundan dolayı müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince birlikte sorumlu tutulması söz konusu olduğundan, SGK”'ya borcun olmadığına ilişkin alt işverenden belge istemesinin sözleşme hükmüne aykırılık teşkil etmediğinin anlaşıldığı, davalı ... AŞ'nin 5510 sayılı Kanunun 90. Maddesinde belirtilen kurum ve kuruluş niteliğinde olmadığı, davacıdan ilişiksiz belgesi talep etme zorunluluğunun olmadığı, ilişiksizlik belgesi talep etmemesinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumunun bir yaptırımına uğramasının söz konusu olmadığı, davalı ... AŞ'nin davacının hak edişini ödemeyi sözleşme serbestisi ilkesi gereğince taraflar arasında kurulan sözleşme ve eki protokol ile ek protokol maddeleri gereğince SGK borcu yoktur ve ilişiksizlik belgelerinin sunulmasına bağladığı, sözleşme hükmü gereğince ilgili belgelerin sunulamaması halinde hak edişini ödememesinde hukuka aykırılığın bulunmadığı, bunun edimleri arasında aşırı nispetsizlik olarak adlandırılamayacağı, söz konusu maddenin hukuki değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, aksi yönde hüküm kurulması halinde, davalı defterine göre davacının 2018 yılına devir olan 89.095,67 TL alacağının olduğu, 47 iskontonun mahsubunda sonra bulunan tutarın 82.858,97 TL olduğu, takibe konu edilen 31.07.2017 tarih ve 61.367,71 TL tutarındaki alacağın davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalı defterinde takibe konu edilen Temmuz 2017 hakkedişi arasında da davacı tarafça tanzim edilen Ağustos hakkedişlerine ilişkin 28.037,60 TL”'lik faturanın olduğu, “Aylık hakkedişlerin” ibaresinden son kesilen hakkedişleri kapsadığına kanaat getirilmesi halinde davacının takip talebindeki Temmuz hakkedişi ile ilgili tanzim edilen 61.367,71 TL fatura ile ilgiti (davalı yasal defter kayıtlarına göre davalı taraftan 61.058,07 TL alacaklı olduğu, bu tutardan %7 iskontonun düşmesinden sonra bulunan tutarın 56.784,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkeme tarafından SGK'ya müzekkere yazılarak davacının prim borcunun bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa hangi dönemlere ilişkin prim borcu olduğu hususunun sorulmasına, bu hususta davalı vekiline elden takip yetkisi verilmesine, 01.11.2019 tarihli celse ara kararı ile hüküm tesis edilmiş olmasına ve ayrıca ilgili SGK'ya müzekkere yazılmasına rağmen müzekkere cevabının dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, bilirkişi heyet raporunun sonucuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflara arasındaki sözleşmenin 1/7.maddesinde ve ek protokolün 3.maddesinde, davacıya üye kuruluşun SGK'dan alınacak borcu yoktur ve ilişiksiz belgesinin davalıya ibraz etmemesi halinde son hakediş tutarının ödenmeyeceği hususunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davacı alacaklı şirket tarafından davalının buna yönelik takibe karşı yapmış olduğu itirazı üzerine takibe konu etmiş olduğu faturalardan yalnızca, heyet bilirkişi raporunda belirtildiği üzere Temmuz hakedişiyle ilgili olarak tanzim edilen 61.367,71 TL tutarındaki fatura alacağının tahsili için itirazın iptali davası açmıştır. Takip konusu Ağustos ayına ait faturalara ilişkin olarak itirazın iptaline yönelik herhangi bir dava açmamıştır. 26.02.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda, Ağustos hakedişlerine ilişkin 28.037,60 TL faturanında takibe konu edildiği, sözleşmedeki aylık hakedişlerin ibaresinden son kesilen hakedişleri kapsadığı kanaat getirilmesi durumunda davalı defterlerinde kayıtlı olan Temmuz 2017 hakediş tutarı 61.058,07 TL alacak miktarından %7 iskontonun mahsubu neticesinde 56.784,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu bedel kabul edilmiştir. Davacı tarafça, SGK ilişiksiz belgesinin ibraz edildiğine dair herhangi bir iddiada bulunulmamıştır. Davacı vekili söz konusu ek protokol ve sözleşme hükümleri gereğince sadece Ağustos 2017 fatura bedelinin bloke edebileceğini dava dilekçesinde kabul etmiştir. Bu durumda, her kadar davalı savunmasında ileri sürülen, SGK ilişiksiz belgesi ibraz edilmeden ve buna dair yazılan müzekkere cevabı beklenilmeksizin hüküm kurulması istinaf konusu yapılmış ise de sözleşme ve ek protokol hükmü ile davacının kabulü ve dava konusu talep miktarı ile davalının usul ve yasaya uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Diğer yandan, alacak faturaya dayanan bir alacak olup İİK 67.maddesi kapsamında, likit, taraflarca bilinebilir bir alacak olduğundan, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesinde ve mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarın ca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 2.908,92 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.02.2024

KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog