2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ZMMS kapsamında sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatın İlamsız İcra takibi ile müvekkilinden rücu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait olan ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında bulunan .... plakalı araç, 01.04.2021 tarihinde ... mahallesi ... caddesi üzerinde yaralamalı trafik kazası (Yayaya Çarpma) olayına karıştığını, araç sürücüsünün Kollukta vermiş olduğu beyanında; çarptığını fark etmediğini, araçla yolda seyir halinde olduğu sırada yolun ortasında yürüyen iki bayan olduğunu yanlarından geçerken aracın sol dikiz aynasında çarpma sesine benzer bir ses geldiğini, durduğunda ise bayanların yoluna devam ettiğini, bunun üzerine araç ile oradan uzaklaştığını beyan ettiğini, müvekkili ve araç sürücüsü ...'ün kendilerinden şikayetçi olunduğunu olaydan bir kaç gün sonra kolluk tarafından telefon ile arandığında öğrendiğini, bu nedenle de sürücünün alkol raporu alınmadığını, adli bir süreç ya da şikayeti gerektirecek bir durumun bulunmadığı böyle bir durumda alkol raporunun aldırılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kazanın meydana geldiği gün araç sürücüsünün alkol ölçümünün yapılmaması nedeniyle ZMMS kapsamı dışında tutulması ve ödenen tazminatın müvekkilinden Rücu edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kullanmış olduğu araç kaza tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu, kazada araç sürücüsünün alkol ölçümünün yapılmamış olmasının sürücünün alkollü olduğu anlamına gelmeyeceğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü sigorta şirketinde olduğunu, kazada aracın sigorta kapsamı dışında kalmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığını beyan ederek Müvekkili ....’in davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, Silivri İcra Dairesinin ... ESAS sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, Müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 42.782,22 TL’nin ödeme tarihi olan 29/11/2022 Tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davalının davacı hakkında ZMMS genel şartlarının ihlali nedeniyle rücuen tahsil talebi ile başlatmış olduğu icra takibi nedeni ile davacı tarafın borçlu olmadığı iddiasına dayanan menfi tespit talebi ile borcunun bulunmaması halinde davacı tarafından ödenen meblağın davacıya iadesi istemine ilişkindir. -Uyuşmazlık öncelikle davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesine istinaden sigortalısına ödenen tazminatın TTK'nın 1472. Maddesi gereği rücuan tazmini için başlatılan ve kesinleşen ilamsız icra takip dosyasında borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davada hangi mahkemenin görevli olduğu noktasında toplanmaktadır. -Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir. -28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre ise; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, düzenlemesi yer almaktadır. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine; TTK'nın 16/1. maddesinde "ticari şirketlerin tacir kabul edildiği" hükmüne, yer verilmiştir. -Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir ve hakim tarafından re'sen gözetilecektir. -Somut olayda sigortalı araç malikinin, ZMMS kapsamında davalının üçüncü kişilere ödediği tazminat iadesine yönelik yapılan icra takibi bakımından borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptalini talep ettiği; somut olayda davalı davalı sigorta şirketinin kendi sigortalısı olan davacıya karşı takip yapmış olduğu görülmektedir. -Buna göre taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının TTK'da düzenlenmiş olmasına rağmen,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap