Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5464 E. , 2023/1360 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda şef olarak görev yapmakta iken görevine son verilen davacının, görevine son verilmesine dayanak alınan ve 27/02/2014 tarih ve 28926 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6524 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 39. maddesi ile 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'na eklenen geçici 4. maddesinin; 6087 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulundaki görevine son verilmesine ilişkin işlemin; Adalet Bakanlığının... tarih ve ... sayılı oluru gereği Sincan Adli Sicil Müdürlüğüne şef olarak atanmasına ilişkin işlemin ve Adalet Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluru gereği yapılan 27/02/2014 tarihli tüm atama işlemlerinin iptali ile 5.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 04/01/2017 tarih ve E:2016/22790, K:2017/161 sayılı bozma kararına uyularak; davanın, 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'na eklenen geçici 4. maddesinin iptali istemine yönelik kısmı bakımından; davacı tarafından her ne kadar 6524 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinin iptali istenilmekte ise de; söz konusu talebin yasama faaliyetinin iptali talebi niteliğinde bulunduğu, bu itibarla söz konusu talebin idari davaya konu olamayacağı ve esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı, davanın, davacının 27/02/2014 tarihli atamalarla görevine son verilerek Sincan Adli Sicil Müdürlüğü emrine şef olarak atanmasına yönelik işlemin iptali talebine ilişkin kısmı bakımından; davacının Hakimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulundaki görevinin 6524 sayılı Kanun'un 39. maddesi ile 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'na eklenen geçici 4. madde uyarınca herhangi bir idari işlem tesisine gerek olmaksızın sona erdiği, bu hususun idari davaya konu edilmesinin mümkün olmadığı belirtildiğinden, Kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olsa dahi Kanun'un yayımı ile birlikte davacının görevine son verildiğinin açık olduğu, bu durumda, Kanun hükmü gereğince Hakimler ve Savcılar Kurulundaki veri hazırlama kontrol işletmenliği görevine son verilen davacının, durumuna uygun bir göreve atanması zorunlu olduğundan, dava konusu atama işlemi ile kadrosuna eşdeğer bir görev olan Sincan Adli Sicil Müdürlüğüne şef olarak atandığı anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın, 5.000,00 manevi tazminat ödenmesi istemine ilişkin kısmı bakımından; bakılan davada, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekle, ortada manevi tazminat ödenmesini gerektirecek bir durumun söz konusu olmayıp, davacının 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, 6524 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinin iptali talebi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, davacının 27/02/2014 tarihli atamalarla görevine son verilerek Sincan Adli Sicil Müdürlüğü emrine şef olarak atanmasına yönelik işlemin iptali talebine ilişkin kısmı ile 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, bu durumun mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarenin davayı avukat aracılığıyla takip ettiği, davanın da kanun maddesinin iptali talebi yönünden incelenmeksizin ret, bireysel işlem ve manevi tazminat talebi yönünden ret ile sonuçlandığı, buna karşın kararda, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmakta olup, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararın, hüküm fıkrasının 3. maddesine "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," ibaresi eklenmek suretiyle, düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle 6524 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinin iptali talebi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, davacının 27/02/2014 tarihli atamalarla görevine son verilerek Sincan Adli Sicil Müdürlüğü emrine şef olarak atanmasına yönelik işlemin iptali talebine ilişkin kısmı ile … TL manevi tazminat ödenmesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin temyize konu kararın hüküm fıkrasının, yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.