6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2022/4870 E. , 2024/6 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalıların sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinde belirtilen miktarların yeniden hesaplandığını, bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.06.2016 tarih ve 2015/317 Esas, 2016/585 Karar sayılı kararı ile teknik şartnamede açıkça dava konusu işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmiş olup davacı işçinin, yüklenicinin nezdinde çalıştığı döneme isabet eden miktarın tamamını davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceğini, davalı yüklenicinin sorumluluğunun sadece kendi dönemi ile sınırlı olduğunu, feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise sadece son yüklenicinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2019 Esas, 2022/1183 Karar sayılı kararı ile davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, davalıların ödenen bedelin yarısından sorumlu tutulmasının doğru görülmediği, mahkemece hükmedilen alacağa avans faizine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı yüklenici şirketlerin ödenen bedelin tamamından sorumlu tutulması gerektiği, davacı idarenin yapmış olduğu ödemenin 3.793,06 TL'lik kısmını davalı ... İnşaat Ltd. Şti'den ve 6.373,26 TL'lik kısmını davalılar ... Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. ve ... İnş. Ltd. Şti. ortaklığının talep edebileceği, her iki şirketin adi ortaklık vasfıyla dava dışı işçiyi çalıştırmış oldukları nazara alındığında, belirlenen bu tazminat bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, dava konusu alacak için avans faizi istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; son alt işverenin yapılan ödemenin tamamından diğerlerini ise tahsilde tekerrür olmamak üzere çalıştığı süreyle sınırlı olarak sorumlu tutması gerektiğini, ticari faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427 nci ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.