Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3670 E. , 2023/703 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
2.(DAVACI) … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Cad., … pafta, … ada, … no'lu parselde bulunan mülkiyeti … İl Özel İdaresi'ne ait taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulü ile satışına ilişkin ihalenin davacının uhdesinde bırakılmasına yönelik … İl Özel İdaresi İl Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile irat kaydedilen 360.000,00-TL.'nin nakde çevrildiği tarihten itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı şirket tarafından idari şartname ve diğer ihale belgeleri alınarak 28/02/2013 tarihinde yapılan satışa teklif verildiği, ihaleye başka katılan olmaması üzerine dava konusu encümen kararı ile 12.750.000,00-TL bedelle taşınmazın davacı şirkete ihalesinin uygun görüldüğü, ancak satış ihalesine konu binanın ihale yoluyla davacı şirkete satılması sonrasında sözkonusu yerin imar planında "cami alanında" kaldığının öğrenilmesi üzerine davacı tarafından yapılan başvuru ile ihalenin iptali ve teminat mektubunun iadesinin talep edildiği, ihaleye konu taşınmazın mevcut durumu ile ilgili olarak ihale şartnamesinde ayrıntılı bilgilere yer verilerek "sözkonusu taşınmazın imar planındaki mevcut haliyle satışa çıkartıldığının" belirtildiği, dolayısıyla davacının taşınmazın durumu hakkında yeterince bilgi sahibi olduğunun kabulü gerekeceği ileri sürülmekte ise de, idari şartname içerisinde taşınmazın imar planında ayrıldığı fonksiyonla ilgili olarak fiili durumuna dair açıklayıcı bir bilgiye yer verilmediği, davalı idarece taşınmazın tüm özellikleri ve imar planında ayrıldığı fonksiyonların belirtilmesi suretiyle ihaleye katılacak isteklilerin ihale konusu taşınmazın tüm özelliklerini bilerek ihaleye katılmalarının sağlanması gerekirken, bu usule uyulmadan taşınmazın ihaleye çıkarıldığı, davacı şirketin bu durumdan haberdar olmadan ihaleye katıldığı ve ihalenin üzerinde kaldığı dikkate alındığında imar planında ayrıldığı fonksiyon nedeniyle taşınmazda yatırım yapma imkanı kalmayan davacının ihale bedelini yatırarak noterlikçe tescil edilmiş sözleşmeyi idareye vermesinini beklemenin hakkaniyete uygun olmadığı anlaşıldığından, davaya konu taşınmazın davacıya ihale edilmesine ilişkin dava konusu encümen kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan davacının davalı idareye geçici teminat olarak vermiş olduğu ve nakde çevrilerek irat kaydedilen 360.000,00-TL'nin nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline ve irat kaydedilen 360.000,00-TL'nin nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın satışına ilişkin ihale şartnamesi hükümlerinde, taşınmazın imar planındaki mevcut haliyle satışa çıkarıldığına dair açıklamanın bulunduğu, davacı şirketin sözkonusu şartnameyi okuyup imzalayarak hareket ettiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, davalı idareye geçici teminat olarak vermiş olduğu ve nakde çevrilerek irat kaydedilen 360.000,00-TL'nin ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ve irat kaydedilen 360.000,00-TL'nin nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5.Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 21/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.