Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1758 E. , 2023/1714 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
DAVANIN_KONUSU : 30/03/2005 tarihli ve 25771 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda ve Gıda ile Temasta Bulunan Madde ve Malzemelerin Piyasa Gözetimi, Kontrolü ve Denetimi ile İşyeri Sorumluluklarına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin 24., 25. ve 40. fıkralarının, 12. maddesinin (a) fıkrasının, (d) fıkrasının 6. ve 8. bendinin, (f), (h), (i), (o), (p), (s), (ş), (u) fıkralarının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerin 5272 sayılı Belediye Kanunu'na, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'na, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 5179 sayılı Kanun'da tanımlanan gıda denetimi ile 5216 ve 5393 sayılı Kanunlarda yer alan denetimin kanuni dayanaklarının farklı olduğu, yetki ve görev ayrımının bulunduğu, belediyelerin yapacakları kontrol ve denetimin çevre ve toplum sağlığının korunmasına yönelik olduğu, bu kapsamda işyerlerinin çevreye verdiği zararın bertarafı, çevrenin gürültü ve kirlilik gibi sebeplerle korunmasının sağlanmasının amaçlandığı, Bakanlıkça yapılacak kontrol ve denetimin ise gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik olduğu ve bu konunun 5179 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 30.3.2005 gün ve 25771 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Gıda ve Gıda ile Temasta Bulunan Madde ve Malzemelerin Piyasa Gözetimi, Kontrolü ve Denetimi ile İşyeri Sorumluluklarına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinin 24, 25. ve 40. fıkralarının, başlıklı 12. maddesinin (a) fıkrası, (b) fıkrasının 6. ve 8. bendi, (f), (h), (i), (o), (p), (s), (ş), (u) fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır. 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna dayanılarak hazırlanan dava konusu Yönetmelik ile; gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerin güvenliğinin ve kalitesinin temini için tüm piyasa gözetimi, kontrol ve denetim hizmetleri ile izlenebilirlik, işyeri sorumluluğu ve itiraz hakkına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Yönetmelik hükümleri ile, yönetmelik çerçevesinde, gıda işletmelerinin kontrol ve denetimlerinin Bakanlık (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı) ve/veya igili merci (Tarım İl Müdürlüğü, Valilik/İl Özel İdaresi) tarafından yapılacağı öngörülmüştür. 5179 sayılı Kanundan sonra 23.7.2004 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun, büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve sorumluluklarının düzenlendiği, 7. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde, gıda ile ilgili olanlar dahil birinci sınıf gayrisıhhi müesseseleri ruhsatlandırmak ve denetlemek, yiyecek ve içecek maddelerinin tahlillerini yapmak üzere laboratuvarlar kurmak ve işletmenin büyükşehir belediyesinin görevlerinden olduğu, aynı maddenin 2. fıkrasının (c) bendinde de; sıhhi işyerlerini;
2.ve 3. sınıf gayrisıhhi müesseseleri, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemenin ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve yetkilerinden olduğu hükme bağlanmış, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin (l) bendinde de 5216 sayılı Kanuna paralel düzenleme ile gayrisıhhi müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemenin belediyenin yetkilerinden olduğu öngörülmüştür. Anılan hükümler ile belediyelere de gıda maddeleri üreten ve satan işyerlerine yönelik olarak gıda denetimi yapma yetki ve görevi verildiği açıktır. 5216 ve 5393 sayılı Yasaların yukarıda yer verilen hükümleri ile işyerlerinin denetimi, yiyecek ve içecek maddelerinin tahlillerini yapmak üzere laboratuvar kurmak ve işletmek ibareleri ile işyerlerinin sadece çevreye vereceği zararların bertarafının değil, bu işyerlerinde üretilen ve satılan gıda maddelerinin kontrolü ve bu kapsamda halk sağlığının korunmasının da amaçlandığı, dolayısıyla 5179 sayılı Yasa ile Bakanlığa verilen gıda kontrol ve denetim görevi ile belediye mevzuatı ile belediyelere verilen denetim görevinin sonuçta gıda güvenliğinin sağlanması amacına yönelik olup, aynı alanlara ilişkin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin "Tanımlar" Başlıklı 4. maddesinin 24. fıkrasında, gıda kontrol ve gıda denetim iş ve işlemlerini yapma yetkisine sahip kişilerden olan gıda kontrolörü, 25. fıkrasında ise, gıda kontrolör yardımcısı tanımlanmış, aynı maddenin 40. fıkrasında, bu Yönetmelikte geçen yetkili mercinin Bakanlık, Tarım İl Müdürlüğü ve Valilik İl Özel İdaresini ifade ettiği kuralına yer verilmiş, "Kontrol ve Denetim Usul ve Esasları" başlıklı 12. maddesinin (a) fıkrası, (b) fıkrasının 6. ve 8. bendi, (f), (h), (i), (o), (p), (s), (ş), (u) fıkralarında da ilgili merci tarafından yapılacak kontrol ve denetimin usul ve esasları düzenlenmiştir.
Bu durumda, anılan Yasalarla gıda güvenliğinin sağlanması kapsamında ortak bir amaç öngörüldüğüne göre bu amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak her idarenin görev ve yetkilerinin açık bir şekilde belirlenmesi ve uygulamada birliğin sağlanabilmesi amacıyla bu konuda yetkili ve görevli olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca Gıda Kontrolü ve Denetimi ile ilgili olarak dava konusu Yönetmeliğin ortaklaşa hazırlanması ve müştereken çıkarılarak yayımlanması gerekirken, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tek başına hazırlanarak yürürlüğe konulan Yönetmeliğin iptali istenilen maddelerinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmeliğin, "Tanımlar" Başlıklı 4. maddesinin 24, 25. ve 40. fıkralarının, "Kontrol ve Denetim Usul ve Esasları" başlıklı 12. maddesinin (a) fıkrası, (b) fıkrasının 6. ve 8. bendi, (f), (h), (i), (o), (p), (s), (ş), (u) fıkralarının iptaline karar verilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin davanın reddi yolunda verdiği 11/12/2014 tarih ve E:2013/5858, K:2014/7650 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 31/01/2018 tarih ve E:2015/2602, K:2018/177 sayılı kararıyla bozulması üzerine yapılan inceleme sonucu, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava konusu Gıda ve Gıda ile Temasta Bulunan Madde ve Malzemelerin Piyasa Gözetimi, Kontrolü ve Denetimi ile İşyeri Sorumluluklarına Dair Yönetmelik, 30/03/2005 tarihli ve 25771 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup;
09/12/2007 tarihli ve 26725 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmeliğin 19. maddesi ile yürürlükten kalkmıştır. Bilahare, dava konusu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Yönetmelik de 26/09/2008 tarihli ve 27009 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmeliğin 19. maddesiyle yürürlükten kalkmıştır. Ardından, bu Yönetmelik de 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmeliğin 42. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
30/03/2005 tarihli ve 25771 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Gıda ve Gıda ile Temasta Bulunan Madde ve Malzemelerin Piyasa Gözetimi, Kontrolü ve Denetimi ile İşyeri Sorumluluklarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış olduğundan, esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerine bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.