Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/1673
Karar No
K. 2023/3335
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1673 E.  ,  2023/3335 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2022/1673
Karar No: 2023/3335
DAVACI: …
VEKİLİ: Av…
DAVALILAR: 1- … - …

2.

VEKİLLERİ: Av…

DAVANIN KONUSU : .. İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, trafo binası yapımı amacıyla ,,, Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/10/2021 tarih ve 31644 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 29/10/2021 tarih ve 4726 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Mülkiyet hakkının ihlal edildiği, acele kamulaştırma usulünün olağanüstü kamulaştırma usulü olduğu, somut olayda gerek kamu yararının, gerekse aceleliği gerektiren sebeplerin ortaya konulmadığı, taşınmazdaki trafonun boş kamu arazilerine taşınması gerekirken hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan dava konusu işlemle taşınmazın bir kısmının acele kamulaştırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür.

Esasa ilişkin olarak, acele kamulaştırma yönteminin seçilmesinin temel bir kamu hizmeti olan elektrik dağıtım gereksinimleri ve aciliyeti ile ilgili olduğu, kamu yararının bulunduğu, sürecin aksamasının kamu zararına neden olacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve kamu hizmetinin gereklerine uygun alındığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, … ili, … ilçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritada belirtilen taşınmazların TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/10/2021 tarih ve 31644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/10/2021 tarih ve 4726 sayılı Cumhurbaşkanı kararının … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.

Anayasanın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasaya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Bu hükümlerden hareketle bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır.

Anayasanın "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddenin 1. fıkrasında: "Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır." son fıkrasında ise: "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07.05.2004 günlü, 5170 sayılı Yasanın 7. maddesi) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." kuralıyla usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaların iç hukuk sistemine yansıtılma yöntemi belirlenerek, bu andlaşmalardan temel hak ve özgürlüklere ilişkin olanlarla yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda uluslararası andlaşma kurallarının esas alınması anayasal gerekliliktir.

20.03.1952 günü kabul edilen İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokol Türkiye tarafından 19.03.1954 tarihinde onaylanmıştır. Anılan Protokolun "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde ise: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde: “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler” ve 6. maddesinin son fırkasında “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” kuralına yer verilmiştir. 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinde: "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. (Ek fıkra: 19/4/2018-7139/29 md.) Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır. Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir." kuralına yer verilmiştir 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir.

Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir. 3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne yer verilmiş, 8. maddesinde ise arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulacağı, hükme bağlanmıştır.

Kamulaştırma Kanunu uyarınca idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırma yetkisi bulunmakla birlikte İmar Kanununda herhangi bir sahanın imar planına aykırı amaçlar için kullanılamayacağı hükme bağlandığından, imar planı olan yerlerde, idareler ancak bu planda ayrılan kullanım kararına uygun olarak kamulaştırma işlemi tesis edebilirler.

Uyuşmazlıkta, Danıştay Altıncı Dairesinin ara kararı üzerine Esenyurt Belediye Başkanlığı'nın 03/10/2022 tarihinde kayda giren cevap dilekçesinin ve eklerin incelenmesinden, davaya konu taşınmazın 12/07/2013 tarihli 1/1000 ölçekli imar planında "kısmen imar yolunda, kısmen bitişik nizam 5 kat konut alanı"nda kaldığı, plan notlarının 2.6. maddesinde "Kamu alanlarında toplam alanın %10'unu aşmamak şartıyla ilgili idarelerce uygun görülmesi , özel ve tüzel nitelikli alanlarda ise ilgililerin muvafakatı ve ilgili idarelerince de uygun görülmesi halinde, trafo doğalgaz bölge regülatörü, vana odası v.b. teknik yapılar yapılabilir" açıklamasının bulunduğu" anlaşılmıştır.

Bu durumda uygulama imar planında kısmen yol, kısmen konut alanında kalan taşınmazın imar planına aykırı olarak trafo yapımı amacıyla kamulaştırılmasının mümkün olmaması karşısında anılan taşınmaza ilişkin Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinin uygulanarak acele kamulaştırma işlemi tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin; … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptalinin gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun …tarihli, … sayılı kararı ile, davaya konu taşınmazın 70,23 m²’lik kısmı yönünden trafo binası yapımı amacıyla Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2/a fıkrası kapsamında taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

Dava konusu 29/10/2021 tarih ve 4726 sayılı sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, İstanbul İli, Esenyurt İlçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasanın 35. maddesinde herkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı düzenlenmiş, 46.maddesinde ise idareye, mülkiyet hakkını, malikin rızası dışında kamu yararı amacıyla, gerçek karşılığını peşin olarak ödemek ve kanunla gösterilen esas ve usullere uymak suretiyle kamulaştırma yoluyla sınırlama yetkisi tanınmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.

Kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenleme amacıyla hazırlanan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3.maddesinin 1.fıkrasında, idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aynı maddenin 2.fıkrasında belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş, 5.maddesinde kamu yararı kararı vermeye yetkili merciler sayılmış, 6.maddesinde ise 5.maddede sayılan merciler tarafından verilecek kamu yararı kararını onaylayacak merciler sayıldıktan sonra onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek olmadığı, bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınacağı kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun 27. maddesinde ise; "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır. Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir." düzenlemesine yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun "Amaç" başlıklı 1.maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. " hükmüne, 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne, 8. maddesinin (d) bendinde "Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur." hükmüne, 20. maddesinde "Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun tanımlar başlıklı 5. maddesinde uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun Kamulaştırma başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde; "Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır.

Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;

İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.

Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.

Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.

Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir. 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulması zorunludur. Taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılması mümkün değildir. İmar planı bulunan bölgelerde, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerekmektedir. İmar planı bulunmayan alanlarda ise kamu yararı kararı alınarak kamulaştırma yapılması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 15/09/2022 tarih ve 2022/1673 sayılı ara kararıyla; "İmar planında, davaya konu … Mahallesi, … ada, … parsel üzerinde trafo binası gösterimi (lejandı) bulunup bulunmadığı ile plan notlarında trafo binası ile ilgili açıklama bulunup bulunmadığı sorularak varsa buna ilişkin plan notlarının gönderilmesinin" istenilmesi üzerine, ara kararına Esenyurt Belediye Başkanlığının 03/10/2022 havele tarihli yazısıyla verilen cevapta, davaya konu taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 12/07/2013 tarih ve 1525 sayılı kararıyla onaylanan Esenyurt Tem Güneyi 4.Etap 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında kısmen imar yolunda, kısmen bitişik nizam 5 kat konut alanında kaldığının beyan edildiği, anılan yazı ekinde gönderilen plan notlarının 2.6. maddesinde ise "Kamu alanlarında toplam alanın %10'unu aşmamak şartıyla ilgili idarelerce uygun görülmesi, özel ve tüzel nitelikli alanlarda ise ilgililerin muvafakatı ve ilgili idarelerince de uygun görülmesi halinde, Trafo, Doğalgaz Bölge Regülatörü, Vana Odası v.b. teknik yapılar yapılabilir" açıklamasının bulunduğu görülmüştür.

Bu durumda; yukarıda yer verilen 3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesi uyarınca herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına aykırı maksatlar için kullanılamayacağı açık olduğundan, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen yolda, kısmen konut alanında kalan ve üzerinde trafo binası gösterimi bulunmayan taşınmazın bir kısmının trafo yapımı amacıyla acele kamulaştırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının İPTALİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı idarelerden Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin anılan idare üzerinde bırakılmasına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.