Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/2184
Karar No
K. 2023/3798
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/2184 E.  ,  2023/3798 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2023/2184
Karar No: 2023/3798
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DİĞER DAVALI: … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- …

2.

VEKİLLERİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının gerekçesi, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Mersin ili, Yenişehir ilçesi, … Köyü, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında otopark alanı olarak ayrıldığı ancak uzun zamandır kamulaştırma işlemi yapılmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 2.000.000,00-TL'nin (ıslah sonrasında 5.771.390,50-TL) dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu taşınmazın üzerine beton dökülerek otopark olarak kullanılmak suretiyle fiilen el atıldığı anlaşıldığından, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar ile umumi hizmetlere ayrıldığı anlaşılan dava konusu taşınmazın uzun süredir kısıtlı kalması nedeniyle mülkiyet hakkının engellendiği ve 5 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen kamulaştırma işlemi yapılmadığından bahisle taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 2.000.000,00 TL'nin (ıslah ile artırılmak suretiye 5.771.390,50 TL) dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmış olan bu davaya konu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna varılarak davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Anılan kararın hüküm fıkrasında yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere 1/2'şer oranında verilmesine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek-1. maddesi 1. fıkrasına 26/11/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanunun 3. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu hukuki el atma davalarında; kişinin Anayasal güvence altında olan ''mülkiyet hakkı'' kısıtlaması olduğu ve bunun yıllara dayalı olduğu, İdari Yargıda bu davaların görülmesi sırasında davacıların harç, posta ücreti, keşif gideri ve başka giderlerinin söz konusu olduğu, kamulaştırmasız el atmadan dolayı oluşan zararın davacılar yönünden halen giderilmediği de gözetilerek, yargılama giderlerinin de yargısal yorumlar ya da sonradan yürürlüğe giren yasalar gereği davacılar üzerinde bırakılmasının mevzuata, hakkaniyete ve adalete aykırı olacağı ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen değişik gerekçeyle reddine karar verilmiş, yargılama giderinin davalı idarece davacıya ödenmesi, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taraflar lehine ise vekalet ücretine hükmedilmemesi yolunda hüküm kurulmuştur.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 7421 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemenin hukuki el atma davaları yönünden uygulanması gereken bir hüküm olduğu, uyuşmazlık konusu durumda ise hukuki el atma değil, fiili el atmanın söz konusu olduğu, bu yönüyle Adana Bölge İdare Mahkemesi kararına gerekçe yönünden katılmadıkları belirtilerek, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalı idarenin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına ve davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik kararın usul ve yasaya aykırı olduğu savunulmaktadır. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Mersin İli, Yenişehir İlçesi, … Köyü, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında otopark alanı olarak ayrıldığı ancak uzun zamandır kamulaştırma işlemi yapılmayarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 2.000.000,00-TL'nin (ıslah sonrasında 5.771.390,50-TL) dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun Ek 1. maddesinde; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun ''İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı'' başlıklı 2. maddesinin değişik 1. numaralı bendinde; ''a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.'' idari dava türleri olarak sayılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının 3. bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; aynı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların görev yönünde reddine karar verileceği belirtilmiştir.

20/11/2021 tarihli, 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin; Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.'' düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta öncelikle dava konusu taşınmaz üzerindeki el atmanın niteliğinin tespiti gerekmektedir. Taşınmaza fiili ya da hukuki olarak el atılması durumunda gerek yargı yolu gerekse yargı yolunda yapılacak değerlendirmeler farklılık arzetmektedir. Taşınmaza idare tarafından fiili olarak el atılmış olması halinde görevli yargı yolunun belirlenmesine ilişkin Uyuşmazlık Mahkemesinin 06/04/2015 tarihli, E:2015/223, K:2015/238 sayılı kararında; "Belediyelerin 3194 sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarının hazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile de idari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece, Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusu taşınmazın bir kısmına fiilen el atması karşısında, idarenin bu eyleminin kamulaştırmasız el atma niteliğini taşıdığı açıktır.

Öte yandan, İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Nitekim, yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III. bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.” gerekçesine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, gerek davalı idarelerin beyanından gerekse mahallinde yaptırılan keşif bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundan, uyuşmazlık konusu parselin bir kısmı üzerine beton kaplama yapılmak suretiyle otopark olarak kullanıldığı görülmüştür. Buna göre, uyuşmazlığa konu taşınmaz 1/5000 ölçekli ilave ve Revizyon Nazım İmar Planında "Rekreasyon Alanı ve Otopark Alanı" olarak belirlendiği halde, söz konusu parselin bir bölümünde beton kaplama yapılarak otopark olarak kullanılmak suretiyle fiilen el atıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmazın tamamı açısından fiili el atmanın varlığı kabul edilerek değerlendirmenin bu şekilde yapılması gerekmektedir. Fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın ise özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerleri görevli olacaktır.

Bu itibarla, uyuşmazlığa konusu taşınmazın üzerinde fiili el atma söz konusu olduğundan, taşınmaza idarenin fiili müdahalesinden kaynaklanan zararın tazmini isteminin görüm ve çözüm yetkisi adli yargıya ait olduğundan, bakılan davanın bu gerekçe ile görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf isteminin olayda uygulanmasına imkan bulunmayan, 7421 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 2942 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde hukuki el atma davalarına yönelik olarak yapılan değişikliğe istinaden değişik gerekçe ile reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan bozmaya uyularak taşınmazın üzerinde fiili el atma bulunduğu gerekçesiyle yeniden verilecek kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, taşınmaza fiilen el atıldığı halde, adli yargı yerine idari yargıda dava açan davacılar üzerinde bırakılacağı tabiidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.