9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2020/5753 E. , 2020/8617 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (...) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... bitimi gerekçesi ile davacının işine haksız olarak son verildiğini belirterek kıdem tazminatı , ihbar tazminatı , yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili çalışma ücreti ile ... bayram ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinde bulunmuştur.
Davalıların Cevaplarının Özeti:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece , davalılardan ... İnşaat San.Tic. A.Ş. yönünden kısmen kabulüne ; davalılardan ... Hidroelektrik Santral YatırımA.Ş. yönünden ise husumetten reddine dair verilen 09/04/2015 tarihli kararın davacı ile davalılardan ... İnşaat San. Tic. A.Ş vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2019 tarih ve 2017/20414 E. - 2019/4238 K. sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek devam edilen yargılama sonunda davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ücreti, ikramiye ve teşvik primi alacak taleplerinin dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine,davacının fazla çalışma ücreti hafta tatili ve ... ücreti alacak taleplerinin sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. Temyiz: Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece verilen 09/04/2015 tarihli karar Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2019 tarih ve 2017/20414 E. - 2019/4238 K. sayılı ilamı ile “1)...davalı ....’nin asıl işveren ve ... İnşaat San. Tic. A.Ş’nin alt işveren olarak davacıyı çalıştırdıkları kabul edilerek alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken davalı .... hakkındaki davanın husumetten reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. 2)... ... sözleşmesinde açıkça işçinin günlük yevmiyesi ve buna eklenen yol ve yemek giderleri belirtilerek ücret kararlaştırılmış ve yol ile yemek dahil ücretin kıdem tazminatı hesabına esas ücret olduğunun belirlenmiş olmasına rağmen, bilirkişinin sadece bordrolaştırma usulünün yanlış olduğundan bahisle bu giydirilmiş ücretin fazla mesai, ... bayram ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti hesabında çıplak ücret olarak kabulü ile bu alacakların hesaplanmış olması hatalıdır. Sözleşmede belirlenen çıplak ücretin, hesaplamaya esas alınması gereklidir. Ayrıca kıdem ve ihbar tazminatı hesabında da, sözleşmede belirlenen ve kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücret olduğu belirtilen ücrete göre hesaplanması, yeniden bir yemek ve yol ücretinin eklenmemesi gerektiği hususu da gözden kaçırılmamalıdır. 3)...Somut olayda, dosyaya davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığına ilişkin ....01.2011 tarihli ve 4.468,30 TL tutarlı banka dekontu ve ibraname başlıklı kıdem ve ihbar tazminatı ödeme tutarlarını gösterir tarihsiz, davacının imzasını havi belge sunulmuştur. Davacının ... akdinin 26.11.2010 tarihinde feshedilmiş olduğu ve banka ödeme dekontunun ....01.2011 tarihli olduğu gözetilerek ibranamenin, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu döneminde düzenlendiği anlaşılmaktadır. İbraname her ne kadar tarih içermese de fesihten sonra düzenlendiği açıkça anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan ibraname makbuz niteliğinde olup, ödemelerin mahsubu ile varsa bakiye kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken, bu husus gözetilmeden reddine dair karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4)...Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde sabah saat 07.00 de işbaşı yaptığını bildirmesine rağmen mahkemece, davacının talebini de aşar şekilde, sabah işveren tarafından sosyal yardım olarak bağlanan ve 4857 sayılı Yasanın 66/b bendine göre çalışma süresinden sayılmasına yasal imkan bulunmayan serviste geçen süreleri de kapsayan fazla mesai hesabının hükme esas alınması isabetsizdir. Ayrıca imzalı bordolarda tahakkuk olan aylar yönünden, bunların ödendiği davacı tarafından da kabul edildiğinden, bu aylar dışlanmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken ödenen miktarın mahsubu suretiyle alacak hesabı yapan bilirkişi raporunun esas alınmış olması da bozma nedenidir. 5)....Dosyaya sunulan davacı tarafından inkar edilmeyen imzalı puantajların davacının ... bayram ve genel tatil ve hafta tatili çalışmalarının hesabına esas alınması gerekirken, yazılı belgenin aksinin tanık beyanlarıyla ispatlanamayacağı hususu gözardı edilerek tanık beyanlarına itibarla hesaplama yapan raporun hükme esas alınması hatalı olmuştur.” gerekçeleri ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gereklerinin yerinde getirilmediği anlaşılmaktadır. Gerekçeli kararda, “Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmiştir.
Fazla çalışma ve ... bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik talep bakımından, alacak iddiasının tanık anlatımlarına dayandırılması sebebiyle, kabul ihtimalinde hesaba esas alınan süre ve alacağın miktarı nazara alınarak takdir edilecek uygun oranda indirim yapılması gerekliliği söz konusu olduğundan ve hakimin takdir yetkisine bağlı olarak yapılacak indirim oranı baştan belirli olmadığından, söz konusu alacaklar belirsizdir. Kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı, ikramiye ve teşvik primi ile AGİ alacakları bakımından ise, davacı, çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, kullandırılmayan yıllık izin ücreti alacağını, ödenmesi gereken AGİ ile teşvik primi ve ikramiye miktarını belirleyebilecek durumdadır. Bu halde, dava konusu bu alacaklarının gerçekte belirlenebilir alacak olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilmesinde hukuki yarar olmadığı ortadadır.” ifade edilmiş ve hüküm fıkrasının 1.bendinde davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, ikramiye ve teşvik primi alacak taleplerinin dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, Mahkemece yapılan değerlendirme ve yukarıda anılan hükmün uyulmasına karar verilen bozma kararı ile ilgisi bulunmadığı açıktır.
Mahkemece , bozma konusu yapılmadığı halde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, ikramiye ve teşvik primi alacak taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğine dair değerlendirme yapması ve anılan alacak kalemlerinin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.