11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2015 Tarihli ve 2014/347 Esas, 2015/279 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ertelenmesine Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğine, diğer sanığın beyanlarının doğru olmadığına, cezalandırılmasına yeterli kanıt bulunmadığına, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; sanığın, katılan ...'dan aldığı plastik askılar karşılığı çalıntı olduğu ve sahte olarak düzenlendiği tespit edilen suça konu... numaralı, 30.12.2013 tarihli ve 6.000,00 TL bedelli çeki cirolamak suretiyle katılana verdiği iddiasına, ilişkindir. 2. Suça konu çekin Deniz Bank, ... Giyim San. Tic. A.Ş hesabına ait çalınan ve bu yüzden de şirket yetkilisi ...'in şikayeti üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/23158 numaralı soruşturma yürütülen çeklerden olduğuna ilişkin soruşturma evrakı dosya arasında bulunmaktadır. 3. Sanığın aşamalarda, suça konu çeki cirolayarak katılana verdiğini kabul ettiği ancak suça konu çeki borcuna karşılık temyiz dışı sanık ...'dan aldığını beyan ettiği, sanık ...'ın ise aşamalarda çekle ilgisinin bulunmadığını beyan ederek sanığın iddiasını reddettiği belirlenmiştir. 4. 14.01.2014 ve 10.11.2014 tarihli bilirkişi raporlarında, suça konu senet üzerindeki üçüncü ciranta yazı ve imzasının sanık ... eli ürünü olduğu, çek üzerindeki diğer yazı ve imzalar yönünden ise keşideci ve ciranta olarak görünen kişiler, katılan ve sanıklar nezdinde yapılan karşılaştırmada yeterli ilgi ve irtibat bulunamadığı tespitlerine yer verilmiştir. 5. Suça konu çek duruşmaya getirilerek özellikleri tutanağa geçirilmiş, yasal unsurlarının ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir. 6. Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, sanığın, aşamalardaki oluşu açıklamayan çelişkili beyanlarına itibar edilmediği değerlendirilerek, ... Giyim San. Tiç A.Ş hesabına ait çalıntı çeklerden birini haksız yere ele geçirerek sahte olduğunu bildiği çeki bilerek kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve sahte çek karşılığında menfaat sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği sabit görülmekle, anılan suçlardan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. İddia, savunma, beyanlar ve tüm dosya kapsamı ile yüklenen suçların sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu yönünde mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemesi nedenleriyle kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Sair Temyiz Nedenleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. C. Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Sair Temyiz Nedenleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ancak; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün miktarının, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenmesi gerektiği, bu nedenle sanık hakkında hüküm kurulurken gün para cezasının bu miktara göre belirlenmesinden sonra artırma veya eksiltmeler yapılarak ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak aynı Kanun’un 52 nci maddesi gereğince 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katı olarak doğru belirlenen 600 gün para cezasında anılan artırma ve eksilmeler yapılarak belirlenen sonuç 10.000,00 TL para cezasının, hükmün son fıkrasında suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamayacağı gerekçesiyle yeniden 12.000,00 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş, anlan aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde A ve B bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2015 tarihli ve 2014/347 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde A ve C bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2015 tarihli ve 2014/347 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği (B) başlıklı hükmün (11) numaralı bendinin tamamen çıkarılması ve (D) başlıklı hükümde adli para cezasına ilişkin "12.000 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "10.000 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın