11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli ve 2015/275 Esas, 2015/464 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın sahteliğin konusunu oluşturan karar defteri ve sahte imza eylemlerine ilişkin hiç bir tasarrufu olmadığına, verilen vekaletnamenin sahteliğini bilmediğine ve bilebilecek durumda olmadığına, sahtecilikten kaynaklanan bir menfaatinin bulunmadığına, anılan nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, suça konu karar defterindeki imzanın sanık tarafından atıldığına dair delil bulunmadığına, sahte imzanın kim tarafından atıldığının ve sanığın iştirak eyleminin belirlenmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 4. Sanık ...'in temyiz isteği, suça konu karar defterindeki imzanın kendisi tarafından atıldığına dair delil bulunmadığına, sahte imzanın kim tarafından atıldığının ve iştirak eyleminin belirlenmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanıklar ... ve ...'in, ...Uluslararası Nakliyet İnşaat Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin küçük hissedarları olup, şirketin büyük hissesine sahip olması nedeniyle şirketin tek başına imza yetkilisi olan şikayetçi M.Mustafa ...ile aralarında bu nedenle husumet bulunduğu, sanıklardan ... ve ...'nın ise kendilerine ait olan ancak anılan şirkette çalıştırılan ve bu şirket adına kayıtlı araçlarının kendilerine devri hususunda şikayetçi ile aralarında anlaşmazlık bulunduğu, bu çerçevede sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek şirketin malları hakkında tasarrufta bulunabilmek amacıyla şirketin asıl karar defteri yerine şirket adına sıfırdan yeni bir karar defteri oluşturarak 12.03.2014 tarihinde... 6. Noterliğinde tasdik ettirdikleri, daha sonra bu karar defterinde şikayetçi M.Mustafa ...adına atılı sahte imza ile ... ve ...'in şirket adına tek başlarına yetkili olmalarına ilişkin ortaklar kurulu kararı alarak bu kararı da 13.03.2014 tarihinde... 6. Noterliğinde 07577 yevmiye nosu ile onaylattıkları, bu karara istinaden sanık ...'ın şirket yetkilisi olarak aynı Noterlikte imza sirküleri düzenleyerek, 14.03.2014 tarih ve 7767 yevmiye nolu işlem ile ... adına, 14.03.2014 tarih ve 7768 yevmiye nolu işlem ile de ... adına şirket adına tüm işlemleri yapmak üzere vekaletname verdiği iddiasına ilişkindir. 2.31.03.2014 tarihli alınan bilirkişi raporunda; 12.03.2014 tarihli tasdik edilen karar defteri ve karar defterinin birinci sayfasında yer alan 13.03.2014 tarihli ortaklar kararında şikayetçi M.Mustafa ...ismi altında yer alan imzanın şikayetçiye ait olmadığının ve sahte olarak atıldığı yönünde tespitler bildirilmiştir. 3.05.05.2015 tarihli uzmanlık raporunda; 12.03.2014 tarihli tasdik edilen karar defteri ve karar defterinin birinci sayfasında yer alan 13.03.2014 tarihli ortaklar kararı üzerinde sanıklar Osman ve Murat adına atılı imzaların kendi el ürünü oldukları, şikayetçi adına atılı imzalara yönelik ise tüm sanıklara ait imzalar üzerinden yapılan karşılaştırmasında bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir. 4.Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, alınan savunma, beyanlar ve tüm dosya kapsamı ile sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde ve farklı tarihlerde içeriği itibariyle sahte karar defteri, ortaklar kurulu kararı, imza sirküleri ve vekaletnameler düzenlettikleri sabit görülerek, noterden tasdik edilen genel kurul toplantı ve karar defteri ile burada alınmış gözüken kararlara istinaden yine noterden düzenlettikleri sahte vekaletnamelerin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olduğu sonuç ve kanaatiyle, sanıklar hakkında sabit görülen eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un, 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına ilişkin temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Aşamalardaki sanık savunmaları, şikayetçi beyanları, tanık ifadeleri ile dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, sübutu kabul edilen eylemler yönünden kuşku bulunmadığı gibi gerçekleştirilen eylemlerde menfaati bulunan sanıklar yönünden de yüklenen suçları işledikleri yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ... ve diğer sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle...1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli ve 2015/275 Esas, 2015/464 Karar sayılı kararında sanık ... ve diğer sanıklar ..., ..., ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve diğer sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın