11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2014/288 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci, 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; suça konu demir parçalarının terk edilmiş, sahipsiz mal olduklarına, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına, iftira ve resmi belgede sahtecilik suçlarının unsurlarının oluşmadığına ve kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'un, temyiz dışı sanık ... ile birlikte, yenisi ile değiştirilerek tren yolunun kenarına bırakılmış, kamu hizmetine tahsisine son verilmiş ancak henüz toplanmamış T.C.D.D.'ye ait rayları aracına yükleyerek olay yerinden ayrıldığı, ihbar üzerine yapılan çalışma neticesinde yakalandığında mağdur ...'a ait suça konu nüfus cüzdanını ibraz ettiği, soruşturmanın ...'a ait kimlik bilgileri üzerinden yürütüldüğü,... İlçesi'nde de benzer nitelikte hırsızlık olayının gerçekleşmesi üzerine kolluk görevlilerince temin edilerek fotoğraf üzerinden yapılan karşılaştırmada sanık tarafından ibraz edilen nüfus cüzdanının sahte olabileceğinin değerlendirildiği, yaptırılan parmak izi incelemesi neticesinde sanığın gerçek kimliğinin anlaşıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanığın aşamalardaki savunmaları ikrara yönelik olup atıl vaziyette olan tren raylarını aldıklarına, suç olduğunu bilmediklerine, yakalanınca araçta bulduğu ...'a ait kimliği vererek işlem yaptırdığına ilişkindir. 3. Kriminal rapor ile suça konu nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliği bulunduğu tespiti yapılmış; Mahkemece de aynı yönde gözlem yapıldığı anlaşılmıştır. 4. Suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik ve Hırsızlık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, tekerrüre esas alınan Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2011 tarihli ve 2010/480 Esas, 2011/543 Karar sayılı ilamına konu suç tarihinde sanığın 18 yaşından küçük olduğunun ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başka ilamın da bulunmadığının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu, 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Kabule göre de; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2011 tarihli ve 2010/480 Esas, 2011/543 Karar sayılı ilamına konu suç tarihinde sanığın 18 yaşından küçük olduğunun ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başka ilamın da bulunmadığının gözetilmemesi, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik ve Hırsızlık Suçları Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2014/288 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2014/288 Esas, 2015/286 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap