11. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Şikayetçi ...'ın 24.06.2015 tarihli talimat duruşması ile katılma talebinde bulunduğu ancak talebin karara bağlanmadığı anlaşılmakla, sanıkların üzerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar gören şikayetçinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ. KDZ.Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/274 Esas, 2015/835 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz isteği; mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın bozulması ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; mahkemece mahkumiyet kararı yerine beraat kararın verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia olunması nedeniyle 27.05.2015 tarihli sanık ...'in sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle KDZ.Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/274 Esas, 2015/835 Karar sayılı kararına yönelik katılan ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap