Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2023/370
Karar No
K. 2023/410
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/370 E.  ,  2023/410 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2023/370
Karar No: 2023/410
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Derneği
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-… Bakanlığı
VEKİLLERİ: Hukuk Müşaviri Av. …

Hukuk Müşaviri Av. …

2.… Başkanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2022/3393, K:2022/7527 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 2022 Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) 1. Dönem Yerleştirme Kılavuzu'ndaki "Uzmanlık Öğrencisi Kontenjanları" isimli listede Radyoloji uzmanlık alanı için ilan edilen kadroların tümünün iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2022/3393, K:2022/7527 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esasına geçildiği, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352. ve 369. maddeleri ile Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 5., 8. ve 12. maddelerine atıfta bulunularak, Sağlık Bakanlığının, uzmanlık eğitimine ilişkin hizmetin yürütümü noktasında yasalar ve hukuki ilkeler çerçevesinde takdir hakkına ve yetkisine sahip olduğu,

Dairelerinin 21/06/2022 ve 04/08/2022 tarihli ara kararları ile davalı Sağlık Bakanlığından “Kontenjanların açıldığı kurumlar tarafından uzmanlık öğrencisi talebinde bulunulup bulunulmadığı, bulunuldu ise talep sayılarına ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine, dava konusu edilen 2022 TUS 1. Dönem Radyoloji kontenjanlarının arttırılmasına ilişkin kararın rasyonel sebebi ile bu sayı belirlenirken hangi verilerin esas aldığı, bilimsel rapor hazırlanıp hazırlanmadığı, fiziksel - kurumsal altyapı çalışmasının yapılıp yapılmadığı, eğitici yetersizliği nedeniyle eğitim aldığı kurum değiştirilen uzmanlık öğrencisi olup olmadığı hususunun sorulmasına ve buna ilişkin bilgi-belgelerin gerekirse diğer kurumlardan temin edilerek gönderilmesinin istenilmesine” karar verildiği, 20/09/2022 tarihinde Danıştay Başkanlığı kayıtlarına giren yanıt dilekçesi ve eklerin incelenmesinden; kontenjanlar belirlenmeden önce Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) tarafından iki çalıştay ve dört toplantı düzenlendiği, 01/12/2021 ve 05/01/2022 tarihli çalıştaylarda tercih oranı düşük dallar, asgari eğitim standartları ve eğiticilerin niteliklerinin ele alındığı, 24/01/2022 tarih ve 2014 karar numaralı TUK kararı ile 2022 yılı TUS için açılacak kontenjanların belirlendiği, 2022 Mart ayında Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye'deki uzman hekim sayılarıyla Avrupa'daki uzman hekim sayılarının karşılaştırılmasına ilişkin çalışma yapıldığı, 09/03/2022 tarihli TUK toplantısında OECD ülkeleri ile ülkemiz arasında yüz bin kişiye düşen uzman hekim sayısında ciddi farklılık olduğunun, tespit edildiği, 2043 sayılı TUK kararı ile kontenjanların revize edildiği, son olarak 2062 sayılı TUK kararı ile kontenjanlara son şeklinin verildiği, bu kararları müteakip eğitici sayısının ve çeşitliliğinin arttırılmasına yönelik çalışmalara başlanıldığı, bu kapsamda 21/04/2022 tarihli yazı ile eğitim kurumlarına uzman hekimlerin uzmanlık eğitiminde aktif kullanılması gerektiği hususunun bildirildiği, bu haliyle kontenjan arttırılmadan önce gerekli araştırma ve tespitlerin yapıldığının görüldüğü, Bu itibarla; 2022 Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) 1. Dönem Yerleştirme Kılavuzu'ndaki "Uzmanlık Öğrencisi Kontenjanları" isimli listede Radyoloji uzmanlık alanı için ilan edilen kadrolarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, Tıpta Uzmanlık Kurulunca hazırlanan 26/05/2021 tarihli “Radyoloji Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Müfredatı”nda da belirtildiği üzere, ülkemizde radyoloji konusunda henüz istenilen düzeye ulaşılamadığı, müfredat uyarınca 01/04/2017 tarihinden itibaren radyoloji uzmanlık eğitim süresinin 5 yıl olarak uygulandığı, son beş yılda uzmanlık eğitimine başlayan ve halen eğitimi devam eden radyoloji uzmanlık öğrenci sayısının eğitimi uzayanlarla birlikte 1.050 kişi olduğu, daha önceki son beş sınavda radyoloji alanında TUS kontenjanları 127, 125, 134 ve 137 iken, 19/04/2022 tarihli kontenjan ile yaklaşık altı katı olan 761’e çıkarıldığı, gerekli hazırlıklar yapılmadan kontenjanın altı kat arttırılmasının, asgari teknik cihaz ve eğitici sayılarının yakalanamaması nedenleriyle zorunlu yetkinlikleri kazanamamış uzman radyologların yetişmesine neden olacağı, bu durumun hasta sağlığı ve güvenliğini olumsuz etkileyeceği, radyoloji alanında öğretim üyesi, görüntüleme cihazı, görüntüleme sonrası raporlama için kullanılacak iş istasyonu ve medikal ekran sayılarında kayda değer değişiklik olmamasına rağmen, tıpta uzmanlık eğitimi veren tüm eğitim kurumlarındaki radyoloji uzmanlık öğrencisi kontenjanlarının altı kat arttırılmasının, bir radyoloji kliniğini tek başına yönetebilecek bilgi, beceri ve tutuma sahip, yetkin radyoloji uzmanları yetiştirme imkanını sekteye uğratacağı, yeterli eğitimi alamamış, yetkinliğe ulaşamamış radyoloji uzmanlarının hastalara tanı konulması aşamasında hasta mağduriyetine neden olacağı, idarenin takdir yetkisini hukuka aykırı bir şekilde kullandığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından, dava konusu düzenlemenin davacı derneğin menfaatini etkilemediği, bahse konu kontenjanların Sağlık Bakanlığı tarafından belirlendiği, idarelerinin sınavı uygulayan ve buna bağlı olarak değerlendirme ve yerleştirme işlemlerini yapmakla yükümlü olduğu, bu nedenle hasım konumundan çıkarılmaları gerektiği, Sağlık Bakanlığınca belirlenen kontenjanların belirlenerek idarelerine bildirilen kontenjanların aynen yayınlandığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 13/12/2022 tarih ve E:2022/3393, K:2022/7527 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kesin olarak, 07/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu K2577 md.49
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.