11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/378 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.01.2021 tarihli, 2016/92956 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçesinde özetle; krediyi kendisi kullanmış gibi görünse de bu krediden ...’in yararlandığı, borç senedinin sadece imzalaması için sanığa getirildiği, aynı iş yerinde çalışmalarından doğan güven nedeni ile imzaladığı, kriminal raporunda da katılanın imzasının sanığa ait olmadığının belirtildiği, Mahkemece ...’in yazı ve imza örneklerinin kriminal incelemeye gönderilmediği, katılanın zararını karşılamak isteyip istemediği sorulmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığı gerekçeleri ile ve resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; suç tarihi itibarıyla TEİAŞ... Trafo Merkezinde koruma ve güvenlik görevlisi olarak görev yapan sanığın,...Tüketim ve Yardımlaşma Kooperatifinden 4.000,00 TL'lik kredi çekmek amacıyla hazırladığı 22.04.2013 tarihli borç senedinde katılanı kefil gösterip onun yerine imza atarak özel belgede sahtecilik yaptığından bahisle cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık özetle; suçlamayı kabul etmediği, Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde ...'in evvelce kredi çektiğinden bir kere daha çekemediği, bu nedenle sanığın ismine bir kredi daha çektiği, o senetteki imzanın kendisine, ...in imzasının ...e ait olduğu, ...’nin imzasını ...in attığı, imzanın katılana ait olup olmadığını bilmediği, gelen parayı da elden ...e verdiği, ...in borcu ödeyememesi üzerine sanıktan şikayetçi olduğu", Mahkeme sorgusunda "...in kredi çekmek istediğini söylemesi üzerine sanığın “evraklarını hazırla” dediği, ...in de hazırladığı evrakları getirdiği, sanığın da amirlerine bunları sunduğu” yönünde savunma yaptığı görülmüştür. 3. Katılan özetle; haberim olmadan borç senedinde ikinci kefil olarak gösterildiği, imzanın kendisine ait olmadığı, kendisi adına imza atan şahıs ya da şahıslardan aynı zamanda sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 4. Uzmanlık raporunda özetle; suça konu borç senedindeki "1 kefil ..." adına atılı imzaların Seyfettin'in eli ürünü olduğu, "2 kefil katılan" adına atılı imzaların katılanın eli ürünü olmadığını, katılana atfen atılı imzaların sanığın eli ürünü olduğuna dair bulgu tespitlenemediği belirtilmiştir. 5. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Gerekçeli karar başlığında 23.09.2013 şeklinde hatalı gösterilen suç tarihinin "22.04.2013" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Kararın yasal ve yeterli gerekçe içerdiği anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adıyaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/378 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın