İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Devam etmek için kayıt olun
Ücretsiz hakkınızı kullandınız.
Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.
Karar Etiketleri
10.01.2024
REDDİNE
YERELHUKUK
DIGER
İcra İflas Hukuku
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
3648 sayılı soruşturma dosyasında davalı ... ile diğer davalıların aralarındaki temsil ilişkisini ikrar eden beyanları üzerine ve davalı ...'ın temlik aldığı dosya alacağını, davalı ... ... Firmasının müvekkilin fabrikasına zarar vermesi nedeniyle verilen hükmün müvekkil tarafından takibe konduğu Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/152 esas sayılı dosyasındaki müvekkilin alacağından takas-mahsup eden beyanıyla ispatlayabilecek duruma gelebildiğini, ancak protokol esas alınarak 1.100.000.-TL ve buna işleyecek yasal faiziyle birlikte ortaya çıkacak bedel üzerinden hesap görülmesi için işbu istirdat davasının şimdi açılabildiğini, karşı yanın amaç ve eylemleri bu şekildeyken müvekkilinin 2014-2015 yıllarında bile başına ne geldiğini anlayamayarak, karşı yana Bursa 10. Noterliği'nin 06.03.2015 tarih ve 8331 yevmiye sayılı ihtarını çekerek, protokol gereği SGK yapılandırma taksitlerini ödemesini talep ettiğini ve taşınmazların mülkiyetinin devrinin gerçekleşmesi için gereğini bildirdiğini, üstüne bir de protokolün birinci paragrafında bile "mülkiyetin ... ..., ... veya bu kişilerin göstereceği bir şahsa geçmesi...." şeklindeki cümleye rağmen mülkiyetin devri amaçlanmamış gibi taşınmazları satın alma amacıyla sözleşme yapmadıklarını ileri sürdüğünü, durum böyle gelişince; müvekkilinin karşı yanın fabrikadan çıkmasını talep ettiğini, ancak karşı yan formalite diye müvekkile imzalattırdıkları kira sözleşmesini ileri sürerek fabrikadan çıkmadığını, oysa haricen imzalanmış bir gayrimenkul satım veya vaadi sözleşmesi geçersiz olup, geçersiz bir sözleşme karşısında herkesin aldığını iade etmesi gerektiğini, bu duruma göre de karşı yan, davalı ... adına dosyayı temlik aldırıp aralarındaki temsil ilişkisini müvekkilden gizlediğine göre, müvekkil yerine de başkaca bir ödeme yapmadığından, fabrikadan çıkıp anahtarı müvekkile teslim etmesi gerektiğini, hal böyleyken müvekkilinin davalı şirkete karşı zararların tazminine dair açtığı Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/604E. sayılı dosyası ve bu dosya içine alınan Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/42 ve 58 Dİş., Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/15 ve 28D.İş, Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/41 D.iş sayılı dosyalarında yapılan tespitlerle birlikte davalı şirketin tahliyesine dair açtığı Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/966 esas sayılı dosyasından anlaşıldığı üzere karşı yanın fabrikaya zarar verdiğini, çalışır halde bırakmadığını, adeta fabrikayı hurdalığa çevirdiğini, müvekkilinin 01.04.2014 tarihli protokol ve formalite diye bildiği aylık 5 lira bedelli kira sözleşmesinin imzalanmasından yaklaşık 3 yıl sonra karşı yanın fabrikaya verdiği zararlar nedeniyle Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/966 esas sayılı dosyasından tahliyesine karar verilmesini ve bu ilamın takibe konulduğu Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/240E. Sayılı dosyasından 22.08.2017 tarihinde tahliye edilmesini sağlamış ise de, aslında tahliye edemediğini ve bu ilamın onların hilesiyle hiçbir işe yaramadığını, zira karşı yan mahkeme hükmünü hileyle dolanmış ve bu sefer kötü niyetli ve haksız gizlemelerine dayanarak, üçüncü kişi iyi niyetli diye gösterdikleri, aslında onlar hesabına kendi adına dolaylı temsil yetkisini içeren inançlı vekalet sözleşmesi hukuksal ilişkisine dayalı olarak hareket eden davalı ... adına, fabrikaya kendileri zarar vermemiş gibi fabrikaya zarar verildiğinden bahisle ipotekle temin edilmiş alacaklarının tahsilinde güçlük olduğunu ileri sürerek İİK'nın 92. Maddesi kapsamında koruma tedbiri talep ettiğini, Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/952 esas sayılı dosyasında da karşı yanın haksız ve kötü niyetli gizlemeleri ve koruma tedbiri bahanesiyle müvekkilin mülkiyet hakkını kullanmasını engellenmek istendiği doğal olarak bilinemeyeceğinden Mahkemece tedbirin kapsamı İcra Müdürlüğüne bırakılarak tedbir kararı verildiğini, Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasından tedbir alınması amaçlı gidildiğinde, karşı yanın bu sefer koruma tedbirlerinin kendileri tarafından sağlanmasını, hiçbir bedel talep etmediğini belirttiğini, bunun üzerine İcra Memurunca koruma tedbirlerinin alınması karşı yana bırakıldığını, müvekkilinin mülkiyet hakkına tecavüz amacıyla karşı yanın hamle yaptığını anlayarak çaresizce mücadele etmişse de, o aşamada karşı yan arasındaki temsil ilişkisini ispatlayacak durumda olmadığından hem de icra hukuk mahkemeleri dar yetkili mahkeme olduğundan, bu uğraşılarından lehine sonuç alamadığını, böylece karşı yan hileleriyle 01.04.2014 tarihinde girdiği fabrikadan 2021 yılının Kasım ayına kadar çıkmayarak müvekkilin mülkiyet hakkına tecavüz ettiğini, müvekkilinin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/3648 sayılı dosyasında karşı yan hakkında gasp iddiasıyla şikayette bulunmuş ise de hukuki ihtilaf denilerek takipsizlik kararı verildiğini, ancak davalı ... soruşturma dosyasında açıkça Bursa 10.İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyası nedeniyle dava dışı bankaya hiçbir bedel ödemediğini, dünürü diğer davalı ...'ın ödediğini, dünürünün icrada sıkıntıları nedeniyle alacağı kendi adlarına değil, onun adına aldıklarını ikrar ettiğini, diğer davalıların da benzer yönde beyanda bulunduklarını, her ne kadar karşı yan hakkında gasp iddiası nedeniyle takipsizlik kararı verilmiş ise de, kararda, sorun hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmiş olup, bu hukuki ihtilafın çözümünde davalı ...'ın diğer davalıları temsilen alacağı temlik aldığına ve dava dışı bankaya kendisinin değil diğer davalıların ödeme yaptığına dair beyanı, davalı ...'ın diğer davalılar hesabına kendi adına dolaylı temsil yetkisini içeren inançlı vekalet sözleşmesine dayalı olarak hareket ettiğini kanıtlamakta olduğunu, ayrıca karşı yanın, müvekkilinin fabrikasına verdiği zararlarının tazminine dair ilamın takibe konulduğu Bursa 3 İcra Müdürlüğü'nün 2019/152E. Sayılı dosyasında, davalı ...'ın temlik aldığı Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/.... Sayılı dosyasındaki alacağı, davalı ... ... Firması lehine takas-mahsup etmek için taleple beyanda bulunması, diğer davalılarla arasında dolaylı temsil yetkisini içeren inançlı vekalet sözleşmesi olduğunu, müvekkilin protokolden kaynaklarını engellemek amacıyla muvazaalı olarak kendi adına banka alacağını temlik aldığını kanıtlayacağını, davalı ... ile diğer davalılar arasında temsil ilişkisi mevcut olup, karşı yan muvazaalı olarak 01.04.2014 tarihli protokolde yazılı olduğu gibi davalı şirket adına alacağı temlik almadığını, davalı şirketin sahibinin kayın pederi adına temlik aldığını, bu durum itibariyle hukuk düzeni hakkın kötüye kullanılmasını korumayacağından ve tarafların asıl iradeleri esas alınacağından, 01.04.2014 tarihli protokolün 1. Maddesinde yazılı olduğu üzere, tarafların kabul, beyan ve taahhüt ettiği gibi taraflar arasında Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasından kaynaklı alacağın müvekkile rücusunun 1.100.000TL üzerinden görülmesinin zorunlu olduğu açık olduğunu, yani davalı yanın, dava dışı bankaya kaç lira öderse ödesin, asıl alacağa işlemiş ve işleyecek %75 temerrüt faizi ve diğer kalemlere göre müvekkile rücu etmeyeceğini, tarafların kendi aralarında anlaştığı 01.04.2014 tarihli protokole göre 1.100.000TL üzerinden rücu edeceğini, karşı yanın, haksız ve kötü niyetli gizlemeler yapıp temsil ilişkisini saklayarak, banka gibi %75 temerrüt faiziyle dosya borcunu şişirerek, 01.04.2014 tarihinden sonra girdiği fabrikayı da hurdaya çevirerek, müvekkiline de o tarihten Kasım 2021 tarihine kadar taşınmazlarını ve fabrikasını kullanma imkanı vermeyerek, bu şekilde dosya borcunu da ödeme imkanı tanımayarak, fabrikanın değerini azaltarak alacağa mahsuben cebri icrayla satışına geçtiğini, müvekkilinin karşı yanın ödediği 700.000.-TL'ye dayanarak alacağa mahsuben fabrikayı satın alma yönünde yaptığı son hamlesini anlayarak, SGK borcunun yapılandırmasının onlar yüzünden ödenemediğine ve başkaca bir borcun ödenemediğine hayıflanarak çökmüşken, devletin 2021 yılında yeniden borçlara yapılandırma getirince, 7 milyona çıktığını, SGK borcunun 1,5 milyona düşeceğinden, davacı müvekkil durumu iyi olan bir yakınından, fabrikası satıp borcunu ödeme koşuluyla hem karşı yanın alacaklı olduğu icra dosyasını hem de SGK'nın alacaklı olduğu icra dosyasını ödemek için borç istediğini, müvekkilin yakınının da müvekkilin 70 yaşına gelmesine rağmen çok çile çektiğini görerek ve çok büyük risk alarak, müvekkil bu ödemeleri yapması için para verdiğini ve fabrikanın satışı için gereğini yaptığını, ancak bu aşamada müvekkilinin karşı yanı fabrikasından çıkarabildiğini, ancak bu aşamada, karşı yanın dava dışı bankadan alacağı temlik aldığı Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/.... Sayılı dosya borcunu ödediğini, icra Mahkemeleri dar yetkili olduğundan, ayrıca ancak bu aşmada harç parasını bulabildiğinden 01.04.2014 tarihli protokolde yazıldığı gibi 1.100.000TL ve bu bedele işleyecek yasal faiziyle birlikte hesabın yapılarak, fazla paranın istidadına karar verilmesi için bu davayı açtığını, zira Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasında kapak hesabında takip talebi esas alınarak ve %75 temerrüt faizi işletilerek hesap çıkarıldığını, 01.04.2014 tarihli protokol de yazıldığı gibi 1.100.000TL ve bu bedele işleyecek yasal faiz üzerinden hesap görülmesi gerektiğini, çünkü karşı yan dava dışı banka ile dosya borcunun kapatılması için kaç liraya anlaşırsa anlaşsın, 1.100.000.-TL üzerinden hesap görmeyi ve doğal olarak takip talebiyle bağlı kalmamayı beyan, kabul ve taahhüt ettiğini, Bursa 10.İcra Müdürlüğü'nün 2010/... esas sayılı dosyasından kapak hesabının çıkartılması için tevdi edilen bilirkişice düzenlenen rapora göre; üst sınır ipotek limitlerine göre müvekkil 1.670.000TL ve 360.000USD'yi itirazi kayıtla ödeme yapmış olup, 01.04.2014 tarihli protokol esas alınarak rücu bedeli belirlendiğinde, bu bedele işletilecek yasal faizle birlikte ortaya çıkacak bedelden çok fazla karşı yana, müvekkilinin yaklaşık 340.000USD fazla ödeme yaptığının anlaşılacağını, diğer yandan 6098 sayılı Borçlar Kanunu
K6098 md.83
K3648 md.1
K3648 md.92
İİK md.92