T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine Genel Haciz Yoluyla Örnek :7 İlamsız takip başlatılmış olduğunu, işbu takipte, müvekkiline tüzel kişilik olmasına ve e-tebligat kullanma zorunluluğuna tabii olmasına rağmen fiziki olarak tebligat yapılmış ve ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmiş olduğunu, yapılan usulsüz tebligata ilişkin taraflarınca şikayette bulunulmuş, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası açılmış olduğunu, dava dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı neticesinde takibin durdurulmuş olduğunu, söz konusu takipte dayanak belge sunulmamış olup borcun sebebi olarak gösterilen sözleşme bulunmadığını, davalı, takip talebinde borcun sebebini sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan alacak olarak belirtmişse de taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibinde borcun sebebi olarak gösterilen sözleşmenin varlığına ilişkin ispat yükünün davalıya ait olduğunu, davalının, sözleşme taraflarının irade beyanlarının uyuştuğunu, sözleşmenin geçerli olduğunu ispatlaması ve eğer yazılı şekil şartına tabii ise yazılı bir örneğini dosyaya sunması gerektiğini, nitekim yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin varlığından bahsedilemeyeceğini, mahkememizce yapılacak inceleme sonucu taraflar arasında ticari bir ilişki var olmadığının görülecek, işbu durumda müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacak olduğunu, ancak tüm bunlara rağmen; kötü niyetli davalının, müvekkil hakkında haksız icra takibi başlatmış, müvekkili şirketin banka hesabında yer alan paraya haciz konmuş olduğunu, işbu sebeple; söz konusu takip, takibe dayanak hiçbir belge sunulmaksızın açıldığından dosyanın teminatsız olarak durdurulması; mahkememiz aksi kanaatte ise İİK 72.maddesi uyarınca teminat karşılığı tedbir kararı verilmesini ivedilikle talep ediyor olduklarını, müvekkilinin telafisi imkansız hak kaybına uğramaması için; dosya alacağının icra dosyasına taraflarınca depo edilmesi ile dosyada bulunan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmekte olduklarını, ilgili icra dosyasında alacak tutarının dosyaya depo edilmesi halinde alacak teminat olarak dosyaya yatırıldığı için alacaklının menfaati korunmuş olacağını, bu durumda alacaklının herhangi bir hak kaybına uğramayacağının, huzurdaki davanın reddi halinde dahi icra dosyasında depo edilen teminatın borcu karşılar nitelikte olduğunun kabulü gerektiğini, hal böyle iken ticari işletme olan müvekkili şirketin banka hesapları ve malları üzerinde bulunan hacizlerin, müvekkili şirketin ticaretini olumsuz olarak etkilemekte olduğunu, müvekkili şirketin düzenli ödemelerini yerine getirememekte, alacaklarına kavuşamamakta olduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin başka ticari firma ve şahıslarında mağduriyetine sebep olmakta olup işbu noktada icra dosya tutarının depo edilmesi şartıyla hacizlerin fekkine karar verilmesi halinde hem alacaklının menfaati korunmakta hem de ticari hayat içerisinde müvekkili şirket ve ticari ilişki içerisinde olduğu şahıs ve firmaların mağdur olmayacak olduğunu, ayrıca ilgili icra dosyasında alacağın depo edilmesi halinde alacak teminat altına alındığından hacizlerin devam etmesinin aşkın hacze yol açmakta olup alacaklıya menfaat sağlamadığı gibi müvekkili şirketi mağdur etmekte olduğunu, müvekkilinin hak kaybına uğramaması ve alacağın teminat altına alınması amacıyla mahkememizden yargılama neticeleninceye kadar icra dosya miktarının depo edilmesine, dosyada müvekkili aleyhine koyulan hacizlerin fekkine ve icra dosyasına depo edilecek olan miktarın yargılama sonuçlanmadan alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; dava sonuçlanıncaya kadar, takibin durdurulması hususunda tedbir kararı verilmesine; yargılama neticeleninceye kadar icra dosya miktarının depo edilmesine, dosyada müvekkili aleyhine koyulan hacizlerin fekkine ve icra dosyasına depo edilecek olan miktarın yargılama sonuçlanmadan alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine ilişkin Menfi Tespit davasıdır. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle yapılan değişiklik neticesinde 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.): "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(1)(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
Somut olayda, davacı tarafın talebi Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklara ilişkin menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvuru zorunluluğuna ilişkin dava şartı bulunduğu sabittir.
Davacı tarafın dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin açık beyanının yer almadığı, yine davacı vekilince uyap sistemi üzerinden mahkememize sunulan 13/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan arabuluculuk son tutanağından arabuluculuğa başvuru tarihinin 27/10/2023 olduğu, iş bu davanın ise 25/10/2023 tarihinde açıldığı, dolayısıyla arabuluculuğa dava açıldıktan sonra başvuru yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle iş bu davanın 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması nedeniyle, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/2. Maddeleriyle 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun 5/A-1 maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.408,90 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.139,05-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleşiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.15/11/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸