8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/5809 E. , 2023/4619 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanımm kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı davacı ... ve müştereklerinin mirasçıları vekili, davacı ... mirasçıları ve davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; duruşma istemi nitelikten reddedilmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım Kadastrosu sırasında; 356 ada 371, 272 ada 1 ve 270 ada 1 parsel numaralı, sırası ile 54.296, 59.771 ve 12.464 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar, beyanlar hanesinde 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine orman sınırları dışına çıkartıldığı şerhi verilerek, buna ilaveten edinme hanesinde ...
7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/42 Esas ve 2009/96 Karar numaralı kararı kulanıcısının belirlenmesi talebi ile görülen davada İlk Derece Mahkemesi kararının Yargıtayca bozulduğu, bu sebeple kullanıcısı İlk Derece Mahkemesince belirlenmek üzere davalı olarak olarak tespitinin yapıldığı açıklanarak Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacılar ..., ..., ... ve ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu davalı ... aleyhine açtıkları davada, ... Köyü ... Mevkiinde bulunan 1937 yılı 60 hesap numaralı vergi kaydı kapsamındaki 59754,5 m2 yüzölçümündeki, aynı yerdeki 71 hesap numaralı vergi kaydı kapsamındaki 82737 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ortak muris ... 'a intikal ettiği ve payları eşit olduğu halde davalının kendi paylarına da el attığından söz ederek miras paylarına el atmasının önlenmesini istemiştir.
3.Davacı ... 09.11.2001 günlü dilekçesiyle, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine açtığı davada, Yukarı Karaman Köyü ... Mevkiinde bulunan, tapuda babası ... adına kayıtlı dava dışı 243 ... parselin dışındaki 13785 m2 yüzölçümündeki taşınmazın uzun yıllardır zilyetliğinde olduğu, buna rağmen davalı olarak gösterdiği gerçek kişilerin bu yer hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinde elatmanın önlenmesi davasını açarak çekişme yarattıklarından bu çekişmenin giderilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2009 tarihli ve 2003/42 Esas, 2009/96 Karar ... kararı ile ayrı ayrı açılan davalar birleştirildikten sonra, fen bilirkişi ... tarafından hazırlanan krokili raporda (A1), (A2), (A3), (A4), (A7), (A8), (A9), (A11) ile gösterilen (A5 ile A6 yolda kalır) toplam 104.214,68 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı gerçek kişilerin ortak murisinden kalan 4/5 paya davalı gerçek kişilerin elatmasının önlenmesine, birleşen dosyada aynı bilirkişi raporunda (B1) ile gösterilen toplam 48793,84 m² yüzölçümündeki bölüme ...'un zilyet olduğunun tespiti ile birleşen davadaki davalıların bu bölüme elatmalarının önlenmesine ve zilyetlik esasına dayalı muarazanın giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.11.2010 tarihli ve 2010/9263 Esas, 2010/14104 Karar ... kararıyla; orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ... 31.8.1956 tarihli ve 6831 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun (2896 ... Kanun) ve 3302 ... 31.8.1956 tarihli ve 6831 ... Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 ... Kanun) ile değişik 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, bu nedenle bu tür yerlerde zilyetliğin hukuken korunamayacağı, davacı gerçek kişilerin kısmen devlet ormanın sınırları içinde kısmen de 6831 ... Kanun hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılıp 2924 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun (2924 ... Kanun) hükümlerine göre tasarruf edilmek üzere, Çevre ve Orman Bakanlığının (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) tasarrufuna geçen taşınmaza elatmanın ve sataşmanın önlenmesi istemiyle dava açmakta hukukî yararı ve dolayısıyla aktif dava ehliyeti bulunmadığından dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2011 tarihli ve 2011/229 Esas, 2011/233 Karar ...
kararı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.11.2012 tarihli ve 2012/14085 Esas, 2012/13354 Karar ... kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kök muris ...'un mirasçıları arasında taksim olmadığı, davalı ...'un kullanımın tüm mirasçılar adına olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle dava konusu Yeşilkaraman Köyü 270 ada 1 ve 272 ada 1 numaralı taşınmazlarda tarafların murisi ...'un tüm mirasçıları lehine kullanıcı şerhi tesisine, dava konusu 356 ada 371 parsel yönünden ise; dosya içerisinde mevcut ... 2. Noterliğinin 27.11.1980 tarihli ve 28041 yevmiye numaralı ''Düzenleme Gayrimenkul ve Satış ve İmar İhya ve Zilyetliğin Devri'' sözleşmesi ile mirasçılardan ..., ... , ... ve ...'nun tüm hak ve hisselerini ...'a sartıp devrettiklerinin anlaşıldığı gerekçesi ile davacılar ..., ..., ...'nın davalarının 270 ada 1 ve 272 ada 1 parsel yönünden kabul, 356 ada 371 parsel yönünden reddine, asli müdahil olan bir kısım ... mirasçılarının 356 ada 371 parsel yönünden kısmen kabul kısmen reddine, 270 ada 1 ve 272 ada 1 parseller yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ...
ve müştereklerinin mirasçıları vekili, Davacı ... mirasçıları ve davalı ... mirasçıları temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 356 ada 371 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu taşınmaza uyduğu kabul edilen noter senedinin keşif esnasında uygulanmadığını açıklayarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... mirasçıları ayrı ayrı sunmuş oldukları temyiz dilekçelerinde; davanın zilyetliğe dayalı hak sahipliğinin belirlenmesine ilişkin olduğunu, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların, davacıların evlenerek köyden gittikten sonra taşınmazlarda kullanımlarının olmadığını beyan ettiklerini; buna rağmen İlk Derece Mahkemesince 270 ada 1 ve 272 ada 1 parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davacı ... mirasçıları ayrı ayrı sunmuş oldukları temyiz dilekçelerinde özetle; 270 ada 1 ve 272 ada 1 parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, 356 ada 371 parselde ise dedeleri muris ...'un da hakkı olmadığını, bu parselin müstakilen babaları ...'un kullanımında olduğunu açıklayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu esnasında davalı olduğundan bahisle kullanıcı hanesi boş olarak tespit edilen taşınmazların muristen intikal ettiği taraflar arasında çekişme konusu olmayanlar haricindekilerin, kim veya kimler tarafından imar ihya edilerek kullanıldığının belirlendikten sonra zilyetlik şerhi tesisi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 27 ve Ek 4 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen kararın 270 ada 1 nolu parsele ilişkin kısmı usul ve kanuna uygun olup davalı ... mirasçıları ve davacı ... mirasçılarının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Davalı ... mirasçıları ve davacı-davalı ... mirasçılarının 272 ada 1 nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yargılama esnasında icra edilen keşif ve alınan fenni bilirkişi raporuna göre tarafların ortak kök murisi adına ... adına olan 117 nolu vergi kaydının çekişmeli taşınmazın A7 ve A9 ile gösterilen kısmını kapsamaktadır. Haritada A10 ile gösterilen bölümün ise davalılar murisi ... ... tarafından hali araziden açılarak kullanıldığı mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları ile sabittir.
Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; 272 ada 1 nolu parselin haritada A10 ile gösterilen kısmında yalnızca ... mirasçıları lehine kullanıcı şerhi tesisi iken, yanılgılı değerlendirme kök muris ...'un tüm mirasçıları adına zilyetlik şerhi tesisi hatalı olup, açıklanan sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
3.356 ada 371 parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına, 27.11.1980 tarihli ve 28041 yevmiye nolu, dava konusu taşınmaza uyduğu fen bilirkişisi raporuna göre sabit olan noter senedi ile; davacıların çekişmeli taşınmazdaki kullanım haklarını davalılar murisi ...'a devretmiş olmalarına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve müştereklerinin anılan parsele yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı ... mirasçılarının bu parsele yönelik parsele yönelik temyiz itirazları incelendiğinde ise; mahalli bilirkişi, davacı ... davalı tanıklarının anlatımlarının 356 ada 371 nolu parselin kök muris ...'den intikal ettiği, ...'in ölümünden sonra davalı ... ...'nin kullandığı ancak; sonraları oğlu davacı ... ile aralarında sorun yaşandığı, İlk Derece Mahkemesi kararı ile dava dışı tapulu 243 parselin ...'a, tapusuz kısmın ise ...'a kaldığı yönünde olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince bu kısma yönelik yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür.
Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş; davalılar ve davacı ...'un babaları muris ... ile davacı ... arasında çekişmeli taşınmazın ya da dava dışı 243 parselin dava konusu olduğu evvelce görülmüş dava var ise dosya arasına alınması ve çekişmeli taşınmazın taraflar arasında paylaşıma konu edilip edilmediğinin değerlendirilmesi, öte yandan gerekirse mahallinde yeniden keşif icra edilerek mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bu hususun yeterince açıklığa kavuşturulması iken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, açıklanan sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 270 ada 1 parsel yönünden ONANMASINA,
6100... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca hükmün 272 ada ve 356 ada 371 parsele ilişkin kısmının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.