Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/1643
Karar No
K. 2023/708
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/1643 E.  ,  2023/708 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2022/1643
Karar No: 2023/708
DAVACI: … Elektrik Üretim A.Ş.
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …
DAVALILAR: 1. … Kurumu
VEKİLİ: Av. …, Av. …

2.… Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …, Av. …,

Av. …

İSTEMİN KONUSU : K2 değerine esas 2007 yılı Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatının (TORETOSAF) belirlenmesine yönelik 04/04/2020 tarih ve 31089 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 02/04/2020 tarih ve 9284 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirme işleminin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :

Davalı idarenin TORETOSAF değerinin belirlenmesine ilişkin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, TORETOSAF değerini temelde etkileyecek değerlerin hesaplamaya katılmadığı, bu nedenle belirlenen değerin piyasada oluşan gerçek değer ile örtüşmediği, her yıl farklı değişkenler dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, TORETOSAF değerinin piyasa takas fiyatı ile örtüşmediği, hesaplamanın rekabeti engellediği, Danıştay’ın iptal kararı gereği 2007 yılı TORETOSAF hesabında dikkate alınan verilerin tamamının 2007 yılında fiilen gerçekleşen değerler olması gerektiği, oysa EPDK tarafından önceki hesaplamada dikkate alınan serbest olmayan tüketicilere satışların iptal kararı üzerine yapılan hesaplamada dikkate alınmadığı, iptal kararının gerekçesine aykırı işlem tesis edildiği, TETAŞ’ın Yap İşlet, Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devri (Yİ, YİD, İHD) anlaşmalarından satın aldığı elektriğin miktar ve maliyetinin hesaba katılmadığı, söz konusu satışların da dikkate alınması gerektiği, revize 2007 yılı TORETOSAF değerinin olması gereken değerin altında kaldığı, EPDK’nın PMUM’da oluşan bazı fiyatları dikkate aldığı, bazı değerleri ise fiyatları aşağıda tutmak için hesaba katmadığı, EPDK tarafından içerik değişikliklerinin hukuka uygun şekilde yapılması gerektiği, Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in son halinde katkı payı güncellemesine ilişkin maddede değişiklik yapılarak TORETOSAF değeri yerine yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatının getirildiği, ancak Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce imzalanan anlaşmalar için TORETOSAF'a göre güncelleme yapılmasına devam edildiği, uyarlama ilkesi gereğince hesaplamada piyasa takas fiyatının kullanılmasının gerektiği, DSİ tarafından Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın amacına aykırı hareket edildiği ileri sürülmüştür. DAVALI EPDK'NIN SAVUNMASI :

Usûle ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, ayrıca dava konusu Kurul kararının iptali istemiyle daha önce açılmış olan bir dava mevcut olduğundan derdestlik nedeniyle incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise 2007 yılında dikkate alınan verilerin değerlendirilerek, serbest tüketicilere yapılan satışların toptan satış faaliyeti olarak değil, nihai tüketiciye satış olarak değerIendirildiği, söz konusu satışların, şirketler arasında yer alan ikili anlaşma hükümleri ve alış miktarları ve şirket ikili ilişkileri çerçevesinde değişebilmesi nedeniyle, yapılan hesaplamada kullanılmasının yerinde olmayacağı, diğer taraftan toptan satış faaliyeti kapsamında değerlendirilebilecek Dengeleme ve Uzlaştırma Piyasası kapsamındaki faaliyetlerin dikkate alınması gerektiği kararına varılarak ilgili verilerin EÜAŞ ve TEİAŞ 'tan talep edildiği, buna göre, EÜAŞ tarafından TETAŞ'a yapılan satışların TETAŞ'ın dağıtım şirketlerine veya doğrudan tüketicilere yaptığı satışlarda kullandığı enerji olduğu değerlendirilerek hesaplamada oluşabilecek mükerrerliği engellemek amacıyla dikkate alınmaması gerektiği, TETAŞ'ın Yap İşlet, Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devri (Yİ, YİD, İHD) kapsamında yaptığı alımların, piyasa koşullarından farklı olarak dönemin koşullarıyla yapılan alım garantili anlaşmalar olması ve alım fiyatlarının olması gereken piyasa fiyatlarından farklılaşması nedeniyle söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği, TETAŞ'ın iletimden bağlı tüketicilere yaptığı satışların nihai tüketicilere yapılan satışlar olması nedeniyle toptan satış faaliyeti kapsamında olmadığı, söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği, TETAŞ tarafından yapılan elektrik ithalat ve ihracat faaliyetinin "yılı içerisinde ülkede uygulanan" tanımına girmediği, milli sınırlar içerisinde oluşan arz ve talep ile doğrudan ilişkili bir fiyat olmaması ve ülke ortalama elektrik toptan satış fiyatına ilişkin sinyal niteliğinde bir fiyat teşkil etmeyeceği düşünüldüğünden hesaplamada dikkate alınmaması gerektiğinin değerlendirildiği, 21 dağıtım şirketinin EÜAŞ ve TETAŞ'tan yaptığı alımların toptan satış faaliyeti olduğu ve hesaplamaya dâhil edilebileceği, TETAŞ tarafından PMUM'da yapılan satışların toptan satış niteliği teşkil etmesi sebebiyle dikkate alınabileceği, Dengeleme ve Uzlaştırma Piyasasında (DUP) yapılan 0 ve 1 kodlu Yük Alma (YAL) ve Yük Atma (YAT) talimatlarının, sistemi dengede tutmak gayesiyle yapılan faaliyetlerin toptan satış faaliyeti olarak değerlendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği, DUP'ta yapılan alış ve satışlar çerçevesinde dengesizliğe esas enerji ve bunlara ilişkin tutarların toptan satış faaliyeti olarak değerIendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği sonucuna varıldığı, daha önce 2007 yılı hesaplamasında dikkate alınmayan DUP'ta gerçekleşen YAL ve YAT işlemleri ile dengesizlik borç ve alacak tutarlarının, TETAŞ'ın PMUM'da yaptığı satış işlemlerinin toptan satış faaliyetine esas olduğu değerlendirilerek hesaplamada dikkate alındığı, nihayetinde de, 2007 yılına ait TORETOSAF 10,07 kr/kwh olarak belirlendiği, Kurumun TORETOSAF’ı belirlerken özel bir amaçla hareket etmediği, resmî yazı ile talep edilen verilere göre hesaplama yapıldığı savunulmuştur. DAVALI …'NİN SAVUNMASI :

Öncelikle, usûle ilişkin olarak aynı konuda açılmış olan iki ayrı davanın daha derdest olduğu, esasa ilişkin olarak ise TORETOSAF değerinin EPDK tarafından belirlendiği, DSİ’nin bu belirlemede herhangi bir katkısının olmadığı, hesaplamanın Danıştay’ın iptal kararı sonrasında revize edilen 2007 yılı TORETOSAF değerine göre yapıldığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; K2 değerine esas 2007 yılı Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatının (TORETOSAF) belirlenmesine yönelik 04/04/2020 tarih ve 31089 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 02/04/2020 tarih ve 9284 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirme işleminin iptali istemi ile açılmıştır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, su kullanım hakkı anlaşması imzalanacak tüzel kişiyi belirlemeye DSİ yetkilidir. Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması hâlinde; fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişi, anlaşma imzalanmak üzere belirlenir ve Kuruma bildirilir. (2) Hidroelektrik kaynak katkı payı bedeli her yıl ocak ayı sonuna kadar DSİ bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralına yer verilmiştir. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin 12. bendinde, Türkiye ortalama elektrik toptan satış fiyatının "Yılı içerisinde ülkede uygulanan ve EPDK tarafından hesap edilen elektrik toptan satış fiyatlarının ortalamasını" ifade ettiği kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından daha önce; DSİ Genel Müdürlüğünün 20/01/2015, 20/01/2016 ve 17/01/2017 tarihli yazıları ile talep edilen hidroelektrik kaynak katkı payı tutarına ilişkin işlemler ile bu işlere dayanak K2 değerine esas 2007 yılı Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatının (TORETOSAF) belirlenmesine yönelik 26/12/2007 tarih ve 26738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17/12/2007 tarih ve 1424/38 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararının iptali istemiyle açılan davalarda; Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/12/2019 günlü ve E:2016/653, K:2019/4365 sayılı; E:2017/386, K:2019/4367 sayılı ve E:2016/3542, K:2019/4366 sayılı kararlarıyla; K2 değerine esas 2007 yılı Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatının (TORETOSAF) belirlenmesine yönelik 26/12/2007 tarih ve 26738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17/12/2007 tarih ve 1424/38 sayılı Kurul kararının iptaline karar verildiği, anılan kararların Danıştay İdari Dava Dairelerinin 15/09/2021 günlü ve E:2020/1534, K:2021/1472; E:2020/2188, K2021/1474; E:2020/1142, K:2021/1473 sayılı kararları ile onandığı, bilahare davalı idarece, Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2017/386, E:2016/3542, E:2016/653 sayılı kararlarının uygulanmasına yönelik olarak yeniden hesaplama yapıldığı ve dava konusu … günlü ve … sayılı Kurul kararıyla 2007 yılına ait TORETOSAF'ın 10,07 kr/kwh olarak belirlendiği, bilahare söz konusu kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından daha önce, 2007 yılı TORETOSAFın belirlenmesine yönelik ... tarih ve ... sayılı EPDK Kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesince; TORETOSAF'ın belirlenmesinde 2007 yılı TETAŞ satış fiyatı ve miktarı, portföy gruplarının satış fiyatı ve miktarı, dağıtım şirketlerinin PMUM'dan alış miktarları ve fiyatı, otoprodüktör, otoprodüktör grubu ve üretim şirketlerinin üretim miktarları ve onaylı perakende tek terimli diğer iller sanayi tarifeleri ile OG seviyesinde ortalama teknik kayıp oranlarının dikkate alınmasının Kurumun kendisine kanun ile verilen takdir yetkisi sınırları içerisinde değerlendirildiği, ancak hesaplamaya dahil edilen verilerin yıl içinde gerçekleşen değerlerden oluşması gerekirken, bir kısmının tahmini değerler olarak alınmasının (yalnızca 9 aylık gerçekleşmelerin dikkate alınmasının) hukuka aykırı olduğuna karar verilerek, dava konusu kurul kararının bu yönden iptaline karar verildiği, bunun üzerine davalı kurumca, belirtilen yargı kararının uygulanmasına yönelik olarak, EÜAŞ ve TEİAŞ'tan talep edilen verilere göre ve hangi verinin hangi gerekçeyle değerlendirilip, hangi gerekçeyle değerlendirilmediği de belirtilmek suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşıldığından, yargı kararının uygulanmasına yönelik olarak tesis edilen ... günlü ve ... sayılı Kurul Kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan, davacı şirket tarafından; Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usül ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik'in 11. maddesinde, 2015 tarihinden sonraki projeler açısından K2 değerinin piyasa takas fiyatı olarak belirlendiği, ancak 2015 yılı öncesi projelerde K2 değerinin bu düzenlemenin dışında bırakıldığı (Teklif yılındaki TORETOSAF değerinin dikkate alındığı), yani 2015 yılından önce anlaşma imzalamış şirketler açısından hatalı uygulamaya devam edildiği ileri sürülerek, anılan Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davanın da, Danıştay 13. Dairesi'nin 28.12.2021 günlü ve E:2019/2985, K:2021/5359 sayılı Kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile, davacıdan hidroelektrik kaynak katkı payı tutarı olan 61.419.072,61 TL'nin son ödeme tarihi olan 31/01/2022 tarihine kadar ödenmesinin talep edildiği, söz konusu tutarın ise, K2 değeri olarak dava konusu edilen … tarih ve …sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararı ile belirlenen 2007 yılı TORETOSAF değeri dikkate alınarak hesaplandığı görülmektedir. Yukarıda yer verilen gerekçe ile, yargı kararı üzerine 2007 yılına ilişkin olarak yeniden hesaplanan TORETOSAF değeri hukuka uygun bulunduğundan, davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 21/02/2023 tarihinde, davacı vekili Av. …'nin ve davalı idarelerden Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilleri Av…. ile Av. …'nun, diğer davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili Av. …'ın geldikleri, Danıştay Savcısı'nın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

Davacı şirket … no.lu üretim lisansı kapsamında Aslancık Barajı ve HES üretim tesisinde elektrik üretimi gerçekleştirmekte olup, 21/02/2007 tarihinde DSİ tarafından gerçekleştirilen katkı payı toplantısına katılarak sonrasında 17/01/2008 tarihinde Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma'yı (SKHA) imzalamıştır.

SKHA’nın 28. maddesinde, davacı şirketin, kWh başına 6,05 kuruş katkı payı ödeyeceği, bu katkı payının K güncelleştirme katsayısı ile güncelleneceği, K katsayısının K=K1/K2 olarak hesaplanacağı, K1 değerinin ödemeye esas üretim yılındaki TORETOSAF değeri olduğu, K2 değerinin ise teklif yılındaki TORETOSAF değeri olduğu kurala bağlanmıştır.

DSİ Genel Müdürlüğünün 20/01/2015, 20/01/2016 ve 17/01/2017 tarihli yazıları ile talep edilen hidroelektrik kaynak katkı payı tutarına ilişkin işlemler ile bu işlemlere dayanak K2 değerine esas 2007 yılı TORETOSAF belirlenmesine yönelik 26/12/2007 tarih ve 26738 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 17/12/2007 tarih ve 1424/38 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davalarda; Dairemizin 17/12/2019 tarih ve E:2016/653, K:2019/4365 sayılı; E:2017/386, K:2019/4367 sayılı ve E:2016/3542, K:2019/4366 sayılı kararlarıyla 2007 yılı TORETOSAF'ın belirlenmesine yönelik 17/12/2007 tarih ve 1424/38 sayılı Kurul kararının iptaline karar verilmiş, anılan kararlar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 15/09/2021 tarih ve E:2020/1534, K:2021/1472; E:2020/2188, K2021/1474; E:2020/1142, K:2021/1473 sayılı kararları ile onanmış, bilahare davalı idarece, iptal kararlarının uygulanmasına yönelik olarak yeniden hesaplama yapılmış ve dava konusu … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla 2007 yılına ait TORETOSAF değeri 10,07 kr/kWh olarak yeniden belirlenmiştir.

Daha sonra, DSİ tarafından … tarih ve … sayılı yazı ile, davacı tarafından 2021 yılında üretilen elektrik enerjisi karşılığında ödemesi gereken katkı payı tutarı hesaplanarak 61.419.072,61-TL tutarındaki hidroelektrik kaynak katkı payının ödemenmesi talep edilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından 2021 yılı katkı payı ödemesi hesabında kullanılan TORETOSAF 2007 yılı değerinin hatalı hesaplandığından bahisle, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Hidroelektrik Enerji Dairesi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işleme dayanak K2 değerine esas 2007 yılı TORETOSAF'ın belirlenmesine yönelik 04/04/2020 tarih ve 31089 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 02/04/2020 tarih ve 9284 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN : Davalı idarelerin usûle ilişkin itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış;

138.maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." kurallarına yer verilmiştir. 6446 sayılı Elektirik Piyasası Kanunu'nun "Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, su kullanım hakkı anlaşması imzalanacak tüzel kişiyi belirlemeye DSİ yetkilidir. Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması hâlinde; fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişi, anlaşma imzalanmak üzere belirlenir ve Kuruma bildirilir. (2) Hidroelektrik kaynak katkı payı bedeli her yıl ocak ayı sonuna kadar DSİ bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir. (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralı yer almaktadır. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin 12 no.lu bendinde Türkiye ortalama elektrik toptan satış fiyatının "yılı içerisinde ülkede uygulanan ve EPDK tarafından hesap edilen elektrik toptan satış fiyatlarının ortalamasını" ifade ettiği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: K2 değerine esas 2007 yılı Türkiye Ortalama Elektrik Toptan Satış Fiyatının (TORETOSAF) belirlenmesine yönelik 04/04/2020 tarih ve 31089 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 02/04/2020 tarih ve 9284 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı açısından yapılan inceleme:

Aktarılan mevzuat uyarınca, idarenin, bir işlemin iptali yolundaki yargı kararının gereklerini aynen ve geciktirmeden yerine getirmesinin zorunlu olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tâbi olan idarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis etmek ya da eylemde bulunmak zorunda olması aynı zamanda Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesinin de bir gereğidir.

İdare iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem yapmak ve iptal edilen işlemden doğan sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukukî durumun geçerliğini sağlamak zorundadır. Bu nedenle, idarenin, idarî yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda "takdir yetkisi"ne sahip olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yetkisinin bulunmadığı, idarenin bu alandaki yetkisinin "bağlı yetki" niteliğinde olduğu açıktır.

Diğer yandan yargı kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak değerlendirmek gerekmektedir. İdarî yargı kararlarının uygulanması sırasında, kararın hüküm fıkrasıyla birlikte gerekçelerinin de gözetilerek işlem tesis edilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

Dairemizin anılan iptal kararlarında, Kanun'da yer alan tanım incelendiğinde, "yılı içerisinde uygulanan toptan satış fiyatlarının ortalaması" ifadesinden, TORETOSAF'ın belirlendiği dönemden ileriye doğru gerçekleşmesi muhtemel tahmini bir değer olmadığı, yıl içerisinde gerçekleşen bir değeri ifade ettiği, bunun dışında TORETOSAF'ın hesaplanmasında dikkate alınacak veriler ve bu verilerin hesaplama ağırlıkları açısından EPDK'ya takdir yetkisi verildiği, bu durumda, hesaplamaya dâhil edilen verilerin bir kısmının fiilen gerçekleşen, bir kısmının ise tahmini değerler olarak dikkate alınması suretiyle tespit edilemeyeceği gerekçelerine yer verilmiştir.

Dairemizin iptal kararları üzerine, davalı EPDK tarafından, 2007 yılında dikkate alınan verilerin değerlendirilerek, serbest tüketicilere yapılan satışların toptan satış faaliyeti olarak değil, nihai tüketiciye satış olarak değerIendirildiği, söz konusu satışların, şirketler arasında yer alan ikili anlaşma hükümleri ve alış miktarları ve şirket ikili ilişkileri çerçevesinde değişebilmesi nedeniyle, yapılan hesaplamada kullanılmasının yerinde olmayacağı, diğer taraftan toptan satış faaliyeti kapsamında değerlendirilebilecek dengeleme ve uzlaştırma piyasası kapsamındaki faaliyetlerin dikkate alınması gerektiği sonucuna varılarak ilgili fiili gerçekleşme verilerinin EÜAŞ ve TEİAŞ 'tan talep edildiği, buna göre; EÜAŞ tarafından TETAŞ'a yapılan satışların TETAŞ'ın dağıtım şirketlerine veya doğrudan tüketicilere yaptığı satışlarda kullandığı enerji olduğu değerlendirilerek hesaplamada oluşabilecek mükerrerliği engellemek amacıyla dikkate alınmaması gerektiği,

TETAŞ'ın Yap İşlet, Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devri (Yİ, YİD, İHD) kapsamında yaptığı alımların, piyasa koşullarından farklı olarak dönemin koşullarıyla yapılan alım garantili anlaşmalar olması ve alım fiyatlarının olması gereken piyasa fiyatlarından farklılaşması nedeniyle söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği, TETAŞ'ın iletimden bağlı tüketicilere yaptığı satışların nihai tüketicilere yapılan satışlar olması nedeniyle toptan satış faaliyeti kapsamında olmadığı, söz konusu miktar ve tutarların toptan satış fiyatı hesaplamasında baz alınmaması gerektiği,

TETAŞ tarafından yapılan elektrik ithalat ve ihracat faaliyetinin "yılı içerisinde ülkede uygulanan" tanımına girmediği, milli sınırlar içerisinde oluşan arz ve talep ile doğrudan ilişkili bir fiyat olmaması ve ülke ortalama elektrik toptan satış fiyatına ilişkin sinyal niteliğinde bir fiyat teşkil etmeyeceği düşünüldüğünden hesaplamada dikkate alınmaması gerektiği, KCETAŞ dâhil 21 dağıtım şirketinin EÜAŞ ve TETAŞ'tan yaptığı alımların toptan satış faaliyeti olduğu ve hesaplamaya dâhil edilebileceği, TETAŞ tarafından Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi (PMUM)'nde yapılan satışların toptan satış niteliği teşkil etmesi sebebiyle dikkate alınabileceği, Dengeleme ve Uzlaştırma Piyasasında (DUP) yapılan 0 ve 1 kodlu Yük Alma (YAL) ve Yük Atma (YAT) talimatlarının, sistemi dengede tutmak gayesiyle yapılan faaliyetlerin toptan satış faaliyeti olarak değerlendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği,

DUP'ta yapılan alış ve satışlar çerçevesinde dengesizliğe esas enerji ve bunlara ilişkin tutarların toptan satış faaliyeti olarak değerIendirilmesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınabileceği" sonucuna varılarak daha önce 2007 yılı hesaplamasında dikkate alınmayan DUP'ta gerçekleşen YAL ve YAT işlemleri ile dengesizlik borç ve alacak tutarlarının, TETAŞ'ın PMUM'da yaptığı satış işlemlerinin toptan satış faaliyetine esas olduğu değerlendirilerek hesaplamada dikkate alındığı anlaşılmıştır.

Gerek 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda (6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile başlığı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun şeklinde değiştirilmiştir.) gerekse 6446 sayılı Kanun'da toptan satış, "elektriğin tekrar satış için satışı" şeklinde tanımlandığından, hesaplamada kullanılan verilerde serbest tüketicilere yapılan satışların da dikkate alınması gerektiği yönündeki iddia geçerli görülmemiştir.

Kullanılan diğer veriler açısından ise, yukarıda anılan iptal kararlarında da vurgulandığı üzere, TORETOSAF'ın, yalnızca hidroelektrik katkı payının güncellenmesinde katsayı olarak kullanılmak için değil elektrik piyasasında farklı işlevleri bulunması nedeniyle de hesaplandığı dikkate alındığında, EÜAŞ ve TEİAŞ'tan talep edilen ve fiilen gerçekleşen verilere dayanılarak yapılan hesaplama; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, malî açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulmasında düzenleme ve denetleme yapmakla görevli davalı EPDK'nın kendisine Kanun ile verilen takdir yetkisi sınırları içinde kalmaktadır. Bu itibarla, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile talep edilen katkı payı tutarına ilişkin işlem açısından yapılan inceleme:

Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile, davacıdan 2021 yılına ilişkin olarak hidroelektrik kaynak katkı payı tutarı olan 61.419.072,61-TL'nin ödenmesinin talep edildiği, söz konusu tutarın ise K2 değeri olarak dava konusu edilen 02/04/2020 tarih ve 9284 sayılı Kurul kararı ile belirlenen 2007 yılı TORETOSAF değeri dikkate alınarak hesaplandığı görülmektedir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 29. maddesinde yer verilen, DSİ'ye ödenmesi gereken hidroelektrik katkı payına dair "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralı uyarınca, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın anılan kanun maddesi ile kendisine verilen yetkiyi Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'i yayımlayarak kullandığı ve bu Yönetmelikte DSİ'ye her yıl ödenmesi gereken hidroelektrik kaynak katkı payının güncellenmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Kaynak katkı payının güncellenmesinin sebebi elektrik piyasasında gerçekleşen fiyatlar üzerinden gelir elde eden şirketin ödeyeceği hidroelektrik kaynak katkı payının da bu fiyatlar uyarınca güncelleme yapılarak belirlenmesidir.

Davacı ile DSİ arasında imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşması (SKHA)’nın 28. maddesinde, davacı şirketin, kWh başına 6,05 kuruş katkı payı ödeyeceği, bu katkı payının K güncelleştirme katsayısı ile güncelleneceği, K katsayısının K=K1/K2 olarak hesaplanacağı, K1 değerinin ödemeye esas üretim yılındaki TORETOSAF değeri olduğu, K2 değerinin ise teklif yılındaki TORETOSAF değeri olduğu kurala bağlanmıştır.

15/06/2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile getirilen yeni düzenleme sonrasında davacı şirketin (21/02/2015 tarihinden önce imzalanan Su Kullanım Hakkı Anlaşmalarında) kaynak katkı payı ödemeleri güncellemelerinde kullanılan K katsayısının hesaplanmasına ilişkin formülde (K=K1/K2), K2 değeri davacı şirket için sabit bir değer olan teklif yılındaki TORETOSAF değeri olarak korunurken, K1 değerinin ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatı şeklinde uygulanacağı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından, yeni Yönetmelik ile katkı payı güncellemesine ilişkin maddede değişiklik yapılarak TORETOSAF değeri yerine yıllık aritmetik ortalama piyasa takas fiyatının getirildiği, ancak Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce imzalanan anlaşmalar için TORETOSAF'a göre güncelleme yapılmasına devam edildiği, uyarlama ilkesi gereğince hesaplamada piyasa takas fiyatının kullanılmasının gerektiği iddia edilmektedir.

Güncelleme katsayısı olarak yıllık aritmetik piyasa takas fiyatının kullanılmasına ilk kez 2015 yılında yapılan yönetmelik değişikliğinde yer verildiği, bu tarihten önce yapılan kaynak katkı payı toplantılarının ise TORETOSAF değeri üzerinden güncelleme yapılacağı kuralı uyarınca gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Kaynak katkı payı güncellemelerinde kullanılan K2 değerinin teklif yılında gerçekleşen değer olarak bir kez belirlendiği ve bir daha değişmediği dikkate alındığında, kaynak katkı payı toplantısı tarihinde toplantıya katılanların tekliflerini hazırlarken göz önüne aldıkları, davacı tarafından TORETOSAF değerinin güncellemede kullanılacağı bilinerek teklif verildiği, K2 güncelleme değeri olarak belirlenen ve tanımı belli olan TORETOSAF değeri yerine sonradan bir başka değerin kullanılması için değişiklik yapılması, yapılan yarışmada başlangıç şartlarının değiştirilmesi anlamına geleceğinden hukuken kabulü mümkün değildir.

Nitekim, davacı tarafından benzer iddialarla 15/06/2019 tarih ve 30802 Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesi ile Yönetmelik'in Ek-1'inde yer alan Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma'nın 40. maddesinin iptali istemiyle açılan dava Dairemizin 28/12/2021 tarih ve E:2019/2985, K:2021/5359 sayılı kararıyla reddedilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 10/11/2022 tarih ve E:2022/1172,K:2022/3221 sayılı kararı ile reddedilmiş ve karar onanarak kesinleşmiştir. Bu nedenle, yukarıda yer verilen gerekçe ile, yargı kararı üzerine 2007 yılına ilişkin olarak yeniden hesaplanan TORETOSAF değeri hukuka uygun bulunduğundan, davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.