4. Ceza Dairesi 2010/30086 E. , 2013/19883 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A-Sanığa yükletilen yaralama ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Sabıka kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığı gösterilmemiş ise de, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince infaz aşamasında gözetilebilecek olması nedeniyle bu hususun bozmayı gerektirmediği, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
1.5237 sayılı TCK'nın 53/l-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar , diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l. maddesinin a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
2.Sanığa verilen cezaların, tekerrüre esas ilamının bulunması nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesine rağmen, TCK’nın 58/7 madde ve fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının tebliğnameye kısmen uygun olarak, "5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunluklarının infazın tamamlanmasına; sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun ise koşullu salıverme tarihine kadar sürmesine" ve tekerrürle ilgili hüküm fıkrasına “infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ibarelerinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA,
./.. -2- B-Hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Katılanın hükümden sonra verdiği 27.03.2007 havale tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçlarına ilişkin olarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...