12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1491
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/04/2021
NUMARASI: 2020/431 Esas 2021/383 Karar
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının bakiye borcunu ödemediğini, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini,
TBK'nın 89. maddesi gereğince takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını belirterek davalının itirazının iptaline, davalının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;yetkili mahkemenin Bursa ticaret mahkemeleri olduğundan mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı taraf ile müvekkili arasında herhangi bir akdi ilişki ya da cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturaların ve içeriği ürünlerin teslim alınmadığını, bu belgelerin kendi kayıtlarında olmadığını,cari hesap mutabakatı yapılmadığını, daha önce alınan ürünlerin bedellerinin eksiksiz ödendiğini, davacıya başkaca borç bulunmadığını, davacı tarafından aynı alacağa ilişkin birçok dava ikame edildiğini belirterek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece;davacının kayıtlarında davalıdan 26.024,39-TL alacaklı olduğu, tarafların Ba/Bs beyanlarının uyuştuğu, bu nedenle davacının davalıya düzenlediği faturaların içeriğinin davalıya teslim edildiği, davalının faturalara yasal süre içinde itiraz etmediği ve iade faturası düzenlemediği,davalının itirazının 26.024,39-TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,% 20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili; Bursa mahkemelerinin yetkili olduğunu, faturaların ve içeriği ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini,davacının bir çok dava açtığını, İstanbul Anadolu 13. ATM'nin 2020/467,5 ATM'nin 2020/109 Esas sayılı dosyasında davacı ... Ltd. Şti'nin birbirlerine bağlı şirketler olduğunu, müvekkili hakkında eldeki dava ile alakalı olacak şekilde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takibinin başlatıldığını, sadece takip konusu faturalar ve ödeme savunması bakımından araştırma yapılması gerektiğini, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin davacıdan 20/06/2018 tarihi itibariyle 47.783,16-TL alacaklı iken davacı şirketin müvekkilinin muvafakatını almadan müvekkilinin gönderdiği paraları başka hesaba mahsup ettiğini, virman açıklamalı ödemenin müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, davacının ödemeleri başka şirkete aktararak müvekkilini borçlu gösterdiğini, bilirkişi raporlarının birbirleri ile çelişkili olduğunu,çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, kararda gerekçe bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında mal alım-satımına dayalı ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.
HMK'nın 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiş olup TBK'nın 89/1-1.maddesinde gereğince aksine bir anlaşma bulunmadığı sürece para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği öngörüldüğünden dava da davacının yerleşim yeri mahkemesinde açıldığından davalının mahkemenin yetkisine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yapılan bilirkişi incelemesinde; davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacının defterlerinde yer alan ve davalının hesabına borç kaydı yapılan 16 adet senet iadesi açıklamalı toplamda 134.393,17-TL ve 14 adet protesto masrafı açıklamalı 2.068,02-TL ve 1 adet virman açıklamalı 47.783,36-TL tutarlı kayıtların davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, buna karşılık davalının lehine alacak kaydı yapılan 7 adet çek girişi açıklamalı toplamda 266.858,15-TL, 10 adet senet girişi açıklamalı toplamda 211.961,60-TL tutarlı kaydın davalının kayıtlarında olmadığı, davalının defterlerinde yer alan ve davacının hesabına borç kaydı yapılan 7 adet çek senet çıkışı açıklamalı 102.506,73-TL ve 31/12/2018 tarihinde ...A.Ş. Hesabına yapılan 192.068,58-TL tutarlı kayıtların davacının kayıtlarında yer almadığı, sonuç olarak davalının defterlerinde davacıya 26.024,39-TL borç kaydı bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise 26.024,39-TL davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bunun dışında tarafların BA ve BS beyannamelerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, dolayısıyla davacının davalıya düzenlediği fatura kapsamındaki malların, davalıya teslim edilmediğine yönelik savunmaların yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının defterlerinde yer alan ve davalının aleyhine olan senet iadesi açıklamalı 134.393,17-TL ve 14 adet protesto masrafı açıklamalı 2.068,02-TL ve 1 adet virman açıklamalı 47.783,36-TL tutarlı kayıtlar ile davalının lehine olan 7 adet çek girişi açıklamalı toplamda 266.858,15-TL, 10 adet senet girişi açıklamalı toplamda 211.961,60-TL tutarlı kayıtlar davalının defterlerinde yer almamaktadır. Davalının kayıtlarında davacının aleyhine olan ve borç kaydı yapılan 7 adet çek senet çıkışı açıklamalı 102.506,73-TL ve 31/12/2018 tarihinde ...A.Ş. hesabına yapılan 192.068,58-TL tutarlı kayıtlar ise davacının kayıtlarında yer almamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinde senet ve çek giriş çıkış kayıtları ile dava dışı firmalara yapılan virmanlar nedeniyle farklılıklar bulunmakta ise de davalının defterlerinde, en son 31/12/2018 tarihinde ...A.Ş. adına yapılan 192.068,58-TL tutarlı virman kaydı ile davacıya olan borcun 26.024,39-TL düşürüldüğü, bu miktarın davacının defterlerinde davalıdan olan alacak miktarı ile aynı olduğu, dolayısıyla tarafların ticari defterlerinin davacının davalıdan 26.024,39-TL alacaklı olduğu hususunda birbirlerini teyit ettiği, dolayısıyla davacının davalıdan 26.024,39-TL alacaklı olduğu sonucuna varılmaktadır.Her ne kadar davalı, davacının defterlerinde yer alan dava dışı ... firmasının hesabına virman açıklamalı 30/06/2018 tarihli işlemi kabul etmediklerine, davacının bağlı olduğu şirketlerle devam eden davalarla birlikte inceleme yapılması gerektiğine yönelik istinaf nedeni ileri sürmüş ise de davalının ticari defterlerinde de yine davacının grup şirketi olduğu belirtilen ...A.Ş. hesabına yapılan 31/12/2018 tarihinde davacının aleyhine 192.068,58-TL virman işlemi yapılarak borçtan düşürüldüğü, tarafların birbirlerinin defterlerinde yer almayan kayıtlarla davacının davalıdan 26.024,39-TL alacaklı olduğu hususunda mutabakat oluştuğu anlaşıldığından davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Öte yandan İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Somut olayda da davacının alacağı tarafların defterlerinde kayıtlı olup likit ve belirlenebilir niteliktedir. Bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.