2. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2019 tarihli ve 2019/18696 Esas sayılı iddianamesiyle; sanığın, ... otel isimli yerde bulunan spor salonundaki katılana ait şifreli dolabı açarak içerisinde bulunan yaklaşık değeri 13.000 dolar olan saati çaldığı ve bu şekilde hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2019/403 Esas, 2020/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Anılan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/1951 Esas, 2021/1633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suçu işlediğine dair bir delilin bulunmadığına, katılanın suça konu saatin varlığını ispatlamadığına, Rolex gibi pahalı bir saatin çalındığı iddiasında bulunan katılanın aylarca adlî makamlara başvurmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın benzer bir suçtan cezalandırılmış olmasının benzer bütün suçları onun işlediğine karine teşkil edemeyeceğine, sanığın beraatine karar verilmesine, aksi kanaate olunacak ise alt sınırdan uzaklaşılmadan ve 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi uygulanarak karar verilmesini talep ettiklerine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Sanığın katılana ait saati ... Otel isimli yerde bulunan ve katılanın kullandığı şifreli dolabı açarak aldığı, katılanın sanığı spor salonundan tanıdığını belirttiği, otelin soruşturma aşamasında alınan giriş çıkış kayıtlarından aynı ... ve yakın saatlerde giriş yaptıklarının anlaşıldığı, katılanın başka bir saat hırsızlığı olayı ile ilgili olarak kendisine gösterilen fotoğraflardan saatini teşhis ettiğini belirttiği, tanık R.G. ile sanığın Whatsap yazışmalarının incelenmesinde olayın meydana geldiği tarih olan 20.03.2019'da sanık tarafından tanığa bir saat fotoğrafı atılarak sanığın fiyat bilgisi aldığının tespit edildiği, katılanın kendisine ait saati fotoğraftan teşhis ettiği, katılanın sanığa suç atmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Sanığın inkâr içeren savunması, katılan beyanları, tanık R.G. ile Ş.Ö. beyanları, mesaj döküm tutanağı, spor salonu giriş çıkış kayıtları dosyada mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ile katılanın aynı spor salonuna gitmeleri sebebiyle birbirlerini simaen tanıdıkları, katılanın Rolex marka saatinin çalındığı tarih ve saat aralığında ikisinin de suça konu yerde bulunduklarının otel spor salonuna giriş çıkış kayıtları dökümünden anlaşıldığı, katılanın soyunma odasında kamera kaydı bulunmaması ve başkalarını zan altında bırakmamak için suç duyurusunda bulunmadığını, ancak bir süre sonra arkadaşının oğlunun da aynı şekilde saatinin çalınması nedeniyle araştırma yaptıklarında kuyumcu olan tanık R.G.'ye sanık tarafından Rolex marka saatler gösterildiğini ve fiyat alındığını tespit etmeleri üzerine bu tanık ile sanık arasındaki Whatsap yazışmalarındaki saat fotoğraflarında kendisine ait saati teşhis ettiğini belirttiği, mesaj döküm tutanağına göre de suç tarihi olan 20.03.2019 tarihinde katılanın tarifine uygun ve Rolex marka olan saat fotoğrafının tanık R.G.'ye gönderilerek fiyat bilgisi alındığının belirlendiği, katılanın sanığa suç atmasını gerektirecek dosyaya yansıyan bir durumun da tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın suçunun ... olmadığına ilişkin sanık ve müdafiinin temyiz itirazları reddedilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinin 1. fıkrasına göre hakim, somut olayda; bu fıkrada yedi bent halinde sayılan hususları ve aynı Kanun'un 3. maddesinin 1.fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeleri gözönünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında ... cezayı belirler. Cezanın iki sınır arasında tayin ve takdiri mahkemenin yetkisi içinde ise de, hakim bu takdir hakkını adalet ve nesafet kuralları ile sınırlı olarak kullanmalıdır. Somut olayda da Mahkemece "suçun işleniş şekli , hırsızlığa konu suçun değerinin fazlalığı nedeni ile ortaya çıkan zararın ağırlığı, sanığın kişiliği, failin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak" ... cezadan uzaklaşıldığına dair gerekçesinin yerinde ve yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın atılı suç yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek, Mahkemece "sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde aynı mahiyetteki suçlardan soruşturma ve kovuşturma dosyalarının olduğu anlaşılmakla sanığın suçtan sonraki hareketleri göz önüne alınarak pişmanlık duymadığı kanaatine varılarak ve cezanın caydırıcılığı ilkesi gereğince" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden uygulanmamasına karar verilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/1951 Esas, 2021/1633 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap