9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine sanık hakkında, mağdure ...'ya karşı çocuğun cinsel istismarı ve diğer mağdurelere karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ve 2022/299 Esas, 2023/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdurelere karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davada sanığın mağdureler ... ve ...'ya karşı eylemi sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istimarı kabul edilerek, mağdure ...'ya karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis, mağdureler ... ve ...'ya karşı 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 43 üncü maddesi uyarınca 3'er yıl 9'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurelerin beyanlarında, sanığın eylemleri sırasında, kızı ...’in de yanlarında olduğunu söylediğini, Mahkemeden sanığın kızı ...’in dinlenmesini talep etmelerine rağmen mahkemenin dinlemediğini, oysa ... dinlendiğinde olayın açığa kavuşacağını, dosyaya sunulan sanığa ait olduğu iddia edilen ses kaydının hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki sanığın bu ses kaydını reddettiğini ancak Mahkemenin bu ses kaydını mahkumiyet kararına esas aldığını, oysa ses kaydının sanığa ait olduğunun ispat edilmediğini, bu ses kayıtlarının incelenmesi talep edilmesine rağmen savunma hakları kısıtlanarak taleplerinin reddedildiğini, Mahkemenin mağdurelerin beyanını esas alarak karar verdiğini, oysa mağdurelerin beyanlarını doğrulayan somut delil bulunmadığını, mağdurelerin uzun zaman diliminde olduğunu iddia ettikleri olayları ailelerinin fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasında husumet olduğunu, sanığın oturduğu evden çıkarılarak müşteki ...’nın arkadaşının oturmasını sağlamak için böyle bir iddia ortaya atıldığını, mağdurelerin beyanlarının kendi içinde de tutarsız olduğunu, mağdure ...’ya yönelik eylemi suçu kabul etmemekle birlikte sarkıntılık sureti ile değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca sanık hakkında gerekçe göstermeden 62 nci maddenin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi ...’ya yönelik eylemi yönünden üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini, diğer mağdurelere yönelik eyleminin sarktıntılık düzeyini aştığını ve çocuğun cinsel istismarı sayılması gerektiğini ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemesince; "Dosyaya kazandırılan ses kaydının 18.11.2019 tarihli bilirkişi raporu ile çözümlemesi yaptırılmış olup; bu rapor huzurda önce sanığa okunmuş, sonrasında da kayıt dinlettirilerek sorulduğunda sesin kendi sesi olduğunu kabul ettiği görülmüş ve zapta geçirilmiştir. Sanığın kabulünde olan ses kaydındaki konuşmaların içeriği, her ne kadar kovuşturma aşamasında inkar etse de Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusunda mağdurlardan ... ile cinsel anlamda yakınlık yaşadığını kabul etmesi, sanığın kendi ikrarıyla da sabit olduğu üzere kızı ile aynı yaşta olan mağdurelerle yetişkinlere daha uygun düşecek oyunlar oynadığı ve bu oyun esnasında da ancak yetişkin erkeklerin kullanabileceği eşyaları bu oyuna dahil etmesi, katılan mağdurelerin ÇİM’de ve Mahkememizce alınan tutarlı ve birbirleri ile uyumlu olan beyanları, bu beyanları doğrulayan ve bizzat gözleme dayalı tanık anlatımları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesinin 2020/822 Esas 2020/954 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2021/15373 Esas, 2022/3884 Karar sayılı Bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın her üç katılan mağdura yönelik cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiği, ancak sanığın katılan mağdure ...'e yönelik olarak farklı zaman dilimlerinde katılan mağdurenin yanına yatma ve eli ile sarılma, mağdurenin elini kendi göbeğinin üzerine koyma bina girişinde itme şeklindeki zincirleme şekilde gerçekleşen cinsel davranışları ve katılan mağdure ...'a yönelik olarak farklı zaman dilimlerinde katılan mağdurenin göğüslerine dokunma bacak arasına el koyma şeklindeki zincirleme şekilde gerçekleşen cinsel davranışları ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı anlaşılmakla sanık ...’ın sabit olan eylemleri ile suçun niteliği, ağırlığı ve suç sonrası sanığın inkara yönelik tavırları dikkate alınarak hakkında takdiri indirim uygulanmaksızın katılan ...'a yönelik Cinsel İstismar suçundan sabit görülen eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nun 103/1.a maddesi delaletiyle TCK'nun 103/1-1.cümlesi gereğince, katılan ...'a ve katılan ...'e yönelik nitelik değiştirerek belirlenen Sarkıntılık Suretiyle Cinsel İstismar suçundan sabit görülen eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nun 103/1.a maddesi delaletiyle TCK'nun 103/1-2.cümlesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmasına, sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında katılana karşı değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlemesi nedeniyle, TCK’nun 43/1. maddesi gereğince cezalarından ayrı ayrı takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına karar verilmiştir. İzah edilen gerekçeyle Cumhuriyet Savcısının istemine uygun olarak oy birliği ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Dosyada, mağdure ...'nın kardeşi Berra tarafından kayda alınıp sunulan ve Mahkemesince mahkumiyet kararının gerekçeleri arasında gösterilen sanığa ait ses kaydı haricinde sanığın cezalandırılmasına yeterli başka deliller de mevcut olduğundan, sanık müdafiinin hukuka aykırı delilin hükme esas alınamayacağı yönündeki temyiz talebi yerinde görülmemiştir. 2. Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz talepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ve 2022/299 Esas, 2023/115 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın