Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/1119
Karar No
K. 2023/2227
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1119 E.  ,  2023/2227 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2022/1119
Karar No: 2023/2227
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR: 1- … - …

2.… Bakanlığı - …

VEKİLLERİ: Av. …

DAVANIN KONUSU : Aydın İli, Efeler İlçesi, Tralleis Antik Kentinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Atatürk Üniversitesi adına Prof. Dr. … başkanlığında arkeolojik kazı yapılmasına ilişkin 30/04/2018 tarih ve 2018/11704 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yürürlükten kaldırılmasına dair 14/01/2022 tarihli, 5116 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :

Davacı tarafından; klasik arkeolog olduğu, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi …Bölümü öğretim üyesi olduğu, Tralleis Antik Kentinin dünyaya tanıtılmasında ve bilimsel gerçeklerin ortaya çıkarılmasında geçmişten günümüze çok büyük katkılar sunmuş bir bilim insanı olduğu, 2006-2008 yılları arasında Prof. Dr … başkanlığında yürüyen kazı çalışmalarında ekip üyesi olarak görev aldığı, 2017 yılından itibaren Tralleis Antik Kentinin kazı başkanı olarak çalışmaya başladığı, davacının öncülüğünde bilimsel çalışmaların gerçekleştirildiği, davacının bilimsel danışmanlığında tamamlanan ve devam eden doktora ve yüksek lisans tez çalışmaları olduğu, bilimsel çalışmaların dışında davacı tarafından projelendirilen Tralleis Antik Kenti Gymnasium- Hamamı Giriş Kapısı Restorasyonu işinin 2019 yılında Güney Ege Kalkınma Ajansı ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteği ile ihale edilerek başlatıldığı, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan Tralleis Antik Kenti I. Derece Arkeolojik Sit sınırları içerisinde kazı evinin projelendirmesi yapılarak Aydın Valiliği YİKOP tarafından kabul edilerek ihale aşamasına geldiği, davacının özverili çalışmaları neticesinde Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Tarih Kurumu tarafından 66 numaralı proje kapsamında sürekli olarak çalışmak üzere 4 adet arkeolog ve 1 adet sanat tarihçisinin projeye tahsis edildiği, Tralleis Antik Kentinde davacı tarafından gerçekleştirilen uygulamalar neticesinde söz konusu ören yerinin turistlik geziler için aranan bir tur güzergahı haline geldiği, davacının ekibi ile bilikte 2018 yılından itibaren kazı başkanlığını yürüttüğü, daha uzun bir zamandan beri de bu alanda bilimsel kazı çalışmaları yaptığı, hiçbir gerekçe gösterilmeden kazı başkanlığına son verildiği, bu tür saha çalışmalarının arkeologlar tarafından önemli bilgi kaynakları olduğu, dava konusu işlemle kazı ekibi üyelerine ait doktora ve yüksek lisans çalışmalarının olumsuz etkileneceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı, daha önce verilen kazı izinlerinin 2863 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi suretiyle iptal edilmesi gerektiği, idarenin takdir yetkisini hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayandırması gerektiği öne sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından 30/04/2018 tarihli, 201/11704 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Aydın İli Efeler İlçesi Tralleis Antik Kentinde arkeolojik kazı, restorasyon- konservasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının Bakanlık ve Atatürk Üniversitesi adına davacı Prof. Dr. … başkanlığında yapılmasına karar verildiği, bu çalışmanın davacı başkanlığında 2018-2022 yılları arasında sürdürüldüğü, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından görevlendirilen uzmanlarca oluşturulan raporlar neticesinde sahadaki çalışmaların verimsiz şekilde sürdürüldüğünün anlaşılması nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği, Tralleis Antik Kenti 2021 yılı çalışmaları için Bakanlık yetkili uzmanı olarak görevlendirilen … tarafından 28/12/2021 tarihli Bakanlık Yetkili Uzmanı Sonuç Raporunun hazırlanarak davalı idareye iletildiği, Aydın Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı, İl Müdürlüğünün genel gözlem ve kanaatlerinin yer aldığı, Aydın Müzesi tarafından hazırlanan 10/12/2021 tarihli Müze İnceleme Raporunun Genel Müdürlüklerine iletildiği, söz konusu belgelerde kazı çalışmalarının yetersiz, eksik ve hatalı olduğunun tespit edildiği, kazı başkanının yılın çok büyük bölümünde kazı alanında bulunmadığı, yürütülen çalışmaları takip etmediği, restorasyon çalışmalarında kritik düzeyde hatalı uygulamalar gerçekleştiği, Üç Gözler ve Latrina adlı yapılarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarında yapılan hatalı uygulamaların açıkça görüldüğü, kazı çalışmalarının belli bir program çerçevesinde yapılmadığı, kazı ekibinin konteynırlardan oluşan mekanlarda sağlıksız bir ortamda konakladığı, kazı başkanlığında oluşturulan kazı ekibinin teknik ve akademik olarak eksik olduğu, saha çalışmaları yerine depo çalışmalarına ağırlık verildiği, davacının belirttiğinin aksine kazı çalışmalarının master planlarının olmaması nedeniyle antik kentin ziyarete açılamadığı, davacı tarafından yapılan çalışmaların mevzuata ve hizmet gereklerine aykırı olduğu, davalı Bakanlığın belirli bir görevlendirme yapabilmesi konusunda takdir yetkisinin bulunduğu gibi, işlemin geri alınması noktasında da takdir yetkisinin bulunduğu, dava konusu işlemin tesis edilmesinde kamu yararı olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, Aydın İli, Efeler İlçesi, Tralleris Antik Kentinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Atatürk Üniversitesi adına Prof. Dr. … Başkanlığında arkeolojik kazı yapılmasına ilişkin 30/04/2018 tarih ve 2018/11704 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 14/01/2022 tarihli, 5116 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması" başlıklı 63. maddesinde; "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır." hükmü yer almaktadır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun "Araştırma, Sondaj ve Kazı İzni" başlıklı 35. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine tabi, taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını meydana çıkarmak üzere, araştırma, sondaj ve kazı yapma hakkı, sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir. Bilimsel ve mali yeterliği Kültür ve Turizm Bakanlığınca takdir ve kabul olunan Türk ve yabancı heyet ve kurumlara araştırma izni, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; sondaj ve kazı yapma izni Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile verilir. Kültür ve Turizm Bakanlığı elemanları veya bu Bakanlıkça görevlendirilecek Türk bilim adamları tarafından yapılacak araştırma sondaj ve kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının iznine bağlıdır...." hükmü, "Korunma ve Çevre Düzenlemesi" başlıklı 45. maddesinde, " Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile yapılan kazılarda ortaya çıkan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bakım, onarım ve çevre düzenlemeleri ile taşınır kültür ve tabiat varlıklarının bakım ve onarımları kazı başkanlığınca yapılır."Araştırma, Sondaj ve Kazı izninin Hükümsüzlüğü" başlıklı 39. maddesinde; bu Kanun hükümlerine aykırı hareket edenlerin rushatnamelerinin iptal edileceği ve bu gibilere daha sonra izin ve ruhsat verilmeyeceği, hükmü getirilmiştir. 10/08/1984 gün ve 18484 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05/06/2020 gün 31146 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak değişikliğe uğrayan Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak Araştırma, Sondaj ve Kazılar Hakkında Yönetmeliğin "Sondaj ve Kazı Yapacaklarda Aranan Nitelikler" başlıklı 5. maddesinde; "Sondaj ve kazı yapmak isteyen Türk ve yabancılarda; a) Sondaj ve kazı yapılmak istenen yerin oluşumu ve kültürleriyle ilgili bilim dallarında uzman olduklarının belgelendirilmesi, b) Bu dallarda, bir üniversite veya yüksek okulun öğretim üyesi ya da bu konu ile ilgili bir bilimsel kuruluş yetkili elemanı olmaları, c) Bilimsel sondaj ve kazıda yeterli tecrübeye sahip bulunmaları, d) Çalıştıkları bilim dallarında yayınlanmış eserlerinin bulunması, e) Sondaj ve kazı yapmada sakıncalı durumlarının bulunmaması, f) Bağlı bulundukları kurumlarınca resmen tavsiye edilmeleri, g) Yapacakları sondaj ve kazı çalışmaları için bağlı bulundukları kurumlarınca yeterli ödeneğin sağlandığının yazıyla taahhüt edilmesi, şartları aranır. " kuralı, "Sondaj ve Kazının Yapılması" başlıklı 9. maddesinde; Sondaj ve kazının bilimsel metodlara göre yapılacağı, kazılarda ortaya çıkan kültür varlıklarının bakım onarımları için gerekli eleman ile araç gereçlerin kazı heyetleri tarafından sağlanacağı kuralı, 14. maddesinde; "Kazı heyetleri kazı yeri ve kazı yerindeki sabit tesisler ile bunlar içindeki her türlü malzemelerin korunması için yeteri kadar bekçi görevlendirirler." düzenlemesi, 16. maddesinde "Kazı başkanınca bu yönetmelikte görev ve sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde, sonraki yıllara ait ruhsat veya süre uzatımı isteği kabul olunamaz" kuralı yer almaktadır.

Yukarıda anılan Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan … tarih ve … sayılı Olur ile yürürlüğe giren Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Yapılacak Yüzey Araştırması, Sondaj ve Kazı Çalışmalarının Yürütülmesi Hakkında Yönerge'nin 9. maddesi (a) Arkeolojik miras ögeleri, korunması, saklanması ve sınıflandırılması için uygun önlemler alınmadan kazı yerinden çıkartılmamalı; kazı sırasında ve sonrasında korumasız bırakılmamalıdır. (b), Kazı alanlarındaki maddi izlerin gelecek kuşaklar tarafından incelenmek üzere korunması amacıyla, toprak üstünde ya da su altında görünür bir kalıntı olmasa bile arkeolojik rezerv alanları oluşturulur, (ç) Kazı başkanı, arazi çalışmaları sırasında, çalışmalardan ayrılması gerektiği durumlarda, kabul edilebilir bir mazeretiyle (Kazı başkanının kişisel veya 1-2'nci derece akrabalarının sağlık sorunları, eğitim öğretim döneminin başlaması, kurul toplantıları, bilirkişilik gibi yurt içi görevler vb. nedenler) birlikte kazıdan ayrılmadan önce Genel Müdürlüğe yazılı olarak bilgi verir. Kazı başkanının bulunmadığı zamanlarda çalışmalar kazı başkanı 1. yardımcısı, 1. yardımcı yoksa 2. yardımcı gözetiminde sürdürülür. Kazı başkanları kabul edilebilir mazeretler dışında kazıdan Genel Müdürlükten alınacak izinle ayda 3 iş gününü geçmemek üzere ayrılabilirler...(tt) Cumhurbaşkanı/Bakanlar Kurulu Kararlı kazı çalışmaları kazı sezonu içerisinde çalışmalar devam ederken en az iki kez ilgili-sorumlu müze müdürleri veya varsa müze müdür yardımcıları tarafından bizzat ziyaret edilerek yerinde yapılan kazı ve koruma çalışmaları incelenir. İncelemeler sonucunda tespit edilen hususlar, değerlendirme, öneri ve görüşler Ek-20’de belirtilen hususları içerecek şekilde hazırlanacak raporla Genel Müdürlüğe iletilir...kuralına, Ruhsatname ve izin belgesinin yenilenmeyeceği ve iptal edileceği haller başlıklı 12. maddesi, Kanun, Yönetmelik, ruhsatname, izin belgesi ve bu yönerge hükümlerine aykırı hareket eden kazı/yüzey araştırması başkanı ve heyet üyelerine çalışma izni verilmez. Heyet üyelerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak hareket edip etmemelerinden kazı/yüzey araştırması başkanı da sorumludur.Mevzuata aykırı hareket edenler hakkında adli, idari, mali ve disiplin işlemleri yapılması amacıyla, konu ilgili mercilere bildirilir. Ayrıca; a)İlgili mevzuat hükümlerine uygun olarak hareket edilmemesi, b)Genel Müdürlükçe kazı/yüzey araştırması kapsamında yerine getirilmesi istenen çalışmaların yerine getirilmediğinin tespiti, c)İnceleme Komisyonu’nun önerisinin uygun bulunması... (e) Kazı alanlarında yapılacak kazı, düzenleme, restorasyon, konservasyon, projeveuygulamalarına ilişkin Genel Müdürlükçe yapılan inceleme ve değerlendirmesonrası tespit edilen eksikliklerin giderilmemesi,... ğ) Bilimsel kriterlere aykırı veya yetersiz/verimsiz kazı yapıldığının tespit edilmesi, halinde, ruhsatname ve izin belgesi yenilenmez ve/veya Cumhurbaşkanı/Bakanlar Kurulu Kararı’nın iptali için işlem yürütülür, kuralına haizdir.

Toplumların gizli hazinesi hükmünde olan kültür ve tabiat varlıklarının, gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuat gereği korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması Devletlerin görevleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle, geçmiş tarihsel kültürlerin gün ışığına çıkarılması amacıyla yapılan arkeolojik çalışmaların, bilimsel ilkeler ve hukuk kurallarına uyum sağlanarak yürütülmesi ve uzman kişiler tarafından kazı yapılması gerektiği açıktır. Bu tür çalışmaların herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde ilgililer tarafından yürütülmesi esastır. Aksi durum, bu gibi eserlere zarar verilmesine yol açacağından ülkeler ve toplumlar için telafisi mümkün olmayan kayıplar yaşanacaktır.

Dosyanın incelenmesinden Aydın İli, Efeler İlçesi, Tralleris Antik Kenti kazılarıyla, restorasyaon-konservasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının 30/04/2018 günlü 2018/11704 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Bakanlık ve Atatürk Üniversitesi adına davacı Prof. Dr. … başkanlığında başladığı, 2018-2022 yıllarında yine davacı başkanlığında devam ettiği, dava konusu kazı izninin kaldırılmasına ilişkin işlemin davalı idare tarafında yaptırılan inceleme sonucu verilen ve davacının kazı başkanı olarak kabul edilebilir mazeretler dışında kazıdan Genel Müdürlükten alınacak izinle ayda 3 iş gününü geçmemek üzere ayrılması gerekirken yılın büyük bölümünde bağlı olduğu üniversitede olması nedeniyle kazı alanında bulunmadığı, kazı çalışmalarının yetersiz, eksik ve yarım bırakıldığı, ekibin yeterli olmaması nedeniyle hatalı uygulamaların yapıldığı tespitlerine yer verilen raporlara dayanılarak çalışmaların verimsiz bir şekilde sürdürüldüğünün anlaşılması nedeniyle tesis edildiği anlaşılmaktadır. 2863 sayılı Kanunun 35. maddesinde yer alan, bu Kanun hükümlerine tabi, taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını meydana çıkarmak üzere, araştırma, sondaj ve kazı yapma hakkı sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu, bilimsel ve mali yeterliği Bakanlıkça takdir ve kabul olunan heyet ve kurumlara sondaj ve kazı yapma izninin Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanı Kararı ile verileceği yolundaki düzenleme ile sondaj ve kazı yapma hakkı münhasıran Bakanlığa verilmiş olup, idarenin sondaj ve kazı heyet ve kurumlarının bilimsel ve mali yeterliliklerini takdir kabul ve izin verme konusunda takdir yetkisine sahip olduğu gibi, verilen iznin kaldırılması konusunda da aynı şekilde takdir yetkisine sahiptir. Kazı ve sondaj yapma izni verilen heyet ve kurumlara verilen söz konusu izin, değiştirilemez ve süresiz olmayıp yapılan çalışmaların başarısı ile izin verilen kişilerin bilimsel ve mali yeterlilikleri konusunda her zaman değerlendirme yapma yetkisine sahip olunup, kanunla verilen takdir yetkisi çerçevesinde her aşamada kazı izninin sonlandırılması da mümkün olduğundan, yargı kararı ile idarenin daha önce verdiği kazı iznini sonuna kadar sürdürmeye ve aynı heyeti sürekli görevde tutmaya zorlanamayacağı açıktır.

Bu durumda, davacının başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarının değerlendirilmesi sonucu verimli şekilde yürütülmediği sonucuna ulaşan davalı idarece takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği anlaşılan arkeolojik kazı yapılmasına ilişkin 30/04/2018 tarih ve 2018/11704 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 14/01/2022 tarihli, 5116 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında kanunlarda gösterilen şekil ve esaslarla hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 01/03/2023 tarihinde, davacı ile vekili Av. …'ın ve davalı idareler Cumhurbaşkanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın vekili Av. ..'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

Aydın İli, Efeler İlçesi, Kemer Mahallesi, Tralleris Antik Kentinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Atatürk Üniversitesi adına Prof. Dr. … Başkanlığında arkeolojik kazı yapılmasına ilişkin 30/04/2018 tarih ve 2018/11704 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (eki listenin 2. sırası) 14/01/2022 tarihli, 5116 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 35. maddesi gereğince yürürlükten kaldırılmıştır. Bakılan dava, 14/01/2022 tarihli, 5116 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması" başlıklı 63. maddesinde; "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır." hükmü yer almaktadır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Araştırma, Sondaj ve Kazı İzni" başlıklı 35. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine tabi, taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını meydana çıkarmak üzere, araştırma, sondaj ve kazı yapma hakkı, sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir. Bilimsel ve mali yeterliği Kültür ve Turizm Bakanlığınca takdir ve kabul olunan Türk ve yabancı heyet ve kurumlara araştırma izni, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; sondaj ve kazı yapma izni Cumhurbaşkanı kararı ile verilir. Kültür ve Turizm Bakanlığı elemanları veya bu Bakanlıkça görevlendirilecek Türk bilim adamları tarafından yapılacak araştırma sondaj ve kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının iznine bağlıdır..." hükmü, "Korunma ve Çevre Düzenlemesi" başlıklı 45. maddesinde, " Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile yapılan kazılarda ortaya çıkan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bakım, onarım ve çevre düzenlemeleri ile taşınır kültür ve tabiat varlıklarının bakım ve onarımları kazı başkanlığınca yapılır." hükmü, "Araştırma, Sondaj ve Kazı İzninin Hükümsüzlüğü" başlıklı 39. maddesinde; bu Kanun hükümlerine aykırı hareket edenlerin ruhsatnamelerinin iptal edileceği ve bu gibilere daha sonra izin ve ruhsat verilmeyeceği, hükmüne yer verilmiştir. 10/08/1984 gün ve 18484 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak Araştırma, Sondaj ve Kazılar Hakkında Yönetmeliğin "Sondaj ve Kazı Yapacaklarda Aranan Nitelikler" başlıklı 5. maddesinde; "Sondaj ve kazı yapmak isteyen Türk ve yabancılarda; a) Sondaj ve kazı yapılmak istenen yerin oluşumu ve kültürleriyle ilgili bilim dallarında uzman olduklarının belgelendirilmesi, b) Bu dallarda, bir üniversite veya yüksek okulun öğretim üyesi ya da bu konu ile ilgili bir bilimsel kuruluş yetkili elemanı olmaları, c) Bilimsel sondaj ve kazıda yeterli tecrübeye sahip bulunmaları, d) Çalıştıkları bilim dallarında yayınlanmış eserlerinin bulunması, e) Sondaj ve kazı yapmada sakıncalı durumlarının bulunmaması, f) Bağlı bulundukları kurumlarınca resmen tavsiye edilmeleri, g) Yapacakları sondaj ve kazı çalışmaları için bağlı bulundukları kurumlarınca yeterli ödeneğin sağlandığının yazıyla taahhüt edilmesi, şartları aranır. " düzenlemesine, 8. maddesinde; her sondaj ve kazının bir kazı başkanının sorumluluğu altında yürütüleceği düzenlemesine, "Sondaj ve Kazının Yapılması" başlıklı 9. maddesinde; Sondaj ve kazının bilimsel metodlara göre yapılacağı, kazılarda ortaya çıkan kültür varlıklarının bakım onarımları için gerekli eleman ile araç gereçlerin kazı heyetleri tarafından sağlanacağı düzenlemesine, 14. maddesinde; "Kazı heyetleri kazı yeri ve kazı yerindeki sabit tesisler ile bunlar içindeki her türlü malzemelerin korunması için yeteri kadar bekçi görevlendirirler." düzenlemesine, 16. maddesinde "Kazı başkanınca bu yönetmelikte görev ve sorumlulukların yerine getirilmemesi halinde, sonraki yıllara ait ruhsat veya süre uzatımı isteği kabul olunamaz" düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Bakanlık Makamının … tarih ve … sayılı Oluru ile yürürlüğe giren ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili olarak yapılacak yüzey araştırması, sondaj ve kazı çalışmalarındaki usul ve esasları belirleyen Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak Yüzey Araştırması, Sondaj ve Kazı Çalışmalarının Yürütülmesi Hakkında Yönergenin "Kazı ve yüzey araştırmaları çalışmalarına ilişkin genel kurallar" başlıklı 9. maddesinin; (a) bendinde; arkeolojik miras ögeleri, korunması, saklanması ve sınıflandırılması için uygun önlemler alınmadan kazı yerinden çıkartılmamalı; kazı sırasında ve sonrasında korumasız bırakılmayacağı, (b) bendinde; kazı alanlarındaki maddi izlerin gelecek kuşaklar tarafından incelenmek üzere korunması amacıyla, toprak üstünde ya da su altında görünür bir kalıntı olmasa bile arkeolojik rezerv alanları oluşturulacağı, (c) bendinde; kazı çalışmalarının, alanında uzman ve bu amaçla yetiştirilmiş kişiler tarafından yürütüleceği, (ç) bendinde; kazı başkanının, arazi çalışmaları sırasında, çalışmalardan ayrılması gerektiği durumlarda, kabul edilebilir bir mazeretiyle (Kazı başkanının kişisel veya 1-2. derece akrabalarının sağlık sorunları, eğitim öğretim döneminin başlaması, kurul toplantıları, bilirkişilik gibi yurt içi görevler vb. nedenlerle) birlikte kazıdan ayrılmadan önce Genel Müdürlüğe yazılı olarak bilgi vereceği, kazı başkanının bulunmadığı zamanlarda çalışmaların kazı başkanı 1. yardımcısı, 1. yardımcı yoksa 2. yardımcı gözetiminde sürdürüleceği, kazı başkanlarının kabul edilebilir mazeretler dışında kazıdan Genel Müdürlükten alınacak izinle ayda 3 iş gününü geçmemek üzere ayrılabileceği, (j) bendinde; kazı alanlarında koruma ve güvenlik önlemlerinin kazı başkanı tarafından sağlanacağı, Türk bilim insanlarınca gerçekleştirilen kazılarda, fiili olarak kazı çalışmalarının yürütülmediği sürelerde, kazı alanının ve alandaki tesislerin temizliği, bakımı ve güvenliğini sağlamak amacıyla ilgili Müze Müdürlüğü koordinasyonunda, kazı başkanı dışında ilgili İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl/İlçe Özel İdareleri veya Müze Müdürlüğünce işçi, bekçi veya güvenlik görevlisi çalıştırılabileceği, Koruma ve güvenlik önlemlerinin ilgili Müze Müdürlüğü tarafından denetleneceği, (tt) bendinde; Cumhurbaşkanı/Bakanlar Kurulu Kararlı kazı çalışmalarıkazı sezonu içerisinde çalışmalar devam ederken en az iki kez ilgili-sorumlu müze müdürleri veya varsa müze müdür yardımcıları tarafından bizzat ziyaret edilerek yerinde yapılan kazı ve koruma çalışmaları incelenir. İncelemeler sonucunda tespit edilen hususlar, değerlendirme, öneri ve görüşler Ek-20’de belirtilen hususları içerecek şekilde hazırlanacak raporla Genel Müdürlüğe iletileceği düzenlemesine yer verilmiştir.

Ayrıca, Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmüne ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, İdare mahkemelerinin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlar ile gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükmüne yer verilmektedir. Bu düzenlemelere göre idari yargı yerinin denetim yetkisi, kanunların idari makamlara bıraktığı yetkilerin kullanılışının hukuka uygun olup olmadığının araştırılması şeklinde gerçekleşecek olup, söz konusu yetkilerin idari yargı yerlerince kullanılması sonucuna yol açacak şekilde genişletilemez.

Hukuk Devleti olmanın gereği, idarelerin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanması şeklinde gerçekleşecek olup, takdir yetkisine dayalı işlemlerin, hukukun belirlediği sınırlar ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekmektedir. İdari yargının da takdir yetkisinin yargısal denetiminde, bu yetkinin ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak şekilde ve idari işlem niteliğinde karar veremeyeceği, hukuka uygunluk sınırlarını aşarak yerindelik denetimi yapamayacağı açıktır.

Dava dosyasının incelenmesinden; Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı yazıları ile Aydın Müze Müdürlüğünden, Aydın İli, Efeler İlçesi, … Mahallesi, Tralleris Antik Kentinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Atatürk Üniversitesi adına Prof. Dr. … Başkanlığında yapılan arkeolojik kazı, restorasyon, konservasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının mevzuata uygunluğu, işleyişi, verimliliği, başlangıçtan bu yana gözlenen gelişmeler, ekibin yeterliliği, alanda, kazı evinde, depo, ofis ve laboratuvarlarda yapılan ve yapılması gerekenler hususlar hakkında bilgi verilmesinin istenildiği, bu istem üzerine Aydın Müze Müdürlüğü tarafından hazırlanan 10/12/2021 tarihli Raporda; 2018 yılından beri Atatürk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. …'ün kazı başkanlığında arkeoloijk kazı, restorasyon, konservasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının sürdürüldüğü, Tralleis kazısının 2020 yılından itibaren Türk Tarih Kurumu tarafından desteklenen kazılar kapsamında yer aldığı, kazı başkanının yılın çok büyük bir bölümünde kazı alanında bulunmaması, yürütülen çalışmaları takip etmemesi, denetlememesi nedenleriyle restorasyon çalışmalarında kritik düzeyde hatalı uygulamaların gerçekleştiği, antik kentin en çok bilinen yapısı olan "Üç Gözler"in restorasyon çalışmalarında önemli eksiklik ve kusurlar tespit edildiği, kusurların, ilgili kurumların müdahalesiyle düzeltildiği, yine antik kentin önemli yapılarından olan "Latrina"nın restorasyonunda hatalı malzeme, yetersiz işçilik kalitesi gibi nedenlerle büyük sorun yaşandığı, sezonunda kazı çalışmalarının belirli bir program dahilinde yapılmadığı, her sezon farklı alanlarda kazı yapıldığı, önceki çalışmaların sürekli yarım bırakıldığı, kazı ekibinin konteynırlardan oluşan sağlıksız ortamda konakladığı, acil kazı evine ihtiyaç duyulduğu, kazı başkanlığında oluşturulan teknik ve akademik ekibin yetersiz olduğu, kazı çalışmalarının master planı olmadığı için antik kentin ziyarete açılamadığı tespitlerine yer verildiği, yine Tralleis Antik Kentinin 2021 yılı çalışmaları için görevlendirilen Bakanlık yetkili uzmanı tarafından düzenlenen ve idareye iletilen Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak Yüzey Araştırması, Sondaj ve Kazı Çalışmalarının Yürütülmesi Hakkında Yönergenin 9. maddesinin (tt) bendine uygun olarak düzenlenen 28/12/2021 tarihli "Bakanlık Yetkili Uzmanı Sonuç Raporu"nda; raporun Genel Değerlendirme başlıklı sonuç bölümünde ise "Kazı sezonu içerisinde bazı yönetimsel sorunlar gözlemlenmiştir" denilmekle rapor içeriğinde; yönetimsel sorunlar olan; kentin sembol yapılarından olan, halk tarafından "Üç Gözler" olarak bilinen yapıda yürütülen restorasyon çalışmalarında, kazı başkanının, kazı sezonunun büyük bölümünde Atatürk Üniversitesinde bulunması ve kazı ekibi içerisinde mimari restorasyon konusunda yeterli teknik donanıma sahip ekip üyesinin bulunmaması nedeniyle hatalı uygulamaların yapıldığı, süreç içerisinde kısmen düzeltmelerin yapıldığının görüldüğü, yine 2020 yılı kazı sezonu içerinde başlanmış olan Gymnasion'un doğusunda yer alan havuz yapısında çalışmaların tamamlanmadığı, 2021 kazı yılı içerisinde bu alanda herhangi bir çalışma yapılmadığı, söz konusu yapıdaki çalışmaların yarım bırakılmış olmasından dolayı tehlike arz ettiği, yapıda yürütülecek çalışmaların 2022 yılı kazı programı içerisine dâhil edilerek güvenlik zafiyetinin ortadan kaldırılması ve mimari yapı bütünlüğünün ortaya çıkarılmasının önem arz ettiği, antik kent içerisinde yürütülen kazı çalışmalarının belli bir plan ve program çerçevesinde yürütülmesi ve kazısı yapılarak ortaya çıkarılan alanlarda koruma önlemlerinin alınmasının gerektiği yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan eserlerin restorasyon ve konservasyon çalışmaları için bir laboratuvar ve bu işlemleri yürütecek bir restoratörün bulunmadığı, kazı ekibi üyelerinin sağlıksız şartlarda yaşamlarını sürdürdüğü, kazı evi ve ofisinin konteynırlardan oluştuğu belirtilerek, antik kentte yapılan kazının planlama eksikliği ve düzensizliğinin vurgulandığı, Antik Kent içerisinde her yıl kaçak kazıların devam ettiği, buna yönelik caydırıcı önlemlerin (gece görüşlü kamera sistemi) ivedililikle alınması gerektiğinin belirtildiği, yapılan bu tespitler üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Toplumların gizli hazinesi niteliğini taşıyan kültür ve tabiat varlıklarının, gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuat gereği korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması Devletlerin görevleri arasında yer almakta olup geçmiş tarihi ve kültürel değerlerin gün ışığına çıkarılması amacıyla yapılan arkeolojik çalışmaların, bilimsel ilkeler ve hukuk kurallarına uygun bir şekilde yürütülmesi esastır.

Bu itibarla; 2863 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, ülkemizde yer alan tarihi mirası ortaya çıkarmak amacıyla yapılan kazı çalışmalarının, herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde bilimsel ilkeler ve hukuk kurallarına uygun şekilde gerçekleştirip gerçekleştirilmediği, çalışmalardaki ihmaller nedeniyle tarihi eserlerin zarar görüp görmediği, mevzuatta belirtilen yükümlülüklere uyulup uyulmadığı hususlarında yukarıda yer verilen tespitlere istinaden; tarihi ve kültürel açıdan önemli bir arkeolojik yerleşim yeri olan Tralleis Antik Kentinde yürütülen kazı çalışmalarının mevzuatta yer verildiği şekliyle gerekli özen ve ilgi gösterilerek yürütülmesi kamu yararı gereği olup, kazı başkanının görev ve sorumluluğunda olan restorasyon çalışmalarının gerekli özen gösterilmeden yapılıyor olması, yeterli teknik ve akademik ekibin bulunmuyor olması, çalışmaların beklenenin dışında belirli bir plana uyulmadan yapıldığına ilişkin tespit, kazı evinin olmayışı, çalışma ortamının uygunsuzluğuna çalışmalara yeterli önem ve özenin gösterilmediğine ilişkin yukarıda yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, 14/01/2022 tarihli, 5116 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

5.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.