4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/16531 E. , 2023/2967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kurum zararı nedeniyle alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili; davalıların Ankara Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğünde görevli oldukları dönemde eşyaların usulsüz olarak tasfiye işlemlerinde bulunmaları nedeniyle Hazine zararına sebep olduklarını, Gümrük Kanunu'nun 178 inci maddesi ve Tasfiye Tüzüğünün 9 uncu maddesine aykırı olarak belge olmamasına karşın eşyayı mükellefine teslim ederek usulsüz tasfiyeye neden olduklarını belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 93.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili; Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünde 16.900 adet masaüstü telefonun "Main Board" olarak ithal edileceği şeklinde yapılan ihbara ve buna ilişkin muayene ve tespite rağmen eşyaların zapt edilmediğini, usulsüz olarak Ankara Tır Gümrüğüne transit edildiğini, İstanbul'da eşyaların zapt edilmesi ve zilyetliğin devlet idaresine geçirilmesi gerekirken bu işlemin yapılmayarak hukuka aykırı şekilde firmaya teslim edildiğini belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 635.750,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...; idari bir zararın söz konusu olmadığını, bilgisi ve sorumluluğu dışında olan işlemlerden sorumlu tutulamayacağını, antrepo memuru olarak görevinin sadece gümrük mevzuatı çerçevesinde antrepoya gelen eşyanın antrepoya girişini yapmak olduğunu, hiçbir eşyayı teslim etmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...; gümrük müdür yardımcısı olarak görevinin sadece gümrükten gelen idareye muhatap belgelerin üst yazısına ve beyanname üzerine verilen yol süresini aşıp aşmadığını ve beyannamenin varış yeri olarak gümrüğün isminin kayıtlı olup olmadığını kontrol ederek havale vermek olduğunu, antrepoya alınan eşya ile alakalı bulunduğu belgeler arasında herhangi bir aykırılığın ilgili personelce tespit edilmediğini, eşyanın ihbarlı ve hileli bir şekilde kaçak amaçlı getirildiğine dair bilgi, duyum, yazılı talimat alınmadığını, eşya sahibinin yazılı talebi üzerine Gümrük Kanunu'nun 178 ve 179 uncu maddelerine göre işlem yapılmış olduğunu, mevzuat çerçevesinde işlem yapmış olduklarından kamu zararından bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... ; dava konusu eşyanın yurt dışı edilmesiyle ilgili bir eylemi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ...; herhangi bir kamu zararının söz konusu olmadığını, müfettiş raporunda beyanının alınmayarak anayasal hakkının ihlal edildiğini, gümrük muayene memuru olarak görevli olduğunu, mevzuata göre tespit ve tahakkuk işlemi yaptığını, tespit tahakkuk kağıdında "Katma Değer Vergisi satış anında tahsil edilecektir" şeklinde şerh bulunduğunu, bu bağlamda tasfiye şeklinin ne şekilde yapılacağının kendi tasarrufunda olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
5.Davalı ...; hukuka aykırı herhangi bir eylemi ve sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu eşyaya İstanbul Gümrüğünce kaçak eşyaya ilişkin işlemlerin uygulanması gerekirken yasalmış gibi transit işleminin gerçekleştirildiğini, Ankara Tır Gümrük Müdürlüğüne giriş aşamasındaki işlemler bakımından görüntünün tamamen yasal olduğunu, usulsüz transit işlemi ile eşyanın Ankara Tır Gümrük Müdürlüğüne girmesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalıların kamu zararına neden olan fiilleri bulunmadığı, yetkili memurlar tarafından hazırlanan belgeleri parafladıkları işlemlerde yetkili olmadıkları" gerekçesiyle asıl davanın reddine, takip edilmediği gerekçesiyle birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; asıl dava bakımından alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, İstanbul'daki kaçak eşya tespit varakasına nazaran eşyaların değerinin 635.750 TL olduğunu, Ankara’daki eşyanın değerinin ise 93.000 TL olarak belirlendiğini, bu eşyaların zapt edilmesi ve zilyetliğinin devlet idaresine geçirilmesi gerekirken bu işlem yapılmayarak eşyaların hukuka aykırı şekilde firmaya teslim edildiğini ve devletin zarara uğratıldığını, bu zarardan davalı personelin sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Ankara’daki gümrük görevlilerinin eşyanın kaçak olup olmadığını resen araştırma yükümlülükleri bulunmadığı, Ankara Gümrük ve Muhafaza Müdürlüğü tarafından “Main-board” olarak gönderilen eşyanın CIF değeri belirlenmek suretiyle eşyanın ihraç kaydıyla tasfiyeye tabi tutarak yurt dışı edilmesine karar verilmesinde herhangi bir kanuna aykırı işlem yapılmadığı, bir zarar olsa dahi Ankara Gümrük ve Muhafaza Müdürlüğü görevlileri olan davalıların bu zarardan sorumlu olmadıkları" gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, İstanbul'daki kaçak eşya tespit varakasına nazaran eşyaların değerinin 635.750 TL olduğunu, Ankara’daki eşyanın değerinin ise 93.000 TL olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunda her ne kadar bu zarardan İstanbul personelinin sorumlu olacağını tespit edilmişse de usulsüz tasfiye nedeni ile davalıların da sorumlu olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Ankara Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğünde görevli davalılar tarafından eşyaların usulsüz tasfiyesi nedeniyle uğranılan kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 178 inci maddesi.
3.Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve mevzuata uygun olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.