Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7906 E. , 2023/2025 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU :
Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken, silahlı özel güvenlik görevlisi kimlik belgesinin (çalışma izninin) yenilenmesi talebiyle yaptığı başvurunun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle reddi ile özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin Zonguldak Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının kendisine ilişkin kısmının iptaline ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; … Elektrik Dağıtım A.Ş. ... Onarım ve Bakım Müdürlüğünde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde davacının herhangi bir kaydının bulunmadığı ancak kardeşi olan C.D.nin kamu görevinden çıkarıldığı, diğer kardeşi A.D.'nin Bank Asya'da bulunan hesabına 2014 yılında para aktarımında bulunduğu bilgisinin edinildiği, bu bilgiye istinaden özel güvenlik kimlik kartının iptaline karar verildiği, ayrıca davacının çalıştığı şirkete davacının özel güvenlik kimlik kartının iptal edildiğinden bahisle özel güvenlik görevlisi olarak çalıştırılmaması hususunun bildirilmesi üzerine iş akdinin haklı nedenle derhal ve tazminatsız olarak 03/10/2017 tarihi itibariyle feshedildiği, dava konusu işlemin sadece davacının güvenlik soruşturması sonucunun, yakınlarına ilişkin bilginin, davacının ve kendisini etkileyebilecek yakın çevresinde bulunan kişilerin bu örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olup olmadığı, örgütle sıkı işbirliği içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı yönünden de titizlikle araştırılması, bu yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle desteklenmesi, ancak bu durumun sabit görülmesi halinde davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak nitelendirilmesi gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmaksızın, başkaca bir delil ya da bilgi sunulmaksızın özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin olarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, davacının, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle işyerinde çalışmak ve gelir elde etmek imkanından mahrum kalması nedeniyle oluşan maddi tazminata ilişkin talebine gelince; hukuka aykırı işlem tesis etmekle kusurlu davranan davalı idarenin, bu işlem nedeniyle uğranılan zararları tazminle yükümlü olduğu, ara kararı ile davacıdan iş akdinin feshi tarihinden dava tarihine kadar eski iş yerinde alması gereken toplam ücret miktarının bildirilmesi ve buna ilişkin tevsik edici bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verildiği, bu ara kararın gereğinin davacı tarafça yerine getirilmediği, bu durumda hukuka aykırlığı tespit edilen işlem nedeniyle davacının uğramış olduğu zarara karşılık taleple bağlılık kuralı uyarınca 500,00 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, maddi tazminat talebinin kabulüne, 500,00 TL maddi tazminatın davanın açıldığı 08/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; özel güvenlik mevzuatı çerçevesinde yapılan tespitler sonucu davacının durumunun olumsuz değerlendirildiği, mevzuata uygun tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :
Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : USUL YÖNÜNDEN: Davacının temyiz aşamasındaki miktar artırımı isteminin incelenmesi: 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiş olup, anılan düzenlemeler ile 30/04/2013 tarihinden önce açılan davalarda dava dilekçesinde gösterilen miktarın artırımına olanak tanıyan bir düzenleme olmaması hasebiyle yaşanan hak kayıplarının önlenmesi açısından dava dilekçesinde gösterilen miktarın nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” artırılmasına imkan verilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta; davanın 08/11/2017 tarihinde açıldığı, söz konusu tarihte mevzuatta miktar artırımı hakkının olduğu, yargılama esnasında davacı tarafından söz konusu hakkın kullanımına yönelik dosyaya belge sunulmadığı, öte yandan İdare Mahkemesi tarafından 13/02/2018 tarihli ara kararı ile davacıdan iş akdinin feshi tarihinden dava tarihine kadar eski iş yerinde alması gereken toplam ücret miktarının bildirilmesi ve buna ilişkin tevsik edici bilgi ve belgeler istenilmesine rağmen söz konusu ara kararına cevap da verilmediğinden davacının temyiz aşamasındaki miktar artırımı talebi yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu tesis edildiği görülmekte olup; Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (h) bendi, "4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı" gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.