Aramaya Dön

Danıştay 9. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/3139
Karar No
K. 2023/696
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/3139 E.  ,  2023/696 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No: 2021/3139
Karar No: 2023/696
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Petrol Ürn. Paz. Nak. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. ….

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım tahsilat ve ödemelerinin banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik edilmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca, 2015/Ocak-Aralık dönemleri için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket adına düzenlenen vergi inceleme raporu ile Mahkemelerinin 05/10/2020 tarihli ara kararı uyarınca dava dosyasına ibraz edilen rapora ekli vergi inceleme tutanağının birlikte incelenmesinden; davacı şirket tarafından 8.000,00 TL'nin üzerinde olduğu tespit edilen tahsilat ve ödemelerin kasadan nakit olarak yapıldığı, bu tahsilat ve ödemelerin banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik edilmediğinin tespit edildiği, ayrıca ara karar uyarınca dosyaya ibraz edilen, tahsilat ve ödemelere ilişkin ayrıntılı hesap dökümlerinin yapıldığı 03/04/2019 tarihli vergi inceleme tutanağının davacı şirket vekili tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı ve davacı şirket tarafından söz konusu tahsilat ve ödemelerin banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle yapıldığına dair bir belgenin de dosyaya ibraz edilmediği sabit olduğundan, dava konusu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacı şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı verginin dayanağı vergi inceleme raporunun eksik incelemeye dayalı olduğu, kasa ödemelerinin gerçekte banka üzerinden yapıldığı ancak muhasebeleştirilmesi sırasında sehven 100 Kasa Hesabının kullanıldığı, kaydi envanter çalışması yapıldığı ve her herhangi bir usulsüzlük saptanmadığı, raporda adı geçen ...'un kendi adına yapılacak vergi ve ceza tarhiyatından kaçmak için ilk ifadesini o şekilde verdiği, ancak sonraki tarihli ifadesiyle gerçeği söylediği, ifadesi alınan diğer şahıslarında yapılan para transferlerinin şirketle ilgili olmadığını ifade ettiği, ...'un sonraki tarihli ifadesini doğrulayacak beyanlarda bulundukları, şahısların yapmış oldukları para transferlerinin şahsi işleri ile alakalı olduğu, şirketle hiçbir alakasının olmadığı, şirketlerinin bütün alım ve satımlarının yasal olduğu, kayıt dışı mal alım ve satımına ilişkin fiziki herhangi bir tespitin bulunmadığı, bu denli yüksek hasılat farkının 2015 yılı Aralık ayında elde edilmesinin fiilen mümkün olmadığı, ayrıca bahsi geçen malların nereden alındığı ve hangi firmalara satıldığı hakkında hiçbir tespit bulunmadığı, kayıt dışı satış olması halinde yol denetimlerinde, yapılan yoklamalarda, polis denetimlerinde, jandarma kontrollerinde görünmesi veya bulunması gerekirken böyle bir tespitin bulunmadığı, mal alışlarının tamamen yasal olduğu, ulusal dağıtım firması oldukları, başka bir yerden mal temin etme imkanı bulunmadığı, iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, … tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.