Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/6068
Karar No
K. 2023/3034
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/6068 E.  ,  2023/3034 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2020/6068
Karar No: 2023/3034
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı

(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Taşımacılık Lojistik Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin 4, 5 ve 6'ncı fıkrası kapsamında olduğundan bahisle 6.520.317,13-TL teminat istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin 4. fıkrası ile 478 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin ilgili bölümleri uyarınca şirketten teminat istenebilmesi için sahte belge düzenleme fiilinin işlendiğinin, şirket nezdinde yürütülen vergi incelemesi neticesinde düzenlenen raporla tespit edilmiş olması ve tarh edilen vergi ile kesilen cezaların kesinleşmiş olması gerektiğinin açık olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta ise davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden tarh edilen vergi ve cezaların Mahkemenin E:… ila … sayılı dosyalarında dava konusu edildiği ve söz konusu davaların derdest olduğunun görüldüğü, sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle tarh edilen vergi ve kesilen cezaların hukuken henüz kesinleşmediği ve bu durumda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin 4. fırkasındaki koşulların oluşmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu işlemde davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin 4, 5 ve 6'ncı fıkrası kapsamında olduğundan bahisle 6.520.317,13 TL tutarında teminat istenildiği, bu yazının dayanağı olan … tarih ve …sayılı Olur da ise davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin 1. fıkrası kapsamında olduğundan bahisle teminat alınmasının istenildiği, bu durumun dava konusu işlemin sebebi konusunda çelişkiye neden olduğu, savunma dilekçesi ve eki evraklar incelendiğinde de bu çelişkinin giderilemediği, ara kararıyla dava konusu işlem ile bu konuda tesis edilen Olur arasındaki çelişki hakkında açıklama istenildiği, buna cevaben tesis edilen işlemin sebebinin ne olduğu hakkında (dayanağı kanun maddesi) bir açıklama yapılmadığı ve çelişkinin giderilemediği, dava konusu işlemin metninde gösterilen sebebe (213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin 4, 5 ve 6'ncı fıkrası) bağlı olarak işlem tesis edildiği kabul edilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümünün gerektiği, davacının hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna ve sonrasında tesis edilen işlemlere bakıldığında, davacının 2016 ve 2017 yıllarında düzenlemiş olduğu tüm faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmayan, komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğunun tespit edildiği, vergi dairesi kayıtlarında da (VUK 153/A maddesi kapsamında takip edileceklere ilişkin bilgi formunda) davacı şirketin münhasıran sahte belge düzenlemesi nedeniyle mükellefiyet kayıtları resen terkin edilecek mükellefler kategorisine dahil edildiği, davacı şirketin tek pay sahibi ve yöneticisi …'nin 213 sayılı Kanunun 153/A maddesinin birinci fıkrası kapsamında izlenecek mükellefler listesine dahil edildiği, bu kayıtlarda şirketin re'sen terkin tarihinin 28/02/2019 olarak gösterildiği, buna göre dava konusu işlemin tesis edildiği 26/06/2019 tarihinde davacının devam eden bir vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, buna göre 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin 4, 5 ve 6'ncı fıkrasının uygulanma şartlarının olmadığının anlaşıldığı, dava konusu işlem sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulunduğundan, istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu kararın kaldırılmasına ve yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Teminat isteme yazısının kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmaması sebebiyle incelenmeksizin reddi gerektiği, usul ve mevzuata uygun tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Teminat Uygulaması" başlıklı 153/A maddesinin birinci fıkrasında; "Başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin, kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari %10’una sahip olan gerçek veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari %10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüslerin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve 6183 sayılı Kanunun 10. maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 (100.000) Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olması şarttır" hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun' un 153/A maddesinin 4. fıkrasında; ticari, zirai ve mesleki faaliyeti yanında 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinde yer alan sahte belge düzenleme fiilini işledikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca mükellef hakkında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporla tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenlerin, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği tarihten itibaren bir ay içinde 6183 sayılı Kanunun 10. maddesinin 1. fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere yazıyla otuz gün içinde teminat göstermesinin isteneceği, fiil tüzel kişilik veya tüzel kişiliği olmayan teşekkül bünyesinde işlenmişse teminatın bunlardan isteneceği, verilen sürede şartların yerine getirilmemesi halinde, istenilen teminat tutarının verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirileceği, tahakkuk ettirilen teminat alacağının, mükelleften 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek takip ve tahsil edileceği hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile davacının 2016 ve 2017 yıllarında düzenlemiş olduğu tüm faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmayan, komisyon karşılığı düzenlenen sahte faturalar olduğunun tespit edildiği, buna istinaden şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin 4, 5 ve 6'ncı fıkrası kapsamında olduğundan bahisle 6.520.317,13 TL tutarında teminatın ilgili yazının tebliğini takip eden otuz gün içerisinde verilmesi, aksi halde teminat alacağı olarak tahakkuk ettirilerek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsil edileceğinin davacıya bildirildiği ve bu işlemin işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesi ile münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği vergi inceleme raporu ile tespit edilip, mükellefiyeti terkin edilenlerin yeniden mükellef olmaları ya da tüzel kişilere ortak ya da kanuni temsilcisi olmalarının engellenmesi amaçlanmış olup, birinci fıkrada, maddede sayılanların işe başlama bildiriminin alınması halinde adlarına mükellefiyet tesis edilebilmesi için vergi borçlarının ödenmesi, teminat verilmesi gibi şartlar öngörülmüştür.

Buna göre, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Teminat Uygulaması" başlıklı 153/A maddesi ile getirilen düzenlemenin amacının, münhasıran sahte belge ticaretiyle uğraşmak maksadıyla kurulan şirketlerin en başından önüne geçmek olduğu, anılan maddenin açık hükmü ile söz konusu fıkra kapsamında olup durumları kesinleşenlerden ilgili Yasanın belirlediği oranda teminat yatırması veya borcun tamamının istenebileceği kurala bağlanmıştır. Davacının ortağı olduğu şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporuna istinaden tarh edilen vergi ve cezalara karşı açılan davalarda Danıştay Dördüncü Dairesinin 31/05/2023 tarih ve E:2021/2019, 2020, 2021, 2022 sayılı kararlarıyla vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, davacı firma tarafından düzenlenen tüm faturaların sahte fatura niteliğinde olduğu hususunun açıkça ortaya konulduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda, münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği vergi tekniği raporu ile tespit edilip, mükellefiyeti terkin edilenlerin yeniden mükellef olmaları ya da tüzel kişilere ortak ya da kanuni temsilcisi olmalarının ağır yaptırımlara bağlanarak sahte belge düzenlemenin engellenmesinin amaçlandığı dikkate alındığında, davacı şirket hakkındaki anılan yargı kararları da dikkate alındığından düzenlenen Vergi Tekniği Raporundaki tespitlere istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında temyize konu Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.