Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/3510
Karar No
K. 2023/3028
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/3510 E.  ,  2023/3028 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2020/3510
Karar No: 2023/3028
TEMYİZ EDEN (DAVALI): …Vergi Dairesi Başkanlığı

(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, davacının bir kısım hasılatını kayıt dışı bıraktığı ve ticari faaliyeti ile ilgili olmayan bir takım harcamalarını gider olarak kaydetmek suretiyle ödenecek gelir vergisini olması gerekenden düşük gösterdiğinden bahisle 2017 yılı için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının toplam KDV dahil 387.900,00-TL tutarındaki kazancının kayıt dışı bırakıldığının ileri sürüldüğü, bu iddianın davacının hesap hareketleri ve yetkili temsilcisi … ile çalışanı ve ablası olan …'in beyanlarına dayandırıldığı, kayıt dışı bırakıldığı ileri sürülen KDV dahil 387.900,00-TL tutarındaki kazancın KDV dahil 155.000,00-TL'lik kısmının … tarafından davacıya gönderilen paralara ilişkin olduğu, vergi inceleme raporunda bu paranın davacıya menajerlik (iş ayarlama ve yönlendirme) hizmetleri aracılığı ile elde edilen ve kayıt dışı bırakılan paralardan gönderildiğinin kabul edildilği ve bu tutarın kayıt dışılığından bahisle davacı hakkında re'sen tarhiyat yapılmışsa da; gerek davacı temsilcisinin, gerekse de davacının çalışanı ve ablası olan, aynı zamanda da hesaplarını yöneten …'in ifadelerinde davacı ile …arasındaki para alışverişinin kişisel alacak-verecek ve arkadaşlık ilişkilerinden kaynaklandığını belirttikleri, bu ifadelerde her ne kadar …'in davacıya menajerlik de yaptığını belirtmiş olsalar da, …tarafından hangi dönemde davacıya menajerlik hizmeti verildiğinden bahsetmedikleri gibi, söz konusu paraların kaynağının bu menajerlik ilişkisi olduğundan da bahsetmedikleri, aynı şekilde ifadesine başvurulan …'in de davacıyla aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını belirttiği ve beyanlarının, … ve davacı temsilcisinin beyanlarıyla uyuştuğu; bu hususların yanında, vergi inceleme raporunda söz konusu paranın davacının ticari faaliyeti kapsamında …'ten alındığına ilişkin herhangi bir somut tespit, hukuken geçerli bir bilgi ya da belgenin de ortaya konulamadığı görüldüğünden, dava konusu tarhiyatın KDV dahil 155.000,00-TL tutarındaki hasılatın matraha eklenmesi suretiyle yapılan kısmında hukuka uyarlık görülmediği öte yandan, … tarafından davacıya gönderilen 232.900,00-TL'nin, …'ın yapmış olduğu hizmetler karşılığı aldığı nakit avanslar, havaleler ve EFT'lerden elde edildiğinin, gerek … gerekse de davacının yetkili temsilcisi tarafından beyan edildiği hususuna dayanılarak, söz konusu para kayıt dışı hasılat olarak kabul edilmişse de; davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi 01/03/2017 tarihinden itibaren … Reklam Organizasyon Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nde ücretli olarak çalışmaya başladığının dava dosyasına ibraz edilen SGK Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinden görüldüğü, bununla birlikte 232.900,00-TL tutarındaki paranın davacının işe başlama tarihinden sonraki tarihlerde davacıya parça parça gönderildiğinin davacının hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda görüldüğü; bu durumda vergi incelemesinde, söz konusu paranın, davacıya işvereni olan ablası tarafından çalışması karşılığında ücret olarak ve gösterilerin yapılması için gerekli masrafların karşılanması amacıyla avans olarak da gönderilmiş olabileceği hususu göz ardı edilerek, doğrudan kayıt dışı hasılat olarak nitelendirildiği, oysa ki söz konusu kazancın ücret olarak değil de ticari kazanç olarak vergilendirilmesine ilişkin olarak bahsi geçen kişilerin ifadeleri dışında herhangi bir başka somut tespit, bilgi ya da belgeye dayanılmadığının görülmesi karşısında, dava konusu tarhiyatın KDV dahil 232.900,00-TL tutarındaki hasılatın matraha eklenmesi suretiyle yapılan kısmında da hukuka uyarlık görülmediği, dava konusu tarhiyatın, davacının kanunen kabul edilmeyen giderlerine ilişkin kısmına gelince; 2017 yılına ilişkin olarak mükellef tarafından gelir vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan giderlerden 21 tanesinin ticari kazancın elde edilmesi ve idamesiyle ilgili olmamasına rağmen yasal defterlere gider olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ve vergi incelemesi ile bu giderlerin reddedildiği, davacının ticari faaliyetiyle ilgili olan diğer giderlerinin kanunen indirilebilecek gider olarak kabul edildiği, vergi incelemesi ile reddedilen KDV hariç 35.639,07-TL'lik tutarındaki 21 gider kaleminin ise, "pantolon, eşofman, şort, çanta, kravat, şapka, masa, saklama kabı vs. gibi" ev eşyaları ve kişisel giyim eşyalarına ilişkin olduğunun görüldüğü, söz konusu gider kalemlerinin incelenmesi sonucunda, bu gider kalemlerinden hiçbirinin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel gider kalemi olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamakla beraber Gelir Vergisi Kanunu'nun 27. maddesindeki giyim giderlerinden de olmadığı, bundan ziyade bu giderlerin tamamının davacının özel kullanımına yönelik harcamalardan kaynaklandığı görüldüğünden; söz konusu giderlerin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması ve KDV hariç 35.639,07-TL'lik tutarın ikmalen tarh edilecek matrah farkı sayılarak gelir vergisi matrahına eklenmesi suretiyle yapılan ikmalen tarhiyatta ve dava konusu tarhiyatın bu kısmında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.