10. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmü onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2022/212 Esas, 2023/158 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/1086 Esas, 2023/753 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Sanık hakkında 62. madde hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Eksik inceleme yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Kolluk birimlerince sanık hakkında uyuşturucu sattığı iddiasıyla yapılan ihbar üzerine sanığa ait iki adreste aynı gün arama yapıldığı, ikametinde yüklük olarak kullanılan yatakların arasından kırmızı poşet içerisinde 400 gr, 14,78 gr, 15,63 gr (7 paket halinde) olmak üzere plaka esrar, beyaz renkli poşet içerisinde 2 adet paket halinde 16,44 gr, 34,18 gr toz esrar ele geçirildiği, arama esnasında sanığın telefonla konuşarak Kürtçe olmak üzere “polis geldi çabuk git, koş” dediğinin arama tutanağıyla imza altına alındığı, Mescit Mahallesi’ndeki evde yapılan aramada ise üzerinde çuvallar ve çadır bulunan kum yığınının içinden yoğun esrar kokusu gelmesi üzerine kürek ile kum yüzeyi kaldırıldığında kum altına gizlenmiş 13 kg, 5 kg, 5,05 kg, 4,9 kg, 5,1 kg, 5,8 kg, 11,85 kg, 5 kg, 5,1 kg, 12,9 kg olmak üzere toplamda 73,700 kg 10 adet siyah renkli poşet ve çuval içerisinde kubar esrar maddesinin ele geçirildiği, ele geçirilen maddelerin THC ihtiva eden hint keneviri parçaları, esrar maddeleri olduğunun tespit edildiği, araştırma raporundan da görüleceği üzere uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği binanın kırsal bir arazi içerisinde yer alan bir tepede yalnız bir şekilde ancak içinde yaşam alanı bulunacak şekilde istihkam edildiği, diğer yerleşim alanlarına yürüme mesafesi nazarıyla bir hayli uzak olduğu, bu haliyle yaya geçişleri ve tesadüfi ziyaretler açısından elverişli bir mekan olmadığı, sanığın kendisine ait olan traktörün de alanda bulunduğu, sanığın Konak'taki adresinde daha az miktarda ele geçirilen ve ambalajlarının üzerinde sanığın vücut izine rastlanan uyuşturucu maddeleri kullanmak için satın aldığına yönelik bir ikrarının bulunduğu ancak Mescit Mahallesi'ndeki adresinde ele geçirilen maddelerin kendisine ait olmadığını ifade ettiği, sanığın bu adresi 10 senedir atıl bıraktığı yönündeki beyanının suçtan kurtulmaya dönük hayatın olağan akışıyla çelişen beyanlar olarak değerlendirildiği, bu meyanda sanığın binayı ve çevresini kullandığı hususunda Mahkememizce tereddüt bulunmadığı, yine tutulan tutanakta da yer aldığı gibi sanığın henüz asıl uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği Mescit muhitindeki adreste arama yapılmamış iken diğer arama esnasında kardeşi ...'le telefon görüşmesi yaptığı ve bu görüşmede sanık ...'in, kardeşi ...'a polisin geldiğini haber verip acele etmesi gerektiğini ifade edecek cümleler sarf ettiğinin anlaşıldığı, tanık olarak dinlenen tutanak mümzilerinin beyanlarına göre sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı için emniyetin takibi altında bulunan kişilerden olduğu, ayrıca sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma ihtimaline binaen sanığın ismini verdiği tanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ise de bu şahıs hakkında KYOK kararı verildiği, yine tanık ...'ye defaatle istinabe talepli talimat yazılmış ise de tebligatların iade ediliği ve şahsın dinlenemediği, uyuşturucu ticaretine yönelik bir iletişimlerine rastlanmadığı, bu sebeple etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, karar üzerinde etkili olmasa da gerekçeye derç edilmesinde lüzum görülen bir husus olarak; sanığın aynı suçtan daha önce kesinleşip infaz edilen suç kaydının mevcut bulunduğu, sanığın aşamalarda özetle suça konu uyuşturucu maddelerin bir kısmının kendisine ait olduğunu ancak maddeyi kullanmak amaçlı bulundurduğunu, kimseye uyuşturucu madde satmadığını, isnat olunan suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kişisel kullanım sınırının üzerinde olan uyuşturucu maddeyi bulunduran sanığın yakın zamanda bu miktarda uyuşturucu maddeyi kullanması hususunun uyuşturucu maddeye erişim açısından normal bir kullanıcının temin imkanını aştığı, yine sanığın uyuşturucu maddeyi metruk sayılabilecek bir arazi içerisinde doğal bir görünüm altında muhafaza etmesinin şüphe sınırlarını aştığı, sanığın kardeşini arama esnasında arayarak polisin varlığından haber etmesi ve hızlı davranması gerektiğini ifade eden cümleler sarf ettiği, bu durumun sanığın eylemin ve olayın vehameti üzerindeki algısına ve yönlendirmesine önemli bir vurgu yaptığı, uyuşturucu maddelerin sanığın ikamet adreslerinde ele geçirilmiş olmasıyla birlikte suçtan kurtulmaya yönelik beyanları karşısında uyuşturucunun paketlenme tarzının, miktarının, ele geçiriliş şeklinin, ele geçirildiği zamanın ve yerin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde; sanık ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurduğunu, uyuşturucu madde ticareti yapmadığını beyanla üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de Mahkemece sanığın uyuşturucu maddeleri bulundurma amacının kullanmak değil ticaretini yapmak, nakletmek veya sağlamak olduğuna kanaat getirildiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde müsadereye ilişkin hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/1086 Esas, 2023/753 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın