4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ailece yolcu olarak bulunduğu ... idaresindeki, ...'a ait, DEÜ'nün işveren ve ... Tur. Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.’nin ise yüklenici olduğu trafik sigortasız servis otobüsünün 08.05.2011 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada davacı ...'nun sağ kolunun kopması nedeniyle malul kaldığını, davalılardan ...'na başvurduklarını ve davacıya 07.03.2012 tarihinde 73.267,00 TL olarak yetersiz ödeme yapıldığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar, 100,00 TL tedavi ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın, müvekkili ... için 100.000,00 TL, diğer müvekilleri için 10.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş; 28.04.2014 tarihli dilekçesi ile toplam 429.970,27 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; müvekkilleri tarafından açılan hasar dosyası üzerinden belirlenen kusur oranlarına göre hesaplanan 73.267,00 TL tutarındaki tazminatın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında davacıya ödendiğini, bu nedenle davacının kendilerine ibra ettiğini, ayrıca maluliyet oranının mutlak Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın tam yargı davası olduğunu ve idari yargının görevi dâhilinde olduğunu, müvekkili idare ile şirket arasında asıl işveren ve alt işveren ilişkisi bulunduğunu, müvekkili idarenin araç maliki olmadığı gibi kazaya sebebiyet veren sürücünün işvereni de olmadığını, işin yapımının hizmet sözleşmesi ile tamamen yüklenici şirkete devreden müvekkili idarenin ağır hizmet kusuru söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, tazminat talebinin fahiş olduğunu, müvekkilini dava konusu aracın maliki olup olay tarihinde ... Turizm ile bir günlüğüne anlaşma yaptığını dönerken kazanın meydana geldiğini, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapılmadığını, aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na tabi olduğunu, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'na tabi olmadığını, ayrıca şehir içi personel taşımacılığı koltuk ferdi kaza sigorta poliçesinin de bulunduğunu, müvekkilinin 4925 sayılı Kanun kapsamında taşımacılık yapmadığından Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini yapmadığını, bu yasaya göre şehirlerarası veya uluslararası taşımacılık yapanların bu sigortayı yaptırması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Tur Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti.; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.10.2014 tarihli ve 2013/76 Esas, 2014/516 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nun iş göremezlik tazminatı olarak 425.029,27 TL, ayrıca tedavi amaçlı bakım gideri olarak 4.941,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ... için takdiren 30.000,00 TL, anne ... için takdiren 8.000,00 TL, baba ... için takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın da 08.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... vefat ettiğinden, davacılar vekili 18.03.2014 tarihli duruşma da bu davalı yönünden davayı takip etmeyeceğini belirttiğinden bu kişi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2017 tarihli ve 2016/19338 Esas, 2017/9338 Karar sayılı kararı ile "Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle, dava mutlak ticari dava olup, asliye ticaret mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan, dava ve karar tarihinde İzmir’de ayrı bir ticaret mahkemesi bulunduğundan davaya ticaret mahkemesi tarafından bakılması gerektiği" gerekçesiyle karar görev yönü ile bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.03.2022 tarihli ve 2018/260 Esas, 2022/234 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nun iş göremezlik tazminatı olarak 425.029,27 TL, ayrıca tedavi amaçlı bakım gideri olarak 4.941,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ... ve ... dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ... için takdiren 50.000,00 TL, anne ... için takdiren 10.000,00 TL, baba ... için takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın da 08.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ... ve ... dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... vefat ettiğinden davacılar vekili 18.03.2014 tarihli duruşma da bu davalı yönünden davayı takip etmeyeceğini belirttiğinden bu kişi yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, ... yönünden dava şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil idarenin araç işleteni olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yolcunun müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihi itibariyle PMF 1931 Tablosuna göre hesaplama yapılması gerekirken; TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun hükme esas alınması, bakiye ömrün 10 yıl daha uzun hesaplanmasına ve hesaplamanın fahiş olmasına sebebiyet vermiş olup bu durumun hukuka aykırı olduğunu, olay sırasında meslek lisesine giden davacının bilişim teknolojileri öğretmeni olacağı varsayımının hatalı olup yerel mahkemece hatalı varsayıma dayanılarak hesaplama yaptırılması ve söz konusu hesaplamanın hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir yandan davacının bilişim teknolojileri öğretmeni olarak atanacağı yaşın 25 olduğu kabul edilirken diğer yandan davacının okuduğu varsayılan 18-23 yaş arası dönemde asgari ücretle çalıştığının kabul edildiği görülmekte olup bu durumun çelişkili olduğunu, aynı şekilde askerlik süresine ilişkin kazançların da hesaplamaya dahil edilmesi noktasında da hatalı bir yaklaşım sergilendiğini, mahkemece davacının kazadaki yaralanmasının/maluliyetinin askerliğe engel teşkil edip etmeyeceği araştırılmaksızın davacının askerlik süresine ilişkin kazançların da hesaplamaya dahil edilmesinin içtihatlara aykırı olduğunu, davalı idare aleyhine husumetten ret kararı verilmesi gerekirken manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkil idare harçtan muaf olduğu halde yerel mahkeme kararında müvekkil idareye harç yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacılar vekili katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesinde; davacının gelirinin hatalı hesaplandığını, davacının oranda malul kaldığını, bu oranda malul kalan birinin askerlik yapmasının mümkün olmadığını, askerlik süresinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının manevi tatmini sağlamaktan uzak olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni, sürücüsü olduğu, trafik sigortasız aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakım gideri talebi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 56/c maddesi ve 492 sayılı Harçlar Kanunu. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, manevi tazminatın takdirinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 56/c maddesi ve 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davalı üniversite harçtan muaf olduğundan mahkemece harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “...” ibaresinden sonra “ ve harçtan muaf olan ...” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, 2547 sayılı Kanun'un 56/b maddesi gereğince davalı ...'nin harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap