4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14326
- Karar No
- 2023/3794
- Karar Tarihi
- 15.03.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2022/14326 E. , 2023/3794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Eczanesi hakkında yürütülen soruşturma sonucunda davalı tarafından sahte olarak tanzim edilen reçeteler sebebiyle kurumun 2.180,14 TL zarara uğratıldığının tespit edildiğini, anılan miktarın tahsili için icra takibine geçildiğini ancak yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı kurumun icra takibini yetkili olmayan icra müdürlüğünde başlattığını, icra takiplerinde yetkili yerin borçlunun ikametgahı icra müdürlükleri olduğunu, takibin bu haliyle yasaya aykırı bulunduğunu, icra takibine ve davaya öncelikle yetki yönünden itiraz ettiklerini, davacı tarafın itirazın iptali talebi ile dava açma süresinin itiraz dilekçesinin tebliğinden itibaren l yıl olduğunu, davalının belirtilen l yıllık süre içinde açılması gerektiğini, takibe dayanak yapılan müfettiş raporunda, müvekkili doktorun hastaları görmeden muayene etmek ve reçete düzenlemek suretiyle kurumu zarara uğrattığı iddiasında bulunulduğunu ancak bu iddianın ispatlanmadığını, müvekkilinin atılı suçu işlemediğini, davacı talebinin takibe dayanak yaptığı rapora da aykırı düştüğünü, müvekkili tarafından düzenlenmiş 7 adet reçete bulunduğunu, müvekkilinin, hasta ...'na koyduğu teşhis sonucunda 10.04.2009 tarihli ve 5283 protokol numaralı ilaç kullanım raporunu düzenlediğini, müvekkilinin belirtilen soruşturma kapsamında teftiş kurulu raporuna konu edilen başkaca bir rapor veya reçetesi bulunmadığını dolayısıyla borç dayanağı icra takibinde tahsili talep edilen borcun miktarının ne olduğu, hangi reçeteler nedeni ile kuruma zarar verildiğinin icra dosyasından ve davadan anlaşılamadığın, müfettiş raporu sonrasında müvekkilini de kapsayan bir kovuşturma başlatıldığını, Nazilli l.Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2012/13 E sayılı dosyasında konu ile ilgili yargılamanın devam ettiğini, davacı yanın alacağını ispatlamadığını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Mahkemenin 23/09/2014 gün, 2014/308 Esas, 2014/356 Karar sayılı ilk kararı ile iş mahkemesinde açılan ve görevsizlik kararıyla gönderilen dosyanın yargılaması neticesinde; itirazın iptali davasının süresinde açılmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 30/04/2015 gün, 2015/3163 Esas, 2015/5384 Karar sayılı ilamı ile davacı kuruma borçlunun itiraz dilekçesi tebliğ edilmediğinden 1 yıllık dava açma süresinin geçmediği gerekçesiyle işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 22.11.2018 gün, 2015/300 Esas, 2018/594 Karar sayılı ikinci kararı ile bilirkişi raporları ve ceza yargılamasında davalının beraat ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 10102019 gün, 2019/2032 Esas ve 2019/4519 Karar sayılı ikinci ilamı ile; olayla ilgili olan ve karara dayanak kabul edilen Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/13 esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmek ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına, bozma nedenine göre temyiz eden davacının diğer temiz itirazlarının bu aşamada incelemesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ceza dosyasının kesinleşmiş ilamı, bilirkişilerin birbirlerini destekleyen raporları, davaya konu olayda davalının kurum zararına konu reçeteleri hastanın mevcut durumuna göre düzenlediği, hastayı görmeden düzenlenmiş olsa dahi hasta için daha önceden de aynı hastalıklardan aynı branşta başka bir hekim tarafından ilaç kullanım raporu düzenlendiği, davalının sadece bu rapora istinaden de bu reçeteyi yazabileceği, usulüne uygun olarak yazılan reçeteleri sağlık uygulama tebliğleri çerçevesinde ödeyen davacının, söz konusu reçetelerden kaynaklı meydana gelen bir zararının kabulüne de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde davalının müvekkil Kurumu zarara uğratan eylemleri müvekkil Kurumun 03/06/2011 tarih 79025/P.İnc.-4 sayılı Raporu ile doğrudan hastanın ifadeleri ve hastanın tıbbi geçmişi göz önüne alınarak tespit edildiğini, bu kapsamda davalının; ... adlı hastayı görmeden ve bilgisi dışında ve hastalığı ile ilgisi olmayan Sağlık Raporu düzenlediğini ve bu raporlara dayanarak düzenlenen reçetelerin Nazilli ... Eczanesi tarafından Kuruma Fatura edilerek haksız kazanç elde edilmesine ve Kurum zararına sebebiyet verdiğini, dolayısıyla söz konusu Kurum zararından SUT ve Protokol hükümleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yapılan incelemede adı geçen hasta ...'nun 07.05.2010 ve 28.02.2011 tarihlerinde ifadesine başvurulmuş olup, 07.05.2010 tarihli ifadesinde; " .. elinde bulunan ve kendi bilgisi dahilinde çıkarılan raporların asıllarının 08.03.2010 tarih, 3513/173 sayılı, 16.09.2009 tarih,10658 sayılı ve 07.04.2010 tarih 7164 sayılı raporların olduğunu, Nazilli Devlet Hastanesinde Dr. ... tarafından çıkarılan 10.04.2009 tarih, 5283 sayılı raporun kendi bilgisi dışında çıkarıldığını, bu rapor aslının elinde bulunmadığını, Dr. ...' e hiç muayene olmadığını ve bu doktorların adını bile duymadığını .." ve 28.02.2011 tarihli ifadesinde de " ...10.04.2009 tarih, 5283 sayılı raporu kendisinin çıkartmadığını, 2008 yılında çıkarttırdığı bir kemik erimesi raporu olduğunu bu raporu ve karnesini ... Eczanesine bıraktığını onların ilaçlarını yazdırıp gönderdiklerini, kendisinin ilaç yazdırmak için doktora hiç gitmediğini, kullandıkları ilaçları ... Eczanesinin ara sıra gönderdiğini ancak ne şekilde yazdırdıklarını bilmediğini, gösterilen reçetelerin arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını .." belirttiğini, müvekkil Kurumca alınan ifadeler ve yazılan reçetelerin arkasındaki imzalar incelendiğinde imzaların birbirini tutmadığı, ifadesindeki imzası ile karşılaştırıldığında reçete arkasındaki imzaların hastaya ait olmadığı görüldüğünden Dr. ... tarafından çıkarılan rapora istinaden düzenlenen reçetelere işlem yapıldığını, bilirkişi raporunda yer alan "hastanın 2010 yılında yatalak olduğu" şeklindeki tespiti ile bu tespite dayanak yapılan hasta yakınları oğlu Şükrü ve ... ile yeğeni ... Yüksel'in ceza dosyasında alınan ifadelerinin gerçeğe aykırı olduğunu, ayrıca yine kararda esas alınan bilirkişi raporunda hastaya yazılan reçetelerdeki ilaçları değerlendirirken sadece Alzhemir ilaçları açısından değerlendirme yapıldığını, Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin olarak her ne kadar hukuk hâkimini söz konusu kararın bağlamayacağı, maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilse de davalı yan hakkındaki kararın zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine yönelik karar; maddi bir olgu olmayıp, söz konusu ceza mahkemesince kast ve kusur yönünden tespitlere yer verildiğini ancak işbu davanın bir alacak davası olduğu göz önünde bulundurulması gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkil Kurum aleyhine olan hususlara ilişkin yerel mahkemenin yapılan itirazlar gerekçelendirilmeden eksik incelemeye dayanan kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davalı doktor tarafından tanzim edilen reçeteler nedeniyle davacı kurumun zarara uğradığı iddiasına dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin delaletiyle mülga 1086 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun '(1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 74 üncü (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve 53 üncü)
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına davam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.