Esas No
E. 2023/1391
Karar No
K. 2023/3931
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/1391 E.  ,  2023/3931 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/340 E., 2022/369 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının mal müdürlüğü görevini vekaleten yürüttüğü sırada, vekaleten görev yaptığı süreler içinde tarafına mevzuata aykırı olarak 10.821,15 TL fazladan zam ve tazminat farkı ödendiğini, davalının muhtelif zamanlarda mal müdürlüğü kadrosuna vekalet ettiği ancak asilde aranan şartları taşımamasına ve tedviren görevlendirilmesine rağmen işgal etmekte olduğu kadro ile vekalet ettiği kadro arasındaki zam ve tazminat farklarını tahakkuk ettirerek aldığının tespit edildiğini, davalının vekalet etmiş olduğu mal müdürlüğü kadrosunun şartlarını taşımadığından tedviren görevlendirmelerde şartlarını taşımadığı kadronun zam ve tazminatlarını alamayacağını bilebilecek durumda olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya fazladan ödenen 10.821,15 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; Anayasanın 18 inci maddesine göre angaryanın yasak olduğunu, çalışma hayatının anayasal güvence altına alındığını, davalı idarenin kendisine vekaleten görevlendirme ile büyük bir sorumluluk ve iş yükü verdiği halde karşılığı olan ücreti ödemekten kaçınmasının Anayasanın eşitlik ilkesi ve angaryayı yasaklayan hükümlerine aykırı olduğunu, konuya ilişkin idari yargı içtihatları olduğunu, üç sene vekaleten yürüttüğü görev sırasında disiplin cezası dahi almadığını, Sayıştaya rutin hesaplarını verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 19.09.2013 tarihli ve 2013/245 Esas, 2013/69 Karar sayılı kararı ile mal müdürlüğünde memur olarak görev yaptığı sırada vekaleten mal müdürlüğü görevine atanan davalının, tedviren görevlendirmelerde zam ve tazminat farkı alınmayacağını bilebilecek durumda olduğu halde anılan farkı alması, hatta muhasebe yetkili olarak ödemelerde imzalarının da bulunmasına rağmen Anayasa'da angaryanın yasak olduğu, fiilen yürütülen görev için vekalet aylığına eş değer tutarda bir ücretin davalıya ödenmiş olmasının hukuka aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 02.03.2015 tarihli ve 2014/6454 Esas,

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 17.11.2020 tarihli ve 2015/635 Esas, 2020/331 Karar sayılı kararı ile dosyaya celp edilen Rize valiliği Defterdarlık Personel Müdürlüğü’nün Valilik Makamına yazdığı 27.11.2007, 21.09.2007, 27.04.2009, 27.05.2010 görevlendirme yazılarında Rize iline bağlı Derepazarı ilçesi Mal müdürlüğü görevini yürütmek üzere davalı ...’nın tedviren görevlendirmesinin yapılmasının talep edildiğinin belirtildiği, davalının "Valilik Oluru" ile görevlendirmesinin yapıldığı, görevlendirme gereği kadrolu personele ödenen zam ve tazminat farkının davalıya da ödendiği, davalının fiilen yapmış olduğu görev nedeniyle kendisine davaya konu ödemenin yapıldığı ve bunun da kurum zararına yol açmayacağı, davacı Bakanlık tarafından davalıya yapılan ödemenin iadesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının vekaleten görevlendirildiği tarihte Meslek Yüksek Okulu mezunu olup idare mahkemesi dava tarihinde şef unvanında olduğundan ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca muhasebe yetkilisi sertifikası almamış olduğundan asilde aranan şartları taşımadığı, bu nedenle asilde aranan şartları taşımayan davalıya vekalet aylığı ödemesi yapılabilmesinin herhangi bir yasal dayanağının olmadığı, yapılan ödemelerin yersiz ve hatalı olduğunu ve iadesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kurum zararı nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.