Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/2623
Karar No
K. 2023/3358
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/2623 E.  ,  2023/3358 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2022/2623
Karar No: 2023/3358
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR: 1- ... - ...

2.... Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü - ...

VEKİLLERİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : İstanbul İli, Silivri İlçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen taşınmazların, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/10/2021 tarih ve 31644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/10/2021 tarih ve 4727 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Silivri İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 53,59 m²’lik kısmı yönünden ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı kararıyla anılan taşınmaza ilişkin alınan kamulaştırma kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :

Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında ve ekli harita ile taşınmaz listelerinde yer almadığı, Cumhurbaşkanı Kararında ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın trafo yeri isabet eden 53,59 m²'sinin kamulaştırılmasına karar verilmişse de aradan geçen zaman zarfında söz konusu parselin kadastral işlem görmesi ve trafo yerinin dava konusu ... ada, ... parsel üzerinde kalması nedeniyle kamulaştırma işleminin söz konusu parsele ilişkin olarak yapıldığı, kamu yararı kararının sözkonusu işlem için alınmadığı, davaya konu kararda kamu yararı kararının bulunmadığı, acelelik halinin bulunmadığı, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde sayılan şartların gerçekleşmediği, dava konusu işlemin işlemde yetki unsuru bakımından da hukuka aykırı olduğu, kamu tarafından imara açılan alanlarda sonradan alt yapı tesisi amacıyla kamulaştırılma kararı verilmesinin mülkiyet hakkı ihlali olduğu, dava konusu taşınmazın etrafındaki tüm parsellerin boş olduğu, yalnızca dava konusu parselde yapı bulunduğu, dava konusu parselin üst parsellerinde boş kamu arazilerinin de bulunduğu, üzerinde iki katlı betonarme yapı bulunan parselde trafo yeri kurulması amacıyla kamulaştırma yapılmasının kamu yararı ilkesi ile çeliştiği, yapı ve eklentilerinin yüksek miktarda kamulaştırma bedeli ödenmesine, dolayısıyla kamu zararına neden olacağı ileri sürmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalılar tarafından, davanın süresinde açılmadığı, acele kamulaştırma yönteminin seçilmesi temel bir kamu hizmeti olan elektrik dağıtım gereksinimleri ve aciliyeti ile ilgili olduğu, kamu yararının bulunduğu, sürecin aksamasının kamu zararına neden olacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve kamu hizmetinin gereklerine uygun alındığı, Silivri ilçesinde meydana gelen nüfus artışı ve kentsel dönüşümle meydana gelen konut sayısındaki artışa bağlı olarak bölgedeki abonelerin enerji ihtiyacını sağlayan mevcut tesislerin yetersiz kaldığı, bu duruma bağlı olarak bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşandığı, bu nedenle acele kamulaştırma kararının alındığı ve hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Davaya konu taşınmazın 02/10/2001 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında trafo binası gösteriminin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemlerin davaya konu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ... 'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul İli, Silivri İlçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen taşınmazların, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/10/2021 tarih ve 31644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/10/2021 tarih ve 4727 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Silivri İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 53,59 m²’lik kısmı yönünden ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile anılan taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1. fıkrasında; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir." hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;

a)Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır.

Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir" hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne, 8. maddesinin (d) bendinde "Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur." hükmüne yer verilmiştir. Anayasanın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.” hükmüne ve 6. maddesinin son fırkasında; “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” hükmüne, 6. maddesinde "....Cumhurbaşkanı veya bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararlarının ayrıca onaylanması gerekmez...Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir. 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulması zorunludur. Taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılması mümkün değildir. İmar planı bulunan bölgelerde, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerekmektedir. İmar planı bulunmayan alanlarda ise kamu yararı kararı alınarak kamulaştırma yapılması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun 08/07/2021 tarihli, 21-2551 sayılı kararı ile, davaya konu taşınmazın 53,59 m²’lik kısmının trafo binası yapımı için Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2/a fıkrası kapsamında kamulaştırma kararı alındığı, 29/10/2021 tarih ve 4727 sayılı sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, İstanbul İli, Silivri İlçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği, Danıştay 6. Dairesi'nin 25/05/2021 tarih ve 2022/2623 sayılı "İmar planında, davaya konu Ortaköy Mahallesi, 3550 ada, 6 parsel üzerinde trafo binası gösterimi (lejandı) bulunup bulunmadığı ile plan notlarında trafo binası ile ilgili açıklama bulunup bulunmadığı hususlarının açıklanmasının ve plan notlarının gönderilmesinin" istenilmesi yolundaki ara kararına Silivri Belediye Başkanlığınca verilen cevapta "davaya konu taşınmazın 02/10/2001 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında kaldığı, planda trafo binası gösterimi ile plan notlarında trafo binasıyla ilgili açıklama bulunmadığı" belirtilmiştir.

Bu durumda; davaya konu taşınmazın 22/08/2003 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında kaldığı ve taşınmaz üzerinde trafo binası gösterimi bulunmadığı görüldüğünden, imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılması mümkün olmayan taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin kamu yararı kararı niteliğindeki ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararında ve dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlık konusu kararların dava konusu parsel yönünden iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY: Dava konusu ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile, davaya konu taşınmazın 53,59 m²’lik kısmının trafo binası yapımı amacıyla Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2/a fıkrası kapsamında kamulaştırılması amacıyla kamulaştırma kararı alınmıştır.

Dava konusu ... tarih ve ... sayılı sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, İstanbul İli, Silivri İlçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen taşınmazların, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.

Bakılan dava, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kamulaştırma kararının ve dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1. fıkrasında; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir." hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;

a)Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır.

Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir" hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun "Amaç" başlıklı 1.maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. " hükmüne, 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne, 8. maddesinin (d) bendinde "Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur." hükmüne, 20. maddesinde "Yapı:

a)Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde,

b)Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile,

İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun tanımlar başlıklı 4. maddesinde uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Anayasanın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde; "Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.” hükmüne ve 6. maddesinin son fırkasında; “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” hükmüne, 6. maddesinde "....Cumhurbaşkanı veya bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararlarının ayrıca onaylanması gerekmez.

Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden; Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;

İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.

Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.

Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.

Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: Davanın; ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı kararıyla anılan taşınmaza ilişkin alınan kamulaştırma kararına ilişkin kısmı ile ilgili olarak; 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir. 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulması zorunludur. Taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılması mümkün değildir. İmar planı bulunan bölgelerde, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerekmektedir. İmar planı bulunmayan alanlarda ise kamu yararı kararı alınarak kamulaştırma yapılması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2/a fıkrası uyarınca, dava konusu ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı, aynı zamanda kamu yararı kararı yerine geçmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 25/05/2022 tarih ve 2022/2623 sayılı ara kararıyla; "İmar planında, davaya konu ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde trafo binası gösterimi (lejandı) bulunup bulunmadığı ile plan notlarında trafo binası ile ilgili açıklama bulunup bulunmadığı hususlarının açıklanmasının ve plan notlarının gönderilmesinin" istenilmesi üzerine, ara kararına Silivri Belediye Başkanlığının 15/06/2022 tarihli dilekçesiyle "davaya konu taşınmazın 02/10/2001 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında kaldığı, planda trafo binası gösterimi ile plan notlarında trafo binasıyla ilgili açıklama bulunmadığı" yönünde cevap verilmiştir.

Bu durumda; taşınmazların imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılması mümkün olmadığından ve bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunan taşınmazların imar planında yer alan kullanım kararına uygun olarak kamulaştırılması gerekmekte olup, davaya konu taşınmazın 02/10/2001 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında kaldığı ve taşınmaz üzerinde trafo binası gösterimi bulunmadığı göz önüne alındığında, trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırma yapılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmakla, kamu yararı kararına dayanılarak alınan dava konusu ... tarihli ve ... sayılı kamulaştırma kararının davaya konu parsele ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. Davanın; ... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla davaya konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmına gelince;

Bu durumda; davaya konu taşınmazın 02/10/2001 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında kaldığı ve taşınmaz üzerinde trafo binası gösterimi bulunmadığı görüldüğünden, trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırma yapılması mümkün olmadığından acele kamulaştırılamayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davaya konu parsele ilişkin kısmında da hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Dava konusu ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı kararıyla anılan taşınmaza ilişkin alınan kamulaştırma kararının ve dava konusu acele kamulaştırma kararının davaya konu parsele ilişkin kısmının İPTALİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam ... -TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... -TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

4.Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,

5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2023 tarihinde, esasta oybirliğiyle, usul yönünden ise oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ...

b)Acele kamulaştırma işlemleri. ..." hükmü yer almaktadır. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun "İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak; Cumhurbaşkanı kararlarına ... karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarını karara bağlayacağı hüküm altına alınmıştır. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında; idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki iptal ve tam yargı davaları ile idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakacağı hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5. maddesinde de; " 1. Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir..." hükme bağlanmıştır.

Dava konusu kamulaştırma kararı ile acele kamulaştırma kararı arasında 2577 sayılı Kanunun 5. maddesinde aranılan biçimde maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığından, birlikte dava konusu edilebilecek işlem niteliğinde olmayan anılan dava konusu işlemlerin iptali istemine ilişkin davanın aynı dilekçeyle açılmasına olanak bulunmadığı, ayrı yargı yerlerince sonuçlandırılması gereken davalar olduğu, dolayısıyla, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali isteminin Danıştay'da görülmesi, dava konusu kamulaştırma kararının iptali isteminin ise ilk derece olarak idare mahkemesince incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararı; ivedi yargılama usulüne tabi olup, ivedi yargılama kapsamında bulunmayan kamulaştırma kararının, ayrı yargı yerlerince ve farklı yargılama usullerine tabi şekilde değerlendirilerek sonuçlandırılması gereken işlemler olduğu dikkate alındığında, anılan işlemlerin iptali istemiyle birlikte davaya konu edilmesi kamulaştırma kararının yargılama usulünün ve yargı yerinin değişmesine yol açacaktır.

Bu itibarla; acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararı ile kamulaştırma kararı arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığından birlikte davaya konu edilemeyeceği, 2575 sayılı Kanunun 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi olarak Danıştayın görevinde bulunan acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istemiyle ayrı dilekçeyle Danıştay'da, 2576 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca idare mahkemelerinin görevinde bulunan kamulaştırma kararının iptali istemiyle ayrı dilekçeyle taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde dava açılması gerektiğinden, 2577 sayılı Kanunu 5. maddesine uygun olarak düzenlenmeyen dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına açıklanan usul yönüyle katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog