Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/2510
Karar No
K. 2023/4455
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/2510 E.  ,  2023/4455 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2023/2510
Karar No: 2023/4455
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): …Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Mersin İli, Silifke İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazla ilgili Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun …tarih ve …sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Silifke Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı nedeniyle mülkiyet hakkını kullanamadığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL (ıslah sonrası 1.360.330,22-TL)'nin imar planının onaylandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın bir kısmının fiilen yol olarak kullanıldığının sabit olduğu, bir bütün olan taşınmazın tamamı açısından fiili el atmanın varlığı kabul edilerek değerlendirmenin bu şekilde yapılması gerektiği, dolayısıyla fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik açılan bu davanın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna ulaşıldığından kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesi üzerine …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek-1. maddesi 1. fıkrasına 26/11/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanunun 3. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu hukuki el atma davalarında; kişinin Anayasal güvence altında olan ''mülkiyet hakkı'' kısıtlaması olduğu ve bunun yıllara dayalı olduğu, İdari Yargıda bu davaların görülmesi sırasında davacıların harç, posta ücreti, keşif gideri v.b. giderlerinin söz konusu olduğu, kamulaştırmasız el atmadan dolayı oluşan zararın davacılar yönünden halen giderilmediği de gözetilerek, yargılama giderlerinin de yargısal yorumlar ya da sonradan yürürlüğe giren yasalar gereği davacılar üzerinde bırakılmasının mevzuata, hakkaniyete ve adalete aykırı olacağı ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen değişik gerekçeyle reddine karar verilmiş, 3.024,50- TL yargılama giderinin davalı idarece davacıya ödenmesi, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yolunda hüküm kurulmuştur.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarenin dava konusu yer için el atmasının fiilen gerçekleşmemesi nedeniyle idari yargının görev alanında olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Mersin ili, Silifke İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazla ilgili Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun …tarih ve …sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Silifke Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı nedeniyle mülkiyet hakkını kullanamadığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL (ıslah sonrası 1.360.330,22-TL)'nin imar planının onaylandığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun Ek 1. maddesinde; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun ''İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı'' başlıklı 2. maddesinin değişik 1. numaralı bendinde; ''a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.'' idari dava türleri olarak sayılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının 3. bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; aynı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların görev yönünde reddine karar verileceği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİME: Uyuşmazlıkta öncelikle dava konusu taşınmaz üzerindeki el atmanın niteliğinin tespiti gerekmektedir. Taşınmaza fiili ya da hukuki olarak el atılması durumunda gerek yargı yolu gerekse yargı yolunda yapılacak değerlendirmeler farklılık arzetmektedir. Taşınmaza idare tarafından fiili olarak el atılmış olması halinde görevli yargı yolunun belirlenmesine ilişkin Uyuşmazlık Mahkemesinin 06/04/2015 tarihli, E:2015/223, K:2015/238 sayılı kararında; "Belediyelerin 3194 sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarının hazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile de idari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece, Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusu taşınmazın bir kısmına fiilen el atması karşısında, idarenin bu eyleminin kamulaştırmasız el atma niteliğini taşıdığı açıktır.

Öte yandan, İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Nitekim, yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III. bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.” gerekçesine yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "kısmen konut alanında", "kısmen park" ve "kısmen 10 metrelik yol alanında" kaldığı, taşınmaz üzerindeki imar yolunun yaya kaldırımıyla birlikte davalı idarece açılarak kullanılmakta olduğu, bu nedenle fiili el atma nedeniyle davalı idareye karşı Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış tazminat davasının bulunduğu, sonuç itibarıyla fiilen el atıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığa konu taşınmazın tamamı açısından fiili el atmanın varlığı kabul edilerek değerlendirmenin bu şekilde yapılması gerekmektedir. Fiili el atmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın ise özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerleri görevli olacaktır.

Bu itibarla, uyuşmazlığa konusu taşınmazın üzerinde fiili el atma söz konusu olduğundan, taşınmaza idarenin fiili müdahalesinden kaynaklanan zararın tazmini isteminin görüm ve çözüm yetkisi adli yargıya ait olduğundan, bakılan davanın bu gerekçe ile görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf isteminin olayda uygulanmasına imkan bulunmayan, 7421 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 2942 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde hukuki el atma davalarına yönelik olarak yapılan değişikliğe istinaden değişik gerekçe ile reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.